İsrail basınında yayımlanan bir araştırma haberi, ülkenin nükleer programına ilişkin dikkat çeken bir iddiayı gündeme getirdi. Haberde, Almanya’nın 1960’lı yıllardan itibaren İsrail’in Dimona nükleer reaktör projesine gizli finansman sağladığı öne sürüldü.

Haaretz gazetesinin yayımladığı araştırmaya göre, Negev Çölü’nde kurulan Dimona nükleer reaktörü projesinin 1961-1973 yılları arasında büyük ölçüde Alman vergi mükelleflerinin kaynaklarıyla desteklendiği iddia edildi.

Haberde, İsrail ile Fransa arasında 1957’de başlayan nükleer işbirliğinin ardından Almanya ile İsrail arasında da gizli görüşmeler yapıldığı ve iki ülke arasındaki güvenlik ilişkilerinin bu süreçte şekillendiği belirtildi. Dönemin Batı Almanya Şansölyesi Konrad Adenauer ile İsrail Başbakanı David Ben-Gurion arasında 1960 yılında New York’ta yapılan görüşmenin bu işbirliği açısından dönüm noktası olduğu ifade edildi.

GİZLİ FİNANSMAN YILLARCA SÜRDÜ

Araştırmaya göre Adenauer hükümeti, 1961 yılından itibaren İsrail’e gizli kanallar üzerinden düzenli finansman sağladı. Almanya’daki resmi belgelere göre yalnızca 1961-1965 döneminde İsrail’e 629 milyon mark ödeme yapıldığı aktarıldı.

Sonraki yıllarda da finansman devam etti. 1966 ve 1967 yıllarında İsrail’e 160’ar milyon mark, 1973’e kadar uzatılan süreçte ise her yıl 140 milyon mark aktarıldığı öne sürüldü.

Haberde, bu fonların resmi olarak Dimona reaktörünü finanse ettiğinin kesin olarak belgelenemediği ancak sağlanan kaynakların önemli bölümünün İsrail’in nükleer programı ve füze projeleri için kullanılmış olmasının muhtemel olduğu vurgulandı.

FONLARIN GERİ ÖDEMESİ KALDIRILDI

Araştırmada ayrıca, sağlanan kredilerin daha sonra yapılan düzenlemelerle geri ödeme zorunluluğunun kaldırıldığı ve böylece finansmanın fiilen hibe niteliğine dönüştürüldüğü ifade edildi. Toplam finansmanın bugünkü değerinin yaklaşık 5 milyar avroya ulaştığı belirtildi.

Haberde ayrıca Almanya’nın ilerleyen yıllarda İsrail’e Dolphin sınıfı denizaltıların finansmanı gibi askeri projelerde de destek verdiği hatırlatıldı.

Araştırmada, Almanya’nın sağladığı bu mali destek sayesinde İsrail’in nükleer programının önemli bir bölümünün İsrailli vergi mükellefleri ya da özel bağışlar yerine Alman kaynaklarıyla finanse edilmiş olabileceği değerlendirmesine yer verildi.