ABD Başkanı Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun kaçırılarak yargılanmasına başlanması sonrası gözünü Grönland’a dikti. Danimarka’ya bağlı özerk bölge olan Grönland’ı istediğini defalarca dile getiren Trump’a Avrupa ülkelerinden sert yanıt geldi. Trump’ın bir NATO ülkesi olan Danimarka’nın toprağına göz dikmesi NATO tarihindeki en büyük kriz olarak niteleniyor. Hatta bu durum NATO tarihindeki ilk ‘iç kriz’ olarak kayıtlara geçti.
Trump, Grönland planına karşı çıkan 8 Avrupa ülkesine yaptırım kararı alması Avrupa ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşının başlamasına yönelik endişeleri artırdı. Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda konuşacak Trump’ın Grönland konusunda vereceği mesajlar merakla bekleniyor.
Danimarka ordusu ABD tehdidine karşı Grönland’daki faaliyetlerini artırırken Başbakan Mette Frederiksen “Egemenliğimiz, kimliğimiz, sınırlarımız ve demokrasi pazarlık konusu olamaz" diyerek Trump’a net mesaj verdi.
ÇİN SAHNEYE ÇIKTI
Trump’ın Grönland’ı ele geçirme isteği tüm dünyada tedirginliğe neden olurken Çin’den dikkat çeken bir çıkış geldi. ABD ile birlikte dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin, küresel meselelerde çok fazla öne çıkan bir ülke değildi. Ancak son dönemde ABD ile restleşen ülkeler rotasını Çin’e çevirerek Pekin yönetimi ile ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor.
ABD’nin sınır komşusu ve ‘stratejik ortağı’ Kanada, Trump yönetiminin vergi kararları sonrası rotasını Çin’e çevirdi. Kanada Başbakanı Mark Carney, Trump’ın Kanada’yı ABD’nin 51. Eyaleti yapma isteğini kamuoyu ile paylaşması ve ek vergiler getirmesi sonrası geçen hafta Pekin’e gitti. Yapılan görüşmeler sonrası Kanada ve Çin ‘stratejik ortaklık’ kurdu. Ayrıca Kanada, Çin’den gelen elektrikli araçlara yönelik gümrük vergilerini gevşetti. Carney, Çin ile kurulacak ortaklığın ülkesini ‘yeni dünya düzenine’ karşı iyi bir şekilde hazırlayacağını söyledi.
Kanada dışında Çin’e olumlu yaklaşmaya başlayan bir başka ülke ise İngiltere olabilir. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, parlamentoyu Pekin yönetimi ile ilişkileri geliştirmek için ikna etmeye çalışıyor. Yaşanan gelişmeler Batı ülkelerinin Trump tehdidi nedeniyle Çin’e yaklaşmaya başladığını gösteriyor.
İŞ BİRLİĞİ ÇAĞIRISI
Öte yandan Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, Davos’ta yaptığı konuşmada işbirliği çağrısı yaptı. He Lifeng, Trump’ın yaptığı üst üste yaptırım tehditlerine dikkat çekerek “Bazı ülkelerin tek taraflı eylemleri ve ticaret anlaşmaları, Dünya Ticaret Örgütü'nün temel ilkelerini ve kurallarını açıkça ihlal ediyor ve küresel ekonomik ve ticari düzeni ciddi şekilde etkiliyor” şeklinde konuştu. Gümrük vergileri ve ticaret savaşlarının kazananının olmadığının altını çizen He Lifeng küresel ticaret sisteminin yıllardır karşılaştığı en büyük zorlukla yüzleştiğini söyledi.
He Lifeng ayrıca ülkelere verdiği mesajda “Çin, diğer ülkeler için bir rakip değil, bir ticaret ortağıdır. Çin'in gelişimi, dünya ekonomisi için bir tehdit değil, bir fırsat sunmaktadır” dedi. Davos’ta yapılan konuşmanın oldukça olumlu karşılandığı belirtiliyor.
Küresel krizin tırmandığı dönemde Çin kendisini bir alternatif olarak göstermeye çalışıyor. Bu durumun dünya siyasetindeki dengeleri nasıl değiştireceği merakla bekleniyor.
Danimarkalı Bakan, Trump ile görüşmesini anlattı: Anlaşamayacağımız konusunda anlaştıkDünya
Trump’tan petrol itirafı: Venezuela’nın zenginliği ABD’ye gidecekDünya
Çin ve Güney Kore süreci yumuşatmak istiyorDünya
Trump’tan Grönland iddiası: 20 yıldır Rus tehdidini görmedilerDünya