ABD Dışişleri Bakanlığı Pazartesi günü Sudan Müslüman Kardeşler örgütünü İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'ndan (IRGC) destek almakla suçladı.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin örgüte yönelik baskısını genişletmesiyle birlikte, Amerika Birleşik Devletleri Sudan Müslüman Kardeşler örgütünü "terörist" grup olarak tanımladı.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptığı açıklamada, "Sudan Müslüman Kardeşler, Sudan'daki çatışmayı çözme çabalarını baltalamak ve şiddet içeren İslamcı ideolojisini ilerletmek için sivillere karşı sınırsız şiddet kullanıyor" dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Sudan'daki Müslüman Kardeşler grubunu "terör örgütü" olarak sınıflandırma kararı almasından sonra, ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın etkileri bölgeye yayılmasından korkuluyor. Tahran'ın füze ve insansız hava araçlarıyla Körfez şehirlerindeki ABD üslerine, sivil hedefler ve altyapı tesislerine yönelik saldırılarının yanı sıra Türkiye'ye de füze fırlatması bu enidşeleri güçlendiriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın Türk hava sahasını ihlal etmesinin haklı bir gerekçesi olmadığını vurguladı. Ayrıca Eroğan, bölge ülkelerinin hedef alınmasının hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmeyeceği konusunda Tahran’ı uyardı. Türkiye Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Erdoğan, Pezeşkiyan'a Ankara'nın İran'ın bölge ülkelerini hedef alma hakkı olduğunu düşünmediğini ve bu tür eylemlerin kimsenin faydasına olmadığını açıkça ifade etti.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Sudan'daki İhvan örgütüü kolunu terör örgütü ilan etme kararı şu gerekçelere dayandırıldı: "Sudan'daki Müslüman Kardeşler savaşçılarının İran Devrim Muhafızları'ndan eğitim ve destek alması, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süregelen savaşta sivillere yönelik toplu infazlar gerçekleştirmesi." Ayrıca Sudanlı Müslüman Kardeşler grubuna bağlı El-Bara bin Malik Tugayı da bu kapsama alındı.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre, "Sudan Müslüman Kardeşler grubu Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terör Kuruluşu (SDGT)" olarak sınıflandırıldı. Ayrıca grubun "Yabancı Terör Örgütü" olarak sınıflandırılmasına yönelik niyet beyan edildi ve bu kararın 16 Mart'ta yürürlüğe girmesi bekleniyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, kararının gerekçesi olarak "Sudan Müslüman Kardeşler grubunun, Sudan'daki çatışmayı çözme çabalarını baltalamak ve aşırılıkçı şiddet içeren İslamcı ideolojisini pekiştirmek amacıyla sivillere karşı sınırsız şiddet kullanmasını" gösterdi.
Amerikan bildirisi, "İran rejimini, Devrim Muhafızları aracılığıyla dünya çapında kötü niyetli faaliyetleri finanse edip yönettiği için dünyanın en büyük terör sponsoru devlet" olarak suçladı. Bildiride ayrıca "ABD'nin, İran rejimi ve Müslüman Kardeşler kollarının teröre bulaşmasını veya desteklemesini sağlayan kaynaklardan mahrum bırakılması için mevcut tüm araçları kullanma" taahhüdü vurgulandı.
SUDAN’DA İRANLI UZMANLAR
ABD yaptırımlarıyla eş zamanlı olarak, Middle East 24 platformunda yer alan ve Sudanlı gazeteci Ehab Mohamed Madabo'ya dayandırılan bir rapor, Sudan'ın şu anda savaşın dehşetinden kaçan bir dizi İranlı uzmana ev sahipliği yaptığını ortaya koydu. Bu uzmanların Sudan ordusu ve Müslüman Kardeşler kontrolündeki bölgelerde yoğunlaştığı belirtilirken, bu varlığın ülkedeki güvenlik ve siyasi durum üzerindeki etkilerinden endişe ediliyor.
Aynı zamanda Sudanlı Al-Jamahir sitesi, Sudan ordusuna sadık Müslüman Kardeşler yanlısı El-Bara Taburu'nun komutanı El-Misbah Talha tarafından paylaşılan bir tweet'in büyük tartışma yarattığını belirtti. Talha, askeri çatışmasında İran'a desteğini ilan ederek Tahran safında muharebe operasyonlarına katılmaya hazır olduğunu teyit etti.
Talha, "X" platformundaki hesabından şunları yazdı: "Zalimlere ve onların yanında duranlara karşı İran İslam Cumhuriyeti'ni desteklediğimizi ilan ediyor; talep edilmesi halinde İranlı kardeşlerimizi her türlü Batı saldırısına karşı desteklemek için tam hazırlığımızı vurguluyoruz."
Siteye göre, "bu açıklamalar bölgesel gerilimlerin tırmanma olasılığına dair endişeleri artırırken, analistler ve karar vericiler, bölge istikrarı üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle bu tür tutumlara karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu."
Sudan Ordu Komutanı Abdülfettah el-Burhan ise İslamcıların bu açıklamalarına tepki göstererek, Sudan'daki İslami grupları ve ülke içinden ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş hakkında konuşanları uyardı. Burhan, askeri üniforma ile ortaya çıkıp Tahran'a desteklerini açıklayan İslamcı gruba karşı durma sözü verdi.
Ancak gözlemcilere göre, ABD'nin bu hamlesinden önce El-Burhan, İslamcı müttefiklerine karşı gizli bir adım atmıştı. Gözlemciler, Burhan'ın arabulucularla yaptığı müzakereler sırasında, kendi isminin listeye eklenmemesi karşılığında bazı Müslüman Kardeşler liderlerinin isimlerini "terörist" olarak sınıflandırılmaları için teslim ettiğini iddia etti.
Sudan'ın Al-Istiqlal gazetesindeki bir rapor; Mısır ve Emirlik uyarıları ile ABD baskısıyla eş zamanlı olarak, Burhan'ın 17 Ağustos 2025'te savaşta kendisine destek veren İslamcı generallerin görevden alınmasını da içeren geniş kapsamlı askeri kararlar aldığını doğruladı.
Öte yandan, Uluslararası İnsan Hakları Örgütleri İttifakı, Donald Trump yönetiminin Sudan'daki Müslüman Kardeşler'i terör örgütü ilan etme kararını memnuniyetle karşıladı ve bu adımı şiddetle mücadele ve ülkede barış şansını artırma yolunda önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.
İSTİHBARAT RAPORLARI UYARISI
Geçtiğimiz birkaç gün içinde Sudan'daki Müslüman Kardeşler liderlerinin İran savaşına dahil olma çağrıları sadece genel bir endişe yaratmakla kalmadı, aynı zamanda Arap Körfezi ülkeleriyle olan ilişkilere dair korkuları da körükledi. İngiliz UKNIP gazetesi, Sudan Genel İstihbarat Teşkilatı Analiz ve Değerlendirme Departmanı tarafından hazırlanan sızdırılmış bir istihbarat belgesine ulaştı. Belge, Hartum'daki güvenlik kurumları içinde, bazı İslami grupların siyasi söylemlerinin Sudan'ın Körfez ülkeleriyle ilişkilerini tehdit edebileceğine dair artan bir endişe olduğunu doğruluyor.
Gazete, güvenlik birimlerinin, İslami Hareket ile bağlantılı liderlerin mevcut bölgesel gerilimde İran'a sempati veya destek gösteren son dönemdeki açıklamalarını ve siyasi duruşlarını takip ettiğini açıklıyor. İstihbarat değerlendirmelerine göre, bu söylemin devam etmesi Sudan'ı hassas bir diplomatik konuma sokabilir ve bazı ülkelerde Hartum'un İran eksenine kaydığı izlenimini uyandırabilir.
Gazetenin bahsettiği belge, "bu açıklamaların medya ve sosyal medya platformları aracılığıyla geniş çapta yayıldığını, bunun da dışarıdaki siyasi ve diplomatik etkisini katladığını" belirtiyor. Belgede, bölgedeki etkili ülkelerin Sudan içindeki siyasi gelişmeleri, özellikle de Tahran ile bağlantılı olduğu düşünülen tarafların açıklamalarını yakından takip ettiği uyarısı yapılıyor.
Hartum'daki değerlendirmeler, "bu yolun devam etmesinin bazı Körfez başkentlerini, Sudan Ordu Komutanı Abdülfettah el-Burhan'a sağlanan ekonomik ve mali desteğin düzeyini yeniden gözden geçirmeye itebileceğinden" korkulduğunu gösteriyor.