"Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası" olarak bilinen 5’i tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının yer aldığı 5 Şubat'ta görülen duruşmada tahliye edilen Zeydan Karalar, Halk TV'nin konuğu oldu.
Parti değiştirmeler üzerinde konuşan Karalar, daha önce bu kadar parti değişikliğinin olduğu bir dönem yaşanmadığını belirtti. "İktidar belediyelerin yereldeki gücünü biliyor" açıklamasını yapan Karalar, Mesut Özaslan'ın istifası içinde şaşırdığını belirterek "Sağlam birine benziyordu" dedi.
'Kendinize güveniyorsanız bağımsız aday olacaksınız'
Karalar parti değiştirme işini doğru bulmadığını belirterek "Eğer bir siyasi partinin adayı olarak giriyor ve oradan seçiliyorsanız, o millet iradesine saygı duymanız gerekiyor. Çünkü o siyasal partiye oy veriyor insanlar. Onu bırakıp başka bir partiye girmeyi tabii ki çok doğru bulmuyoruz" açıklamasında bulundu.
'Kimseyi dışlamadık'
212 gün tutukluluğunun ardından Adana'da kendisini binlerce yurttaşın karşılamasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karalar, "Bana oy vermedi diye kimseyi dışlamadık, dolayısıyla bizim de Adana'daki tavrımız bu olduğu için bizim mağduriyetimizi doğru bulmayan bir sürü insan geldi" dedi.
Karalar, "Oraya baktığınız zaman AK Parti'ye oy veren de var, Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy veren de var, DEM'e de oy veren var, başka partiye de... O, yöneticinin genel tavrına bağlı. Onun için bizim her etkinliğimiz çok kalabalık olur. Mesela hiçbir ilde olmadığı kadar Adana'da 212 gün bizim arkadaşlarımız durmadı. Gençler benim onayı veremememe rağmen 1100 kilometre yürüdü. Her gün Adalet Çadırı dolup taşardı. Buraya gelen sadece Cumhuriyet Halk Partililer değildi. İşte o, mevcut yöneticinin insanlara bakış açısıyla, ayırt etmeden davranmasıyla ilgili bir şey. Ben devleti yöneten insanların da böyle olması gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
TUTUKLANMAM İÇİN ÇALIŞILMIŞ
Aziz İhsan Aktaş Davasında kendisine yöneltilen suçlamalar hakkında konuşan Zeydan Karalar şu açıklamayı yaptı:
"Baki Nugay ilk ifadesinde "Ben kimseye rüşvet vermedim, rüşvete aracılık etmedim. Aziz İstan Aktaş Seyhan Belediyesi'nde yaptığım işte resmi ya da gayriresmi ortağım değildi" diyor. Fakat 5 ay yattıktan sonra, özellikle Aziz İstan Aktaş etkin pişmanlık ifadesinden tahliye olduktan yaklaşık 10-12 gün sonra, muhtemelen bu gerekçeyle tekrar ifade veriyor. Orada da üç tane ifadesi var, iki tane taslak ifadesi var dosyada ama iddianameye girmeden. Bu çok ilginç, ben hukukçularla falan konuştum; bu çok olağan bir şey değil, çok rastlanan bir şey değil. Yani çalışılmış."
"Yani ne anlama geliyor işte; Zeydan Karalar o taslak iki ifade olsa tutuklanması söz konusu olmayacaktı. Üçüncü bir ifade var şeye giren ama hiçbirinde de... Tutuklanmanızı gerektirecek bir ifade değil tabii. Sonrasında tabii birisinde işte "biri geliyor" diyor, birisinde "defalarca görüştüm" diyor. Defalarca görüştüğü çok hani pek öyle bir şey olmadığı için tekli görüşmeye döndürüyor. Ama üçünde de hak ediş ödemelerinin olmadığını, geciktiğini, alması için bizim onu zorladığımızı falan söylüyor."
"Tabii biz böyle bir şeyin olmadığını, ödemelerin zamanında yapıldığını, genel alışkanlık olarak belediyelerin ödemeleri geciktiği gibi bir anlayışın olduğunu ama bizde öyle bir şey olmadığını, Seyhan Belediyesi'nde bırakın 6 ay, 7 ay, bir sene, hatta iki ay bile gecikmenin olmadığını, her ay düzenli ödemesinin alındığını falan söyledik. Aslında savcıya da onu ibraz ettik. Fakat biz tutuklandık tabii"
"Sayın Savcı: "Siz çeşitli zamanlarda paranızı aldınız. Yani sizin bu yöndeki şeyinize itibar etmiyorum." 495. sayfa son paragraf; "Siz çeşitli zamanlarda ödemelerinizi almışsınız, baskı altında para verdiğiniz itirafına itibar etmiyorum" diyor. Peki şimdi burada ne anlam taşır bu? Zeydan Karalar doğru söylüyor, yani zamanında parasını ödemiş. Baki Nugay'ın doğru söylemediğini kabul ediyor. Burada aslında beklenti odur ki, olayın bitmesi gerekiyor. Fakat başka bir varsayımdan ortaya çıkıyor.
Tabii iş çok ya, muhtemelen şöyle düşünmüştür iddia makamı: "Ya bu belediyeler yine ihaleye çıkmıştır, e bir ihale almıştır falan gerekçe odur" diye. İşin hani bizim tarafımızdan iyi tarafı şu: Söz konusu ihaleden, işten sonra, tarihten sonra çıkılan bir ihale yok. Yani yeni bir iş yok. İhale alma, ihale almaya devam etmek için bu parayı vermişsinizdir kurgusunu varsayım olarak ortaya koyuyor.
Yapılabilir ama şimdi böyle bir şey olabilir mi? Yani "yapılabilir" falan... Ha, şöyle; hani ya siz bir ihtiyaç olduğunda ihale de yapabilirsiniz. İhaleyi Aziz İstan Aktaş da alabilir, Baki Nugay da alabilir, başkası da alabilir. Belediye başkanı olarak sizin orada bir dahliniz falan olamaz. Zaten sizin ihalelerde bir yetkiniz etkiniz yok. Her biri normal bir süreçtir, anlatabiliyor muyum?"
Tutuklanmasına dayanak gösterilen ihalenin 2017 yılında, görevinden önceki dönemde ve o tarihte AK Parti yönetimindeki belediye tarafından yapıldığını vurgulayan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, sürece ilişkin değerlendirmede bulundu.
Karalar, görevi 1 Nisan’da devraldığını hatırlatarak, söz konusu firmanın belediyeyle halihazırda çalıştığını söyledi. İhale süreci tamamlanıncaya kadar firmanın hem önceki yönetim döneminde hem de kendi döneminin başında faaliyet göstermeye devam ettiğini belirten Karalar, 17 Kasım 2017’ye kadar ödemelerin düzenli yapıldığını ifade etti.
Düzenli ödeme yapılan bir süreçte çıkar sağlama iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunan Karalar, “Her ay parasını zamanında alan bir firmanın gelip ayrıca bir talepte bulunması için bir neden yok. Böyle bir durum söz konusu değil” dedi.
Mahkemeye sundukları savunmalarda ödeme kayıtlarını da ibraz ettiklerini belirten Karalar, yargılamanın tutuksuz devam etmesine karar verildiğini aktardı. Dosyada yer alan iki ayrı taslak ifadenin dikkat çekici olduğunu ifade eden Karalar, sürecin “olağan dışı” ilerlediğini öne sürdü.
'CHP'den ayrıl teklifi almadım'
Cezaevinde bulunduğu dönemde kendisine “CHP’den ayrıl, soruşturmadan kurtul” yönünde bir teklif gelip gelmediği sorulan Zeydan Karalar, böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.
Karalar, “Bana böyle bir teklif gelmedi. Gelse de kabul etmezdim. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Atatürk’ün kurduğu partinin bir neferiyim” dedi. Siyasi çizgisinin uzun yıllara dayandığını vurgulayan Karalar, inandığı yolda yürümeye devam ettiğini ifade etti.
Cezaevi sürecine de değinen Karalar, devlet kurumlarına saygı duyduklarını belirterek, hukuka olan inançlarını kaybetmediklerini söyledi. Günlerini kitap okuyarak, yürüyüş yaparak ve ziyaretçilerle görüşerek geçirdiğini aktaran Karalar, “Bir gün hukukun tecelli edeceğine olan inancımızı yitirmedik” diye konuştu.
'Göreve dönmemem için bir neden yok'
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine dönmeyi beklediğini belirten Zeydan Karalar, “Göreve dönmemem için bir neden yok” dedi.
Hakkındaki suçlamaların dayanaksız olduğunu savunan Karalar, irtikap suçlamasının dosyadan çıktığını, ihale alma ya da ihaleye devam etme yönünde de bir durum bulunmadığını ifade etti. “Ortada bir suç unsuru yok. Bu nedenle beraat edeceğimize inanıyoruz” diye konuştu.
Benzer iddialarla yargılanan bazı belediye başkanlarının görevine devam ettiğini hatırlatan Karalar, kendi durumunun haksızlık olduğunu savundu.