Gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet'teki yazısında PayCo iddianamesini ele aldı. 213 milyar liralık işlem hacminin bulunduğu yasa dışı bahise aracılık eden elektronik ödeme yöntemlerinde denetimsizliği ortaya koydu.
Ağırel'in yazısında öne çıkanlar şöyle:
213 milyar liralık işlem hacmine ulaşan bir elektronik para kuruluşuna ilişkin soruşturmada; sahte hesaplar, yasadışı bahis örüntüleri, geciken denetimler, şüpheli para hareketleri ve karapara aklama iddiaları aynı dosyada bir araya geliyor.
Denetimlerde PayCO’nun yasadışı bahis faaliyetlerine yönelik risk analizlerini yeterli düzeyde gerçekleştirmediği, yüksek riskli işlem takibi yükümlülüklerini yerine getirmediği ve dijital kimlik doğrulama süreçlerinde ciddi zaaflar bulunduğu tespit edilmiş. Bu eksikliklerin kötüye kullanılması sonucunda sahte hesaplar açılabildiği belirtiliyor.
Denetimlerde incelenen kullanıcı işlemlerinin önemli bölümünün yasadışı bahis örüntüleriyle örtüştüğü değerlendirilirken şirketin bu işlemlerden 100 milyon liranın üzerinde komisyon geliri elde ettiği ve bunun “haksız menfaat” niteliğinde olduğu ifade ediliyor.
Gelelim dosyanın en çarpıcı bölümüne.
İddianameye göre Fırat Gökdeniz kendi fotoğrafını kullanarak farklı kişiler adına hesaplar açtı. Savcılık tespitlerine göre yalnızca 20 Mart 2025 ile 16 Nisan 2025 tarihleri arasında toplam 36 bin 955 işlem gerçekleştirildi ve işlem hacmi 115 milyon 537 bin liraya ulaştı.
Denetim sürecinde yasadışı bahis faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen kullanıcı hesapları incelendiğinde aynı IP bloklarından çok sayıda hesap açıldığı, benzer cihaz parmak izi verileri kullanıldığı ve hesaplar arasında yoğun para transferleri gerçekleştirildiği belirlenmiş. Transferlerin ekonomik hayatın olağan akışına aykırı biçimde yüksek frekanslı, parçalı ve döngüsel şekilde gerçekleştiği belirtiliyor.
Bu hesapların kuruluş içindeki toplam işlem hacminin yaklaşık yüzde 37.8’ini oluşturduğu belirtiliyor. Denetim raporlarına göre riskli olduğu değerlendirilen binlerce hesap hakkında zamanında bloke veya kapatma işlemi uygulanmadı.
MASAK raporlarında yüksek riskli işlemlere ilişkin aksiyonların son derece gecikmeli şekilde alındığı belirtiliyor. Risk bazlı senaryoların çalışmasına rağmen bazı kullanıcılar hakkında ancak 412 ila 560 gün sonra işlem yapıldığı ifade ediliyor. Bu süre içerisinde söz konusu kullanıcıların 5.2 milyar lirayı aşan cüzdan transferlerine taraf oldukları kaydediliyor.
PayCO bünyesinde nitelikli doğrulanmış statüde açılan 728 hesabın tamamının yasadışı bahis örüntüsü taşıdığı ifade ediliyor. Bu hesapların büyük bölümünün daha sonra kapatıldığı ancak yüzlercesinin yeniden doğrulanarak sisteme geri alındığı belirtiliyor.
Elbette bütün bu değerlendirmeler iddianamede ve soruşturma dosyasında yer alan tespitlerden ibaret. Son sözü mahkeme söyleyecek.
Ancak ortada duran tablo şu:
213 milyar liralık işlem hacmine ulaşan bir elektronik para kuruluşuna ilişkin soruşturmada; sahte hesaplar, yasadışı bahis örüntüleri, geciken denetimler, şüpheli para hareketleri ve karapara aklama iddiaları aynı dosyada bir araya geliyor.
Bu nedenle PayCO dosyası yalnızca bir şirket soruşturması değil, Türkiye’de elektronik para sistemlerinin nasıl denetlendiğine ilişkin çok daha büyük bir tartışmanın da merkezinde yer alıyor.