Avrupa kıtasını etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve şiddetli kuraklık, nehir debilerini kritik seviyelere düşürdü. Kıtanın en önemli su yollarından biri olan Tuna Nehri, Sırbistan, Hırvatistan ve Bulgaristan hattında tarihi bir kuraklıkla karşı karşıya. Nehirdeki su seviyesinin rekor düzeyde gerilemesi, hem ulaşımı ve tarımı olumsuz etkiledi hem de onlarca yıldır su altında saklı kalan sürprizleri ortaya çıkardı.

SIRBİSTAN’DA SON 50 YILIN EN ŞİDDETLİ KURAKLIĞI

Sırbistan Hidrometeoroloji Enstitüsü Yetkilisi Dejan Vladikovic, ülkedeki birçok ölçüm istasyonunda Tuna Nehri su seviyesinin son yarım asrın en düşük değerlerine gerilediğini duyurdu. Hırvatistan sınırına yakın Bezdan bölgesinde yapılan ölçümlerde su seviyesinin referans noktasının 120 santimetre altına (eksi 120 cm) düştüğü kaydedildi.

Tuna Nehri’nin tarihindeki en düşük seviye ise eksi 143 santimetre ile en son 1909 yılında kaydedilmişti.

Nehrin çekilmesiyle birlikte Novi Sad şehri sakinleri nehir yatağının neredeyse ortasına kadar yürüyebildiklerini belirterek, ömürleri boyunca böyle bir manzaraya tanıklık etmediklerini vurguladı. Su seviyesindeki sert düşüş nedeniyle çok sayıda küçük gemi ve tekne karaya oturdu.

SULAR ÇEKİLDİ, TARİH GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Tuna Nehri’ndeki benzeri görülmemiş çekilme, bölge ülkelerinde yıllardır su altında kalan tarihi kalıntıları da açığa çıkardı:

Hırvatistan’da 90 Yıllık Gemi Enkazı: Opatovac yakınlarında suların çekilmesiyle yaklaşık 90 yıldır nehir tabanında saklı duran devasa bir gemi batığı gün yüzüne çıktı.

Bulgaristan’da Mamut Kalıntıları: Bulgaristan’ın kuzeyindeki Ryahovo köyü kıyılarında nehir yatağında dev bir mamuta ait olduğu değerlendirilen alt çene kemiği, iki adet diş ve kaburga kemikleri bulundu.

Tarım ve Ulaşım Tehlikede: Sulama Faaliyetleri Durduruldu
Kuraklığın boyutlarının artması üzerine Tuna havzasındaki birçok bölgede tarımsal sulama faaliyetleri geçici olarak askıya alındı.

Meteoroloji uzmanları ve çevre bilimciler, bölgede beklenen yağışların gerçekleşmemesi halinde su seviyelerindeki düşüşün devam edebileceği ve bu durumun hem nehir taşımacılığını hem de ekosistemi geri dönülemez şekilde etkileyebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.