Ekonomiden sorumlu Devlet eski Bakanı Ufuk söylemez, “Türkiye açısından enerji güvenliği, Körfez ülkelerine olan ithalat ve ihracatın aksamaması, uzun vadede turizmin etkilenmesi, uygulanan ekonomik programın istikrarı açısından faizlerin durumu ekonomik risk oluşturuyor. Bu riskleri ortadan kaldırılması ya da en aza indirilmesi için Ukrayna -Rusya savaşında olduğu gibi aktif tarafsızlık politikası önemli. Şu ana kadar bu politikanın izlenmesi de dikkat çekiyor” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattıkları saldırının ardından çıkan savaşı sadece bölge ülkelerini ve Türkiye’yi değil dünyayı etkilediğini kaydeden Ufuk Söylemez, şunları söyledi:
“ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın Türkiye açısından ekonomik etkisini ilk olarak enerji güvenliği açısından değerlendirmemiz mümkün. Türkiye, enerji açısından dışa bağımlı bir konumda olduğu için tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeli. Bu bölgeden gelen enerji kaynağında yaşanacak bir sıkıntı karşısında alternatif oluşturulması önem taşıyor. İkinci olarak Körfez ülkeleri ile olan yani Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Irak ile olan 50 milyar dolarlık dış ticaret hacminin daralmaması bu süreçte önemli.”
Türkiye’nin Körfez ülkeleri ile mücevherattan, yaş meyve sebzeye uzanan geniş bir yelpaze de ithalatının bulunduğunu ifade eden Söylemez, “İthalat ve ihracatın da azalmaması Türk ekonomisi açısından büyük önem taşıyor mevcut şartlarda. Bunun yanısıra bu çatışma ortamı, ekonomi yönetiminin hayata geçirdiği ekonomik programın istikrarı açısından da önemli. Enflasyon sorunun büyümemesi açısından faizlerin durunu da önem taşıyor. Türk ekonomisinin böyle bir ortamda faiz indirimine gitmesi programın dengesini, istikrarını ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Ekonomi yönetimini bu konuda tedbir alacağını düşünüyorum. Ayrıca önümüzdeki aylarda savaşın uzaması durumunda özellikle turizm sektörü de olumsuz etkilenebilir. Bu riskleri dikkate alarak ekonomide tedbir alınması gerekir” ifadelerini kullandı.
Türk ekonomisini etkileyecek risklerin bir diğer boyutunun ise siyasi riskler olacağını dile getiren Söylemez, “Özellikle İran’da bölücü sözde Kürt devletinin diğer bölümü, yani bölücü puzzle tablosunun bir diğer parçasının hayata geçirilmek istenmesi ekonomik risklerden daha büyük bir risktir Türkiye açısından. Bir diğer konu ise Avrupa basınında İran’daki rejim yanlılarının KKTC’de olduğuna ilişkin haberlerin çıkması KKTC’nin hedef haline getirilmek istendiğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin yanında KKTC’yi yalnız bırakmamalı” diye konuştu.
Ufuk Söylemez, ayrıca AB’nin de İsrail ve ABD karşısında etkisiz kaldığını İran’a yönelik saldırılarda ortak bir politika oluşturamamasının dikkat çekici olduğunu kaydetti. Söylemez, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşında izlediği politikadan ayrılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Atatürk’ün yurtta barış, dünyada barış dış politika çizgisi Ukrayna meselesinde gördüğümüz gibi sürmeli. Yani, aktif tarafsızlık politikası bahsettiğimiz ekonomik risklerden uzak kalmak açışından kilit önem taşıyor” dedi.