18 ay süren kapsamlı çalışma, İngiltere’nin en yoksul yarısında yer alan 13 milyon çalışma çağındaki aileyi mercek altına aldı. Sonuçlar, ekonomik büyüme söylemleriyle sahadaki gerçekler arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor.
GELİR ARTIŞI NEREDEYSE DONDU
Araştırmaya göre düşük gelirli hanelerin harcanabilir gelirleri, 1960’lardan 2000’lerin ortasına kadar geçen 40 yılda iki katına çıkmıştı. Ancak mevcut ekonomik eğilimler devam ederse, aynı artışın tekrar yaşanması için bir buçuk asırdan fazla zaman gerekecek.
Önümüzdeki 10 yıl boyunca bu hanelerde gelir artışının yıllık ortalama yalnızca yüzde 0,5 seviyesinde kalması bekleniyor. Bu da geçmişte her 40 yılda bir görülen refah artışlarının artık tarih olduğunu gösteriyor.
“ÇALIŞMAK ARTIK YOKSULLUKTAN ÇIKIŞ GARANTİSİ DEĞİL”
Araştırmayı hazırlayan bağımsız düşünce kuruluşu Resolution Foundation Direktörü Ruth Curtice, tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Siyasetçilerin sıkça hitap ettiği bu 13 milyon aile, daha fazla çalışmasına rağmen harcanabilir gelirlerinde kayda değer bir artış göremiyor. Ücret artışları zayıf, yaşam maliyetleri hızla yükseliyor. Sağlık ve bakım yükü ise her geçen gün ağırlaşıyor.”
Curtice’e göre bu durum, özellikle düşük gelirli ailelerin ev sahibi olma hayalini neredeyse tamamen ortadan kaldırmış durumda. Çalışmak artık tek başına yoksulluktan kurtulmanın garantisi değil.
ÜCRET ARTIŞLARI SON 20 YILDA DURMA NOKTASINA GELDİ
“Unsung Britain” adlı rapor, düşük gelirli bir hanede çalışan bireyin ortalama brüt gelirinin 1990’ların ortasından bu yana 7 bin 700 sterlin artarak 18 bin sterline çıktığını ortaya koyuyor. Ancak bu artışın yüzde 75’i 2005 yılı öncesinde gerçekleşti.
Son 20 yılda ücret artışlarının neredeyse tamamen durduğu belirtilirken, rapor asgari ücretteki artışlar olmasaydı tablonun çok daha ağır olacağına dikkat çekiyor.
VERGİ YÜKÜ EN ÇOK YOKSULLARI VURUYOR
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer başlığı ise yerel vergilerdeki adaletsizlik. En yoksul haneler, gelirlerine oranla en zengin hanelere kıyasla dört kat daha fazla belediye vergisi ödüyor.
Bu durum, düşük gelirli aileler üzerindeki mali baskıyı artırırken, yaşam standartlarının neden yükselmediğini de net biçimde ortaya koyuyor.
BÜYÜME HEDEFLERİ İÇİN SOSYAL POLİTİKALAR GELİŞTİRİLMELİ
Rapora göre, siyasetçilerin “sessiz Britanya” olarak tanımlanan bu geniş kesimin güvenini yeniden kazanabilmesi için yalnızca ekonomik büyümeye odaklanması yeterli değil. Aynı zamanda düşük gelirli ailelerin özel ihtiyaçlarını merkeze alan hedefli sosyal ve vergi politikaları geliştirilmesi gerekiyor.
Aksi halde, daha fazla çalışmanın bile refah artışı sağlamadığı bu tablo, yoksulluk kapanını kalıcı hale getirme riski taşıyor.