Türkiye gazetesinden Cemal Emre Kurt’un haberine göre, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü verileri İstanbul ve Çanakkale Boğazı'nın uluslararası deniz ticaretinin yanı sıra küresel enerji arz güvenliğinde de hayati bir geçiş koridoru olduğunu ortaya koydu. İki boğazdan geçen petrol ve enerji bağlantılı toplam yük miktarı 436 milyon ton sınırını geçerken, bu alandaki taşımacılık oranlarında çift haneli büyüme kaydedildi.

İSTANBUL BOĞAZI'NDAKİ YÜKÜN YARISI ENERJİ

Açıklanan verilere göre, İstanbul Boğazı’ndan geçen yıl gemilerle taşınan toplam yük miktarı 422,9 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu hacmin 203,7 milyon tonluk kısmını petrol ve diğer enerji bağlantılı yükler oluşturdu.

Böylece İstanbul Boğazı'ndan taşınan toplam yük içinde enerji ürünlerinin payı yüzde 48,2 seviyesine ulaştı. Söz konusu yük grubundaki taşımacılık faaliyeti, bir önceki yılla kıyaslandığında yüzde 11,8 oranında artış gösterdi.

ÇANAKKALE BOĞAZI'NDA ÇİFT HANELİ BÜYÜME

Benzer bir yoğunluk ve artış trendi Çanakkale Boğazı’nda da kayıtlara geçti. Çanakkale Boğazı’ndan geçen toplam yük miktarı 570,3 milyon tona ulaşırken, bu yükün 232,5 milyon tonunu petrol dâhil olmak üzere enerji bağlantılı sevkiyatlar oluşturdu. Çanakkale Boğazı'ndaki enerji bağlantılı yük artışı, yıllık bazda yüzde 12,3 olarak hesaplandı.

TÜRKİYE'NİN KÜRESEL LOJİSTİKTEKİ STRATEJİK KONUMU

Elde edilen güncel veriler, Karadeniz ile Akdeniz arasındaki küresel enerji akışında Türkiye’nin üstlendiği jeostratejik rolün giderek kuvvetlendiğini doğruladı. Rusya, Hazar Havzası ve Karadeniz kaynaklı petrol ile enerji ürünlerinin uluslararası pazarlara güvenle ulaştırılmasında İstanbul ve Çanakkale Boğazları, en kritik geçiş noktası olma özelliğini koruyor.

İki boğaz üzerinden nakledilen enerji bağlantılı yük miktarının 436 milyon tonu geride bırakması, Türkiye’nin küresel enerji lojistiğindeki stratejik ağırlığını bir kez daha tescillemiş oldu.