Dünya Gazetesi yazarı Ümit İzmen, bugün kaleme aldığı köşe yazısında ABD'nin 2026 ile başlayan mutlak güç kullanımı analiz etti ve "Yeni bir kaynak mücadelesi dönemine" nasıl geçildiğini anlattı.
İzmen'in köşe yazısından öne çıkan başlıklar şöyle:
2025'in küresel ekonomik düzenin şekillenmeye başladığı yıl olduğunu belirten İzmen, 2026'nın jeopolitik düzenin yeniden şekillenmeye başladığı yıl olarak kayıtlara geçeceğini söyledi ve "Kurallara dayalı uluslararası düzenin yerini güç ve çıkar odaklı bir düzen alıyor" dedi.
Maduro’nun devrilmesinin en dikkat çekici sonucunun Venezuela petrollerinin ABD petrol devlerinin kontrolüne geçme ihtimali olduğunu ifade eden İzmen, "Bir de üzerine Grönland tehdidi eklenince batılı ülkelerin doğal kaynaklar üzerinde hakimiyet kurarak dünyayı sömürgeleştirdiği upuzun bir tarih yeniden hatırlandı" ifadelerini kullandı.
ABD'nin Venezuela darbesi aslında Çin'e bir darbe
Büyük kısmı ekstra ağır nitelikte ve bu nedenle çıkarılması ve işlenmesi daha maliyetli ve karmaşık olsa da Venezuela dünyadaki kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerine sahip ülke. Ayrıca Venezuela petrolünün en büyük alıcısı Çin. Venezuela’ya vermiş olduğu krediler karşılığında Çin ucuza petrol alıyordu. Bu yüzden ABD’nin Venezuela’daki siyasi darbesi, aynı zamanda Çin’e de jeopolitik bir darbe anlamına geldi. Gerçi Çin’in toplam enerji denklemi dikkate alındığında, bu darbe esas olarak jeopolitik rekabetteki hamle açısından önem taşıyor.
"Güçlü ve muktedir olmak müdahale için yeterli görünüyor"
Şimdiye kadar ABD askeri müdahalelerinin meşruiyetini demokrasi ve insan hakları gibi ahlaki bir söylem üzerine kuruyordu. Bu kez meşruiyetini ne ilke ve değerlere dayandırma ne de ulusal ve uluslararası hukuka uyma çabası var. Güçlü ve muktedir olmak müdahale için yeterli görünüyor. Sert güç ilk darbede sonuç alıyor. Ama kural bazlı sistemin temel direği olmanın getirdiği yumuşak gücün tamamen gözden çıkartılmasının uzun vadeli sonuçları olacaktır.
"ABD'nin jeopolitik liderliğinin tescil edildiği yıl..."
Geçen seneye Trump’ın başkanlığı devralmasının hemen ardından yükselttiği ithalat vergileri ile ABD’nin küresel ekonomik liderliğini pekiştiriyor görüntüsüyle başlamış ama yıl ilerlediğinde görüntü değişmişti. Son yazımın başlığını 2025’e Trump ve ABD ile başladık; Xi ve Çin ile bitirdik diye atmıştım.
Bu seneye de ABD’nin jeopolitik liderliğinin tescil edildiği görüntüsüyle başladık. Bakalım devamı nasıl gelecek? Sanırım 2026 ABD’nin küresel gücünün değil, küresel sistemde yeni bir sayfanın açılmasının tescil edildiği yıl olacak.