Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gazeteci Ebru Çanak ile gerçekleştirdiği röportajda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Özdağ, Komisyonun yayımladığı rapor, Suriye’deki SDG- PKK yapılanması ve bebek katili Öcalan’ın serbest bırakılacağı iddiaları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Komisyonun yayımladığı rapor hakkında konuşan Özdağ, komisyonun bu raporunun Cumhuriyet’in temel ilkelerini ortadan kaldıracak bir rapor olduğunu belirtti. Özdağ, “Şimdi ortaya bir ittifak çıktı. D-A-M ittifakı. DEM Parti, AKP ve MHP ittifakı, bu rapor ittifakın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çıkacak yasalarda ne konularda işbirliği yapacağını gösteriyor” sözlerini sarf etti.
‘ÖCALAN’IN SERBEST BIRAKILACAĞI SÜRECİ DE YAŞAYACAĞIZ’
Bu süreçte pazarlık olmayacağının söylendiğini ancak, raporun öyle görünmediğini ifade eden Özdağ, "Bir pazarlık yapıldı ve bu pazarlıkta PKK'nın birçok talebi, Öcalan'ın birçok talebi kabul edildi. Bu kabul edilen talepler arasında Öcalan'ın serbest bırakılması da var. Öcalan’ın serbest kalma sürecini de yaşayacağız. MHP’li Feti Yıldız, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı komisyona girmeden önce yapmış olduğu açıklamada umut hakkının yani Öcalan'ın serbest bırakılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları üzerinden gerçekleşeceğini ifade etti ve bu raporda da zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları üzerinden bir serbest bırakılma öngörülüyor" dedi.
‘SURİYE DEVLETİ İÇİNDE PKK ÖRGÜTLEŞİYOR’
Suriye’deki PKK’nın dağılmadığını söyleyen Özdağ, “Suriye PKK'sı dağılmadı ve pazarlığın bir parçası olarak PKK PYD'nin Suriye'de kontrol ettiği alanlar daraltıldı. Geniş Arap alanlarında kontrol ediyordu. Bunu kendi gücüyle değil Amerika Birleşik Devletleri'nin gücüyle, Amerikan ordusunun gücüyle kontrol altında tutuyordu. Amerikan ordusu orada desteği çekti ve Arapların kontrol ettiği, SDG'li Arapların kontrol ettiği topraklar doğrudan Şam'ın kontrolüne girerken PKK'nın kontrol ettiği topraklar daraldı. Şimdi Türkiye'de bu iktidar tarafından bir zafer olarak sunuldu. Oysa bir zafer değildi. Bu PKK'nın Suriye devleti içinde kurumsallaşmaya başlamasıydı ve şu anda aslında SDG, PKK'ya da dönüşmüyor. Suriye'yi dönüştürüyorlar. Suriye'yi dönüştürüyorlar ve kurumsal anlamda Suriye devleti içerisinde PKK örgütleniyor ve derinleşiyor” ifadelerini kullandı.
‘PKK, TÜRKİYE’DE DE DEVLETE ORTAK OLACAK’
PKK Suriye'de devlete ortak olduğunu söyleyen Özdağ, “Ve şimdi demlilerin ağzından da şunu duyuyoruz. Suriye'de olan Türkiye'de olacak. Yani PKK, Türkiye'de de Suriye'de olduğu gibi devlete ortak olacak. Süreç bu. Peki bunu neye dayandırıyoruz? Birçok şeye dayandırıyoruz ama bakın raporun içinden bir ifade sayfa 33 diyor ki, ‘Bu çerçevede kardeşlik hukuku eşitlik temelli vatandaşlık anlayışını besleyen onurlu ve haysiyetli koruyan dilin yerleşmesini.’ Güzel de kardeşim eşitlik temelli bir şey yok mu? Vatandaşlık yok mu bu ülkede? Yok. Cumhuriyet eşitlik temelli Türk vatandaşlığı üzerine kurulmadı mı? Bunu yazdığınız andan itibaren PKK'nın eşit vatandaşlık söylemini kabul etmiş oluyorsunuz. İki milletli bir devleti kabul etmiş oluyorsunuz. PKK'nın temel en temel tezlerinin bu rapora girmiş olduğunu görüyoruz. Bakın sadece bu mu? Devam edelim. bu coğrafyanın Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ve diğer tüm kesimleri 10 yıllar boyunca süre gelen acıların ve çalışmaların tekrarına rıza göstermemektedir" sözlerini sarf etti.
‘BU RAPOR TÜRK MİLLETİNİ ORTADAN KALDIRAN RAPORDUR’
Bu raporun Türkiye'nin Lübnanlaşması raporu olduğu söyleyen Özdağ, “Bu rapor Türk milleti kavramını ortadan kaldıran bir rapordur. Ve bu rapor aynı zamanda Abdullah Öcalan'ın kravat takarak aynen Suriye'deki PKK'lılar gibi Münhe'e gelen kravat takarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yürümesi raporudur. Eğer Öcalan, bebek katili Öcalan meclise gelirse Zafer Partisi ne gibi bir aksiyon alır? Bakın mesele Zafer Partisi'nin gidip Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin önünde ne yapacağı değil mesele bugün buradaki ittifakın Öcalan'ı serbest bırakmak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne doğru yol yürütecek bir süreci Türk milletine satmaya çalışmasıdır. Bunu kabul ettirmeye çalışması Zafer Partisi olarak biz eee burada sandığa güveniyoruz. Sandık sandığa güveniyor. Türk milleti buna hayır diyecek. Türk milleti ezici bir çoğunlukla buna hayır diyecek. Göreceksiniz. Referanduma mı götürülmesini isteyeceksiniz? E tabii böyle bir anayasa değişikliğinin referanduma gitmesi lazım. Referanduma gitmezse de gelecek sene seçimler var. Seçimlerde bu iş bitecek” ifadelerini kullandı.
‘GİRİŞE TÜRK, KÜRT, ARAP İFADELERİ YAZILACAK’
Anayasa değişikliğinin nasıl olacağı hakkında konuşan Özdağ, “Girişe Türk, Kürt, Arap ifadeleri yazılacak. Böylece devlet farklı etnik gruplar tarafından kurulmuş algısı oluşturulacak. Eğer bir yerde kurucu olursanız, kurucu halk olursanız zamanı geldiğinde ben ayrılmak istiyorum diyebilirsiniz. Bu onun hukuki temelini oluşturacak. Ve yine burada yeni bir hukuktan bahsediliyor raporda. Bu da güvenliğin yanı sıra özgürlüğün, eşitliğin, adaletin, demokrasinin imkanlarını ve gücünü daha yüksek bir sesle konuşmanın zamanı gelmiş. Demek ki özgürlük, adalet yok” dedi.