Türkiye 5G teknolojisine geçerken bazı hatırlatmalar yapmak şart oldu...
Washington Devlet Üniversitesi Biyokimya ve Temel Tıp Bilimleri Profesörü Martin L. Pall, 17 Aralık, 2019’da, yani dünyanın henüz korona virüs salgınından haberi yokken, elektromanyetik dalgaların insan vücuduna etkisi üzerinde bir makale yayınladı.
Martin L. Pall, 5G teknolojisinde kullanılan elektromanyetik dalgaların frekansı artırıldığında bunun erkekte üreme yeteneğini, kadında doğurganlığı düşüreceğini, nörolojik ve nöropsikiyatrik etkiler oluşacağını, “programlanmış hücre ölümü” gerçekleşebileceğini, kalp ritminin bozulacağını, serbest radikal hasarı ve ağır kanser vakalarına sebep olacağını bildirdi.
Pall, 5G’nin saniyede çok miktarda bilgi taşımak için çok yüksek darbeli olacak şekilde tasarlandığını çünkü bilgiyi taşıyanın titreşimler olduğunu, konu ile ilgili telekomünikasyon endüstrisi tarafından hazırlanan güvenlik kılavuzlarında sahtekârlık yapıldığını, biyolojik etkilerden hiç bahsedilmediğini ifade etti.
Pall, 5G için kullanılan elektrik dalgalarının binalara iyi nüfuz etmediğini, bu sebeple milyonlarca 5G anteninin evlere, okullara, kiliselere, işletmelere yakın bir yerlere kurulmakta olduğunu, bu dalgalardan kaçmanın imkânsız hale geleceğini, bu dalgaların insan beyninin işlevini ve EEG aktivitesini etkilediğini, hayvanlarda da birçok iç organın işleyişini bozduğunu yazdı.
Pall, “En kötü altı kâbusum” başlığı altında, şu uyarıları yaptı:
1-Hızlı ve geri döndürülemez bir çarpışma olursa, insan üremesi sıfıra yakın dereceye kadar düşebilir.
2-Kollektif beyin fonksiyonlarımız çökebilir.
3-Çok erken bir şekilde Alzheimer ve demanslar başlar.
4-Küresel çapta otizm ve hiperaktivite yaygınlaşır.
- İnsan gen havuzunda büyük bir bozulma meydana gelir.
- Bütün yaş aralıklarında ani kalp ölümleri gerçekleşir.
***
Türkiye’de ise Üsküdar Üniversitesi Elektrik- Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker’in elektromanyetik radyasyonun canlılar üzerinde oluşturduğu etkilerle ilgili araştırmalarını topladığı bir kitabı vardı.
Şeker, kitabında ve İnternet sayfasında yayınladığı haberde şu bilgileri veriyordu:
*Elektromanyetik radyasyon ve insan ruhu birer enerjidir. İnsanın bir günde harcadığı güç 40 watt civarındadır. İki enerjinin birbiri ile etkileşimi sonucu elektromanyetik radyasyon, beyne etki ederek beynin savunma mekanizmasına zarar vermekte ve Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklara sebep olmaktadır. Standardın bin kat altındaki radyasyonlar ise nöronların ölmesine sebep oluyor ve bu da insan hayatını tehlikeye sokuyor.
*Elektrikli cihazların en tehlikelisi cep telefonudur. Herkes sigara içmiyor ama herkes telefon kullanıyor, bu sebeple cep telefonları sigaradan bile daha zararlıdır. Cep telefonlarının yaptığı hasar, hücreler üzerindedir ve kalıcıdır.
*Cep telefonu, aradığınız kişiye ulaşabilmek için yüksek dozda güç yayıyor. Bundan korunmak için karşı taraf cevap verdikten sonra kulağa götürmek veya kulaklık kullanmak koruyucudur. Kısa mesaj göndermek radyasyon etkisini azaltır. Uyuduğumuz yerde cep telefonu bulunmamalıdır.
*5G teknolojisinin kullanımı ile doğada elektrosis artacak, radyasyondan dolayı doğal ekosistem ve hatta atmosfer olumsuz etkilenecektir. İnsan vücudu, daha önce hiç tanımadığı, hiç karşılaşmadığı türden bir radyasyona maruz kalacaktır.
*5G teknolojisi, hücre büyümesi ve organlara etki ederek kanserlerin artmasına sebep olacak; bağışıklık sisteminde, kalp ve dolaşım sisteminde, biyolojik işlevlerde etki yapacaktır.
Prof. Dr. Selim Şeker, çözüm olarak evlerin yakınında baz istasyonu yapmak yerine fiber optik kabloların döşenmesini öneriyordu.
***
Yukarıdaki bilgileri, “pandemi”nin birinci yılı sonunda, Bilgeoğuz Yayınevi’nden çıkan Karekodlu Vatandaş adlı kitabımdan özetledim.
Zaman, o kitapta yer verdiğim, bilimsel uyarıların doğru olduğunu herkese gösterdi ama buna rağmen, Türkiye’de yer altına yeteri kadar fiber optik kablo döşenmeden 5G uygulamasına geçilmesi, insan, hayvan ve bitkilere karşı sistematik ama başka sebeplere bağlanan bir soykırımın başlangıcı olabilir!
ABD-İsrail’in İran’a saldırmasından sonra Yemen’deki Husilerin de devreye girmesiyle ortaya çıktı ki Avrupa-Asya İnternet bağlantısı ve haberleşme, Kızıldeniz’in altına döşenen fiber optik kablolarla sağlanıyor. Eski dünya ile Amerika arasındaki haberleşme bağlantısı da uzun yıllardan beri Atlas Okyanusu’nun altındaki fiber optik kablolarla sağlanıyor.
Karada ise fiber optik kablolar yer altında bir metre derinliğe, zırhlı borular içerisinde gömülür. Bu kablolar, güvenli ve yüksek hızlı veri iletimi sağlar. Elon Musk’ın Starlink uyduları ise bütün dünyayı elektromanyetik dalgaların etkisine maruz bırakıyor... Ayrıca Starlink uyduları, Ukrayna savaşında Amerikan çıkarları için kullanıldı. İran’da da rejim muhaliflerinin haberleşmesi, Starlink uydularıyla sağlandı. Yani elektromanyetik dalgalar aynı zamanda silahtır.