Habertürk’te yer alan habere göre, annesi böbrek nakli olan Şahin, Dünya Böbrek Günü kapsamında kronik böbrek hastalığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen basın toplantısında moderatörlük yaptı. Hem bir hasta yakını hem de farkındalık elçisi olarak konuşan Şahin, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken yaşadığı süreci de içtenlikle anlattı.
Şahin, annesinin yıllarca böbrek hastalığıyla mücadele ettiğini belirterek, “Çok şükür şimdi sağlığına kavuştu. Annemin hastalığı beni Avrupa Birliği Parlamentosu’na kadar götürdü ve orada bu konuda konuşma yapma fırsatı buldum” dedi.

Model, diyaliz döneminin aileleri için oldukça zorlu geçtiğini ifade ederek şu sözleri kullandı:
“Diyaliz sürecinde her an her şey yaşanabiliyor. Annem iki kez beyin kanaması geçirdi. O anlarda hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gerçekten anlıyorsunuz. Doktorlar annemi ameliyata alırken bana ‘Vedanı yap’ demişti. Ama nakil gerçekleştikten sonra dünyalar benim oldu. Donör sürecinin bile ikna aşaması yaklaşık bir yıl sürdü. Sonunda kardeşim böbreğini anneme vererek onun yeniden hayata tutunmasını sağladı.”
Şahin, çocukluk yıllarında yaşadığı talihsiz bir trafik kazasını da anlattı. Henüz 40 günlükken ailesiyle birlikte fotoğraf çektirmeye giderken kaza geçirdiklerini söyleyen model, başında hâlâ izleri bulunan dikişler olduğunu belirtti. Annesinin o kazada başından darbe aldığını ve yıllarca baş ağrısı çektiğini dile getiren Şahin, bu nedenle kullanılan bazı ilaçların zamanla annesinin böbreklerine zarar verdiğini ifade etti.

Moda dünyasına da değinen Şahin, Paris Moda Haftası hakkında yapılan paylaşımları değerlendirirken, “Moda haftaları aslında büyük bir şov alanı. Herkes markasını en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyor. En şık ve dikkat çekici kombinler orada sergileniyor. Ben ise sosyal medyayla çok barışık değilim; kullanmam gerekiyor ama bazen sıkılıyorum” dedi.
Annesinin diyaliz sürecinin kendi hayatında psikolojik bir iz bıraktığını da söyleyen Şahin, “Annemin diyaliz günleri pazartesi ve perşembeydi. Ben uzun süre hayatımı bu günlere göre planladım. Doktoru bana ‘Sen uzun süre annenin annesi oldun, onun yükünü sen taşıdın’ dedi. Nakilden sonra annemin yüz renginin hemen pembeleştiğini görmek inanılmazdı. Bu hastalık kesinlikle hafife alınmamalı; herkes düzenli kontrollerini yaptırmalı” ifadelerini kullandı.
Tülin Şahin, bundan sonra böbrek hastalığı konusunda farkındalık yaratmaya devam edeceğini belirterek, “Bu artık sadece bizim ailemizin meselesi değil. Böbrek hastaları için çalışmaya devam edeceğim, buna söz verdim” dedi.