Giresun'dan Erzurum'a, Kayseri'den otoyollara kadar uzanan bu şikayet dosyaları, tüketici bilincinin bazen sınırları zorladığını gözler önüne serdi.
ABSÜRT ŞİKAYETLER SINIR TANIMADI: PET ŞİŞE KAPAĞI İÇİN FABRİKA KAPANSIN İSTEDİ
2025'in en dikkat çeken başvurularından biri Erzurum'da yaşandı. Bir vatandaş, satın aldığı pet şişenin kapağını açamadığı için parmağının iltihap topladığını iddia ederek, üretici fabrikanın kapatılması talebiyle hakem heyetine başvurdu. Heyet, bu talebi "görev alanı dışı" olarak değerlendirip reddetti.

Giresun'da ise bir tüketici, yemek yerken tabağa sürtünen kaşık ve çatalın çıkardığı tiz sesin iştahını kaçırdığını savunarak tabağın iadesini istedi. Aynı şehirde bir başka vatandaş ise veterinerini, köpeğine "ilgisiz davrandığı" gerekçesiyle şikayet etti. Her iki başvuru da hakem heyetleri tarafından reddedilen "ilginç" dosyalar arasında yerini aldı. Kayseri’de ise "fındıklı" yazan çikolatanın içinden fındık çıkmaması üzerine yapılan başvuruya takipsizlik kararı verildi.
EMSAL KARARLAR YÜZ GÜLDÜRDÜ: OTOYOL İŞLETMESİNDEN 133 BİN LİRALIK GERİ ÖDEME
Tüm başvurular hüsranla sonuçlanmadı; bazı tüketiciler emsal niteliğinde kararlarla haklarını sonuna kadar aldı. Bir otoyolda seyir halindeyken önüne çıkan köpeğe çarpan sürücü, yol güvenliğinin işletmeci şirkete ait olduğunu savunarak araçtaki 133 bin liralık hasarın tanzimini istedi. Heyet, tüketiciyi haklı bularak tamir masrafının iade edilmesine karar verdi.

Bir diğer dikkat çeken başarı ise yine Kayseri’den geldi. Market alışverişinde 2 liralık kredi kartı komisyonu kesilmesine itiraz eden tüketici, hakem heyeti kararıyla bu ücreti geri almayı başardı. Bu karar, kartlı ödemelerde ek ücret talep eden işletmelere karşı önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, 2025 yılı için 186 bin liranın altındaki uyuşmazlıklarda il ve ilçe tüketici hakem heyetlerine başvurulabiliyor. Bu sınırın üzerindeki davalar ise tüketici mahkemelerinin yetki alanına giriyor. Heyetler, başvuruların kabul edilmesi için hizmet veya malın mutlaka "kusurlu" olması gerektiğini vurguluyor. Sadece ürünü beğenmemek veya kullanım sonrası keyfi nedenlerle iade istemek, haklı bir gerekçe olarak kabul edilmiyor.
