Modern tıbbın en büyük zorluklarından biri olan demans ile mücadelede, günlük beslenme alışkanlıklarının rolü yeniden tanımlandı.

İngiltere merkezli geniş kapsamlı bir sağlık veri tabanı üzerinden yürütülen ve sonuçları saygın tıp dergilerinde yayımlanan araştırma, kafeinli içeceklerin nörolojik hastalıklar üzerindeki etkisini mercek altına aldı. Toplamda 130 bin bireyin 10 yılı aşkın sürelik sağlık verilerini inceleyen uzmanlar, çay ve kahvenin sadece birer keyif içeceği değil, aynı zamanda bilişsel birer kalkan olduğunu saptadı.

Yaklaşık 130 bin katılımcının takip edildiği çalışma, bu alışkanlığın demans ve felç riskini önemli ölçüde düşürdüğünü ortaya koydu.

KRİTİK EŞİK: 2-3 FİNCAN KAHVE, 3-5 BARDAK ÇAY

Araştırma sonuçları, en yüksek korumanın belirli bir tüketim miktarında yoğunlaştığını gösterdi. Günde 2 ila 3 fincan kahve veya 3 ila 5 bardak çay içen bireylerde, içmeyenlere oranla demans gelişme riskinin %28, felç geçirme riskinin ise %32 oranında azaldığı gözlemlendi. Hem çay hem de kahveyi dengeli şekilde tüketen grupta ise en düşük hastalık prevalansına ulaşıldı.

UZMANLAR NE DEDİ?

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. Uma Naidoo, kafeinin yanı sıra bu içeceklerde bulunan polifenollerin önemine dikkat çekti.

Dr. Naidoo, "Kahve ve çayda bulunan antioksidan bileşikler, beyindeki oksidatif stresi ve enflamasyonu azaltarak nöronal bağlantıların korunmasına yardımcı oldu" şeklinde konuştu.

Edinburg Üniversitesi'nde nörobilim çalışmaları yürüten Prof. Dr. Tara Spires-Jones ise verilerin çarpıcı olduğunu vurguladı.

Prof. Jones, "Bu çalışma, yaşam tarzı müdahalelerinin vasküler demans üzerindeki doğrudan etkisini somutlaştırdı. Kafein tüketimi, beyin kan akışını optimize ederek bilişsel gerilemeyi yavaşlattı" ifadesini kullandı.

MEKANİZMA NASIL İŞLEDİ?

Bilim insanları, bu koruyucu etkinin temelinde kafeinin adenozin reseptörlerini bloke etme yeteneğinin yattığını belirledi. Bu süreç, sadece uyanıklığı artırmakla kalmadı, aynı zamanda beyinde biriken zararlı proteinlerin temizlenme mekanizmalarını da destekledi. Ayrıca çayda bulunan L-theanine maddesinin, kahvenin uyarıcı etkisini dengeleyerek odaklanmayı artırdığı ve beyin hücrelerini toksinlere karşı daha dirençli hale getirdiği kaydedildi.