Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve genellikle "basit bir üşütme" denilerek geçiştirilen kronik karın ağrısı ile ishal vakaları, küresel sağlık otoritelerinin merceği altına alındı.
Gastroenteroloji alanında yapılan son bilimsel araştırmalar, iki haftadan uzun süren bu semptomların, vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı ciddi otoimmün hastalıkların habercisi olabileceğini ortaya koydu.
BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR?
The Lancet Gastroenterology & Hepatology dergisinde yayımlanan güncel bir çalışma, erken teşhis konulmayan kronik sindirim sorunlarının, ilerleyen dönemlerde bağırsak perforasyonu (delinmesi) ve sistemik iltihaplanma riskini %40 oranında artırdığını belgeledi.
Araştırmada, mikrobiyota dengesizliğinin sadece sindirimi değil, nörolojik sağlığı da doğrudan etkilediği kaydedildi.
UZMANLARDAN KRİTİK DEĞERLENDİRMELER
Mayo Clinic gastroenteroloji uzmanlarından Dr. Sahil Khanna, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, semptomların maskelenmemesi gerektiğini bildirdi.
Khanna, "Hastaların reçetesiz ilaçlarla geçici çözümler araması, altta yatan Crohn veya ülseratif kolit gibi vakaların teşhisini geciktirdi. Bu durum, tedavi sürecini çok daha karmaşık hale getirdi" ifadelerini kullandı.
Cleveland Clinic’ten Dr. Christine Lee ise, özellikle gece uykudan uyandıran ishal ve istemsiz kilo kaybına dikkat çekti.
Lee, "Vücut, bir şeylerin yolunda gitmediğine dair sinyaller verirken bu belirtileri görmezden gelmek, bağırsak florasında kalıcı yıkımlara zemin hazırladı" şeklinde konuştu.
TEŞHİS SÜRECİNDE YENİ DÖNEM
Uzmanlar, teşhis sürecinde sadece fiziksel muayenenin yeterli olmadığını, dışkı testleri ve endoskopik görüntülemelerin hayati önem taşıdığını hatırlattı.
Erken müdahalenin, cerrahi operasyon ihtiyacını büyük oranda ortadan kaldırdığı ve yaşam kalitesini koruduğu özellikle vurgulandı.