Küresel piyasalarda gözler, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında tırmanan askeri gerilime ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası kararlarına çevrildi. Jeopolitik kriz dönemlerinde geleneksel olarak "güvenli liman" rolüyle yükselişe geçmesi beklenen altın fiyatları, beklentilerin aksine son 2,5 ayın en düşük seviyesini gördü.
Uzmanlar tek ses oldu, o tarihi işaret etti: Altın ne zaman tekrar kazandıracak
Amerika ile İran arasındaki askeri gerilim ve Fed'in faiz artırımı beklentileriyle küresel piyasalar kilitlenirken, güvenli liman altın son 2,5 ayın en düşük seviyesine geriledi. Uzmanlar, ons altındaki düşüşün nedenlerini ve piyasaların gözünü çevirdiği 17 Haziran toplantısını analiz etti.
Kaynak: Diğer
Türkiye gazetesinin derlemesine göre piyasalardaki bu sert geri çekilmeyi değerlendiren ekonomi uzmanları Hatice Kolçak, Şirin Sarı ve İslam Memiş, düşüşün arkasındaki makroekonomik dinamikleri ve geleceğe yönelik olası senaryoları katıldıkları yayınlarda masaya yatırdı. Ekonomistlerin analizlerine göre, altın fiyatlarındaki düşüş tek bir faktörden kaynaklanmıyor.
Savaş ve gerilim dönemlerinde altın fiyatlarında artış yaşanması yönündeki genel piyasa beklentisi, bu süreçte petrol fiyatlarının hızla yükselmesiyle farklı bir boyut kazandı. Ekonomist Hatice Kolçak, şubat sonu itibarıyla tırmanan askeri gerilimin piyasalarda çok ciddi bir nakit ve likidite ihtiyacı doğurduğunu, bu durumun yatırımcıları ellerindeki altını satmaya zorladığını belirtti.
Şirin Sarı ise Körfez ülkelerinin savaş finansmanı sağlama amacıyla piyasaya yüklü miktarda altın sürmüş olabileceğini ve bu arzın fiyatları baskıladığını ifade etti. İslam Memiş de mevcut fiyat hareketlerini bir "savaş manipülasyonu" olarak nitelendirdi.
Yılın başında Fed’den 5-6 faiz indirimi beklenirken, ABD'de enflasyonun yüzde 4,2’ye yükselmesi ve istihdam verilerinin güçlü gelmesi tüm senaryoları değiştirdi. Bankanın bu yıl içinde iki faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi, küresel piyasalarda nakde geçiş dalgası başlattı.
Bank of America gibi küresel ölçekteki dev finans kuruluşlarının yatırımcılarına "kâr realize edin ve nakde geçin" çağrısında bulunmasıyla başta altın ve gümüş olmak üzere borsalar ve petrol piyasası satış baskısı altında kaldı. Piyasa aktörlerinin tamamen kilitlendiğini ifade eden Hatice Kolçak, şu değerlendirmede bulundu:
"Piyasalar ayın 17'sini bekliyor. 17’sinde Amerika Merkez Bankası toplantı yapacak ve orada bir faiz kararı verilecek. Faiz artırmasını ya da indirmesini beklemiyoruz, pas geçmesini öngörüyoruz. Ancak yeni Başkan Kevin Maxwell Warsh'ın ilk toplantısı olacak ve piyasa onun söyleyeceklerini duymak istiyor. Küresel tarafta aşırı derecede büyük bir risk var ve dolayısıyla 'nakit kraldır' mottosuyla daha çok 17’sini bekleyecek bir piyasa olduğunu düşünüyorum."
Kolçak, altındaki geri çekilmenin uzun vadeli yatırımcılar için net bir alım fırsatı sunduğunu savundu. İç piyasada altının dolar kuru üzerinden fiyatlandığını belirten Kolçak, kur desteği sayesinde altının uzun vadede enflasyona karşı koruma kalkanı olmayı sürdüreceğini vurguladı.
Son iki yıllık süreçte yüzde 100'ün üzerinde prim yapan altın için bu düşüşün normal bir düzeltme hareketi olduğunu belirten Şirin Sarı da, kısa vadede 4 bin 100 dolar seviyesinin kritik olduğunu ifade etti. Sarı, orta ve uzun vadede geri çekilmenin 3 bin 800 – 3 bin 500 dolar bandına kadar devam edebileceğini öngördü.
Altın fiyatlarında kalıcı bir yükseliş trendinin başlayabilmesi için iki temel şartın gerçekleşmesi gerektiğini belirten Sarı, bunları Fed'den gelecek faiz indirimi sinyalleri ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticarete açılması olarak sıraladı. Sarı ayrıca, küresel düşüş trendine rağmen Çin ve Polonya merkez bankalarının altın stoklarını artırmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
Altın fiyatlarının ocak ayında gram tarafında agresif bir yükselişle yıla başladığına dikkat çeken İslam Memiş, mevcut fiyat düşüşlerinin kalıcı olmayacağını vurguladı. Yatırımcılara stratejik bir tavsiyede bulunan Memiş, "Bu yıl altın al-sat yılı değil, altın ve gümüş toplama yılıdır." dedi.
Memiş, emtianın hiç beklenmedik bir anda yeniden agresif rekorlar kırabileceğini ve güvenli liman özelliğini kaybetmeyeceğini hatırlattı.
Mevcut düşüş süreci; düğün yapmayı planlayanlar, altın borcu bulunanlar veya borçlarını kapatmak isteyenler için önemli bir fırsat dönemi olarak nitelendiriliyor. Hâlihazırda altın yatırımı bulunanların panik satışı yapmamaları, sakin kalarak orta ve uzun vadeli perspektifi korumaları öneriliyor. Geçmiş dönemlerde ev veya arabasını satarak tüm sermayesini altına yatıranların hatalı bir strateji izlediğini belirten uzmanlar, varlık çeşitlendirmenin önemine dikkat çekiyor.
NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.