ABD-İsrail, İran’ın üzerine her gün bomba ve füze yağdırıyor. Saldırgan iki ülkeye savaşın maliyeti ne?..
Çıkan faturalar dudak uçuklatacak türden. Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Poyraz Gürson, “maliyet” hesaplarına çok farklı bir açıdan bakıp, yaklaşıyor. Gürson, “ABD şimdiden en az 5 yıllık bir mühimmat kaybı yaşamış görünmektedir. Bu durum yalnızca mevcut savaşın maliyetiyle sınırlı değildir; aynı zamanda gelecekteki krizlere müdahale kapasitesini, caydırıcılık gücünü ve küresel askerî planlamasını da doğrudan etkileyecek bir stratejik aşınma anlamına gelmektedir. Bugün sahada atılan her hassas mühimmat, yalnızca bir hedefi vurmakla kalmamakta; aynı zamanda gelecekteki güç dengelerini de yeniden şekillendirmektedir” diyor.
Prof. Dr. Poyraz Gürson’un, “ABD ve İsrail’in Mühimmat Savaşı: Tükenen Stoklar, Çin ve Rusya İçin Yeni Fırsatlar” başlığıyla kaleme aldığı çarpıcı makalenin bazı bölümleri şöyle;
“ABD’nin ilk 48 saat içinde yaklaşık 3.000 adet hassas mühimmat kullandığı ve bunun maliyetinin yaklaşık 6 milyar dolara ulaştığı değerlendirilmektedir. Buna ek olarak, THAAD benzeri hava savunma sistemlerinde kullanılan önleme füzelerinin envanterdeki miktarının yaklaşık yüzde 25’inin daha ilk günlerde tüketildiği ifade edilmektedir. Aradan yaklaşık 10 gün geçmişken, bu rakamların daha da artmış olması kuvvetle muhtemeldir.
Buradaki asıl kritik mesele yalnızca kullanılan mühimmatın miktarı değil, bunların yeniden üretim hızıdır. Hassas mühimmatların bazı türlerinde aylık üretim kapasitesinin 15 ila 20 adet seviyelerinde kaldığı dikkate alındığında, yalnızca ilk 48 saatte gerçekleştirilen yoğun kullanımın bile ABD açısından 1 ila 2 yıllık bir üretim karşılığını tüketmiş olabileceği söylenebilir. Benim kanaatime göre ise ABD, İsrail ile birlikte değerlendirildiğinde, mühimmat açısından 3 ila 5 yıllık bir kayıp yaşamıştır. Bu açığın kapatılması kısa vadede mümkün görünmemektedir.
Elbette ABD’nin elinde çok büyük bir mühimmat stoku bulunmaktadır. Ancak bu stoklar tek bir cephe veya tek bir kriz alanı için tutulmamaktadır. ABD’nin dünyanın farklı bölgelerinde, farklı senaryolara karşı kritik seviyede hazır tuttuğu stokları vardır. Bir bölgedeki mühimmatı alıp başka bir sahaya kaydırabilirsiniz; fakat bunu yaptığınız anda diğer bölgedeki caydırıcılık ve müdahale kapasiteniz zayıflamaya başlar. Bu nedenle, bana göre ABD artık Uzak Doğu ve hatta ana kara savunması için ayırdığı kritik stoklardan da kullanmaya başlamıştır.
Bu tablonun doğal sonucu olarak Çin’in önemli bir zaman kazandığını düşünüyorum. Benim hesabıma göre Çin en az 3 yıllık bir stratejik avantaj elde etmiştir. Aynı şekilde, süreç uzadıkça Avrupa’daki güçlerin ve mühimmat stoklarının da bu yükü paylaşmak zorunda kalacağı açıktır. Bu durumun Rusya açısından da en az 2 yıllık bir stratejik kazanç doğurduğu kanaatindeyim.
…
Öte yandan CENTCOM’un şimdiye kadar İran’da 5.000 hedefin vurulduğunu açıkladığı dikkate alınırsa, her bir hedef için en az bir adet JASSM AGM-158 sınıfı güdümlü mühimmat kullanıldığı varsayımında dahi ortaya çok çarpıcı bir tablo çıkmaktadır. Bu, yaklaşık 5.000 adet mühimmat anlamına gelir. Oysa ABD’nin yıllık AGM-158 üretim kapasitesinin yaklaşık 720 adet olduğu, bunun orta vadeli hedefinin ise 1.000 seviyesine çıkarılması olduğu bilinmektedir. Bu basit hesap bile mevcut tüketim temposunun sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.”