Haluk DURAL

Millî Savunma Bakanlığı tarafından, geçen 26 Mart 2026 günlü basın açıklamasında, önce NATO'nun Türkiye'de Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kurma sürecinde olduğunu açıklandı, ardından da Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında İstanbul'da Deniz Unsur Komutanlığı (Maritime Component Command) kurulacağı bilgisi paylaşıldı.

Kurulması Planlanan Nato Çok Uluslu Kolordu Karargâhı

MSB haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan açıklama şöyledir: “Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir.

Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır.

Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargâhın onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır.

Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir.

Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır. [[1]]

Türkiye’ye yeni NATO postalı - Resim : 1

Değerli gazeteci Barış Terkoğlu’nun Cumhuriyet Gazetesi’ndeki 23 Mart günkü yazısında[[2]], NATO Çokuluslu Kolordu Türkiye “NATO MNC-TÜR”ü (NATO Multinational CorpsTÜR, MNC-TÜR) yazmıştı. Yazıda kullanılan bir paylaşımında 29-30 Ocak’ta, NATO’nun savunma planlarını gerçeğe dönüştürmeyi hedefleyen Kolordu Komutanları Konferansı’nda (Land Command-LANDCOM Corps Commander Conference), bu çalışmanın NATO’nun bölgesel planlamaları kapsamında yapılmaya başlandığı ama henüz nihayete ermediği, çalışmanın geçen yıl başladığı bilgileri yer almaktadır.

Aynı yazıda; çift başlı Selçuklu kartalına benzeyen, ortasında Ay-Yıldız olan bir figürün üzerinde NATO yıldızı, iki yanda da “korkusuz” ve “azimli” kelimelerinin İngilizcesi yazan bir MNC-TÜR’ün armasını da paylaşılmıştı.

Türkiye, Rusya'nın Ukrayna'ya özel harekât başlattığı 2022 yılından itibaren ittifakın odağının tamamen Doğu Avrupa'ya kaymaya başlaması üzerine kıtanın güney ve güneydoğusunda yaşanan tehditleri gündeme getirmiş ve aynı yıl 28-30 Haziran 2022 tarihlerinde İspanya'nın başkenti Madrid'de yapılan NATO zirvesinde bu konunun ayrıca ele alınmasını sağlamıştı.

Savunma Bakanlığı kaynaklarının atıfta bulunduğu bölgesel planlar, ittifakın 2023'te Vilnius zirvesinde ele alınmış, Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı etkilere yanıt verecek şekilde güncellenmişti.

Vilnius'ta başlatılan süreç 2024'te Washington'da yapılan zirvede alınan kararlarla somutlaşmış ve kıtanın güney bölgelerinde yaşanan ve yaşanabilecek tehditlere karşı daha güçlü, stratejik ve sonuç-odaklı yaklaşımı içeren bir eylem planının kabul edildiği açıklanmıştı.

Savunma Bakanlığı'nın açıklamasından Türkiye'nin yeni birçok uluslu karargâhı topraklarında kurma konusundaki beyanını 2024'te NATO'ya ilettiği anlaşılmaktadır.

Çok uluslu karargâhların görevleri neler?

NATO, Türkiye'deki varlığının yanı sıra Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ilhakı ve 2022'de Ukrayna'ya karşı başlattığı askerî harekâttan bu yana doğu kanadındaki askeri varlığını da oldukça arttırarak Rusya ve Belarus sınırında bulunan çokuluslu muharebe gruplarının sayısı dörtten sekize yükselmiştir.

NATO'nun kuzeyden güneye; Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Slovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan'da olmak üzere toplam sekiz çokuluslu muharebe grubu bulunmaktadır.

NATO'nun bölgedeki ana çok uluslu karargâhlarından biri Polonya'da "MNC NE" (Multinational Corps Northeast- MNC NE) olarak anılan karargâh 1999 senesinden beri aktiftir ve NATO'nun bölgedeki en üst düzey karargâhı olup 2017'den bu yana Yüksek Hazırlık Gücü'ne de ev sahipliği yapmaktadır.

Polonya'nın kuzeybatısında Szczecin kentinde konuşlu olan MNC NE, bölgede yer alan diğer komutanlıklarla beraber caydırıcılık ve savunma görevlerinin yanı sıra bir saldırı durumunda ittifakın korunması sorumluluğunu da üstenmektedir.

Romanya'da konuşlu olan çok uluslu karargâhı MNC SE (Multinational Corps Southeast) ise 2018'te Bükreş'te kurulmuş ve sonrasında kapsamlı bir askeri güç olarak Sibiu kentine taşınmıştır. Bu karargâhın görevleri arasında Güneydoğu bölgesinin korunması açısından ittifak ve üye devletler arasında eşgüdüm sağlanması yer almaktadır.[[3]]

Bu durumda Adana'da kurulacak Türkiye çok uluslu karargahının da Polonya ve Romanya'daki benzerleri gibi görev ve sorumluluklar üstleneceği değerlendirilebilir. Ancak bölgemizde devam eden ABD/İsrail-İran savaşı sürecinde kurulması planlanan çok uluslu karargâhın başta Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika olmak üzere bölgeden kaynaklanacak tehditlere odaklanacağı yönündeki yorumların hiçbir doğruluğu yoktur. Bu noktada Türkiye ile NATO’nun sayılan bölgelerdeki tehdit algılaması tamamen farklıdır. NATO bölgesel tehdit olarak İran’ı görürken, Türkiye tehdit olarak İsrail’i görmektedir.

Çünkü sayılan bu bölgelerden Türkiye’ye yönelik tehdit, İsrailli bazı yetkililer, basın mensuplarının açıklamalarında ifadesini bulduğu üzere, sadece İsrail’den gelmektedir.

Böyle bir tehdide karşı, 40 yıldır PKK’ya her türlü desteği vermiş olan AB-D ülkelerinin üyesi oldukları NATO’nun Türkiye’yi koruması söz konusu bile değildir.

Dolayısıyla Adana’da kurulacak olan Çok Uluslu NATO Kolordusu Türkiye’nin değil NATO’nun, daha doğrusu ABD/İsrail’in bölge planlarına hizmet edecektir.

Anadolu Kavağı/Beykoz'da konuşlanması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı

İstanbul Boğazı Anadolu Kavağı’nda konuşlanması planlanan NATO Deniz Unsur Komutanlığı hakkındaki ilk haber Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın 24 Mart tarihli açıklamasıyla duyuruldu.

“Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolu Kavağı/Beykoz’da konuşlanması planlanan Deniz Unsur Komutanlığına (NATO Maritime Component Command-MARCOM[[4]]) ziyaret gerçekleştirildi.

Ziyarete, İstanbul Boğaz Komutanı Tuğamiral Özgür Erken ve Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Birol Orak ile Deniz Unsur Komutanlığı personeli de katıldı.”[[5]] Savunma Bakanlığı ise İstanbul'da kurulması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı'na ilişkin açıklamayı 28 Mart günü yaptı. Bakanlık, ilk kez bu bildirimle açıkladığı gelişmeye ilişkin ayrıntı vermedi.

Bilindiği üzere üç NATO üyesi ülke; Türkiye, Romanya ve Bulgaristan Temmuz 2024'te NATO kapsamı dışında kurdukları Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (Mine Countermeasures-MCM Black Sea Task Group) aracılığıyla Karadeniz'de seyir güvenliği konusunda zaten iş birliği halindedirler.

Bu durumda Anadolu Kavağı’nda kurulmak istenen çok uluslu Deniz Unsur Komutanlığı için planlanan başka gizli bir maksat vardır. Bu gizli maksat Montrö Anlaşmasını delmek, giderek anlaşmanın feshini sağlayarak, Karadeniz’e kıyıdaş olmayan ülkelerin, başta Amerikan, İngiliz, Fransız savaş gemilerinin Karadeniz’e serbestçe girişi sağlamaktır.

Montrö’ye aykırılık

1936 tarihli Montrö Sözleşmesi[[6]] ile Türkiye Boğazlar üzerinde tam egemenlik tesis etmiştir. Türkiye 20 Temmuz 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesini, imzalandığı tarihten beri “özenle, tarafsız ve dirayetle” uygulamaktadır. Bu durum, Karadeniz’de “barış, güvenlik ve istikrarın” sigortasını teşkil etmektedir. Bu sözleşme Türkiye’ye çok önemli jeopolitik güç vermiştir. Bu Sözleşmeye göre:

  • Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı barış ve savaş zamanında “serbest su yoludur.”

Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin;

  • savaş gemilerinin geçişinde herhangi bir kısıtlama yoktur.
  • denizaltıları su üstünden geçmek zorundadır.

Kıyıdaş olmayan ülkeler savaş gemileri için;

  • Karadeniz’de birleşik olarak bulundurabilecekleri toplam tonaj 30.000,- tonu geçemez.
  • herhangi bir ülkenin bulundurabileceği tonaj 20.000,- tonu geçemez.
  • Karadeniz’e denizaltı sokamaz.
  • Çanakkale Boğazı’ndan girmeden beş gün önce diplomatik yoldan başvuru yaparlar, girişi onaylanan savaş gemisi, hiçbir yerde durmadan Karadeniz’e çıkar ve 21 gün sonra Çanakkale Boğazı’ndan Ege Denizi’ne çıkmak zorundadır.

Türkiye Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerdeki savaş halinde Boğazları savaş gemilerine kapatma yetkisine sahiptir.

Görüleceği gibi Anadolu Kavağı’nda kurulmak istenen çok uluslu Deniz Unsur Komutanlığı, Montrö Sözleşmesinin tahribini amaçlayan, Karadeniz’e serbestçe giremeyen ABD’nin NATO makyajlı bir projesidir. Bu plan uygulanırsa Türkiye, dış ticaretinin en büyük kesimini Boğazlardan yapan Rusya ile karşı karşıya getirilecektir.

İstanbul Boğazı’nda NATO’nun yerleşmesi askeri bir konu olmayıp, Türkiye’nin 90 yıllık jeopolitik pozisyonu için kırılma noktasıdır.

Anayasaya aykırılık

Anayasanın 92. maddesine göre Yabancı bir askeri gücün Türkiye’de bulunmasına İzin verme yetkisi TBMM’ne aittir.

MADDE 92- Milletlerarası hukukun meşrû saydığı hallerde savaş hali ilânına ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.

Anayasada NATO için herhangi bir ayrıcalık yoktur. Gerçi NATO ile yapılmış olan ortaklık anlaşması, anayasanın Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma hakkındaki 90. maddesi kapsamında olmakla beraber, ülkeye yabancı asker konuşlandırmak her hâlükârda anayasanın 92. Maddesi uyarınca TBMM izni gerektirir.

Sonuç olarak

Adana’da kurulması kararlaştırılan Çok Uluslu NATO Kolordusu ve İstanbul Boğazı Anadolu Kavağı’nda kurulacak olan NATO Deniz Unsur Komutanlığı ile daha önce silahlı yabancı askerlerin bulunduğu Kürecik Radarı ve diğer NATO teşkilleri için anayasanın 92. Maddesine göre TBMM izni bulunmuyorsa, bütün bu tür yapılanmalar ANAYASAYA AYKIRIDIR. Böyle yabancı asker bulunduran hiçbir yapılanma; TBMM izni (kararı) olmadan, yürütmenin karar veya kararnamesiyle kurulamaz.

[[1]] : MSB Basın Bilgilendirme Toplantısı, 26.03.2026 https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/c8613ca01d1441c181ddab99fa86ac2b

[[2]] : Barış Terkoğlu, https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/baris-terkoglu/bakanliktan-dogrulattigim-bilgiler-2488786

[[3]] : https://www.bbc.com/turkce/articles/cwy3641kzklo

[[4]] : NATO Allied Maritime Command-MARCOM, https://mc.nato.int/, Allied Maritime Command-MARCOM, NATO deniz kuvvetlerinin merkezi komuta karargâhı ve İttifakın Denizcilik merkezidir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Komutanı olarak MARCOM, NATO sorumluluk alanındaki deniz operasyonlarını komuta eder, koordine eder ve senkronize eder. MARCOM, Daimî Deniz Grupları ve Daimî Mayın Karşı Tedbir Grupları ile denizaltılar ve deniz uçakları da dahil olmak üzere denizdeki NATO deniz kuvvetlerine komuta eder. Komuta rolüne ek olarak, MARCOM ayrıca deniz alanındaki operasyonları Müttefik ve Ortak donanmalarla ve diğer NATO Komutanlıklarıyla koordine eder.

[[5]] : https://www.dzkk.tsk.tr/SlaytHaber/2932026-20153

[[6]] : Montrö Sözleşmesi Tam Metni, https://www.ismetinonu.org.tr/montro-bogazlar-sozlesmesi/