AK Parti'nin aldığı kararın ucu bu kez AK Parti'ye dokundu. Tarım arazilerine bağ evi yeirne yapılan villaların yıkılması için harekete geçen Tarım Bakanlığı, kendi partilileriyle zıt düştü. Yasanın çıkması ve uygulanması yönünde farklı senaryolar konuşulurken bir taraf, "Bağ evlerini yıkmayalım, villaları yıkalım" diyor, diğer taraf ise seçim üstü böyle bir karar alınırsa 'oy kaybedileceğini' söylüyor.

Nefes Gazetesi Nuray Babacan bu tartışmaların ışığında kritik sorular sordu.

Babacan'ın yazısından öne çıkanlar şöyle:

Yasanın iki önemli başlığı var; Yeni kooperatifler kurulmasına izin verilmeyecek. Bu yapılara, elektrik, su bağlayan, alt yapı götüren belediyelere ceza kesilecek. Ancak işin önemli kısmı, bağ evi yerine yapılan villalar yıkılacak mı? Çünkü, tartışma bundan kaynaklanıyor.

“Hobi bahçelerini ikiye ayıralım, bağ evleri dursun, villaları yıkalım’ önerisi toplantılara katılanlar tarafından kabul gördü. Ama egemen görüş, seçime giderayak hiçbirinin yıkılmayacağı yönünde. Bundan sonrakilere izin verilmemesi üzerinden gidiliyor. Tarım arazilerini yok edenler bir nevi affedilecek!

İşin ilginci, yapılan bu talanı anlatan ve rahatsızlık duyanlar da AKP’li. Talanın sürmesi için kulis yapanlar da AKP’li. Egemen olan anlayışa bakınca kimin kazacağı belli gibi!

Toplantılarda, “2020 yılındaki yasa gereği neden yıkım yapılmadı?” diye soran siyasilere verilen yanıt trajik. “Valilere görev verildi, yıkım ihalesine giren firma olmamış…” Yani oyalamak bu kadar basit!

Büyük şehirlere yakın tarım arazilerinin yok edilmesi, sadece gıda güvenliği, iklim krizi, tarım arazilerinin yok edilmesi, haksız kazanç açısından önemli değil. Aynı zamanda, ürün daha uzak şehirlerden taşındığı için katlanan maliyetleri de hesaba katmak gerekiyor. Bu, maliyet artışının, nakliyenin, ürün bedellerine getirdiği yükü önemseyenler var.

Trakya bölgesindeki tarım arazilerinin yok edilmesi, İstanbul’a Antalya’dan ürün gelmesi, Ankara’daki tarlaların yok edilmesi, başkente Güneydoğu’dan ürün gelmesi anlamına geliyor.

Konunun başka bir trajik yanı ise üreticinin üretimden hızla uzaklaşması. Çünkü çiftçi, ürün maliyetleri ve hasat döneminde ürününü üç kuruşa kapatan aracılardan yılmış durumda. Eğer tarlasını 5’e bölerek satarsa, elde ettiği kar, üretim yapmasından daha cazip geliyor.

Önce tarla sahibinin tarımda kalmasını sağlayacak strateji belirlemek, ardından da yüzyılın en önemli sorunu olan ‘gıdaya krizine’ önlemek amacıyla talancılarla mücadele etmek gerekiyor.

Şimdi soruyoruz; “2020’deki yasaya rağmen yıkım yapılmasını kimler engelledi? Hobi bahçelerinin sayısının 5 yılda üç katına çıkmasına kimler göz yumdu? Yasanın yönetmeliği neden 5 yıl sonra çıkarıldı? Yeni yasa için itiraz eden, tarım arazilerini ucuza kapatıp, daha sonra buralardan imar rantı elde etmek isteyen AKP’liler kimler?”

Biz, bir beş yıl sonra hobi bahçelerinin 5 kat arttığını, tarım arazilerinin 5 kat azaldığını konuşmaya devam mı edeceğiz?