Gazeteci Barış Terkoğlu, bugün kaleme aldığı köşe yazısına eski Tunceli Belediye Başkanı Maçoğlu ile yaptığı görüşmeyi taşıdı. Maçoğlu, Tuncay Sonel'in kayyumluk dönemine ilişkin çarpıcı iddiaları dile getirdi.
Terkoğlu'nun yazısından öne çıkanlar şöyle:
Gerçekten de 15 Kasım 2019’da Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu imzasıyla İçişleri Bakanlığı’na şöyle yazılmış:
Tunceli Belediyesi Meclisi tarafından kendi üyeleri arasından oluşturulan komisyon tarafından, belediye başkan vekili/kayyım dönemlerinde yapılan iş ve işlemler hakkında yapılan inceleme ve araştırma sonucunda oluşturulan rapor eklice sunulmuş olup belirtilen konular hakkında gerekli müfettiş incelemesinin yapılması konusunda...
İşte o rapor Vali Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini yedi ayrı başlıkta ele alıyordu. Peki nelerdi o ihaleler?
1. Belediye hizmet binası ve yeraltı çarşısı yapım ve onarım işi ihalesi: Vali Tuncay Sonel, bu ihaleyi 11 Aralık 2017’de onaylamış. İhaleyi yaparken 21/B’ye göre, yani acil ve afet durumlarında kullanılması gereken maddeye göre yapmış. İlansız ihaleye çıkmış. Katılacak firmaları önceden belirlemiş. Sadece iki firma çağrılmış. Yaklaşık maliyet de formalite olarak bu firmalarca belirlenmiş. Sonunda o günün parasıyla 7 milyon artı KDV’lik bir bedelle ihale “sahibine” verilmiş.
2. Köprü ve kıyı düzenlemesi peyzaj işi: Vali, 8 Ocak 2018’de yine 21/B’ye göre durumla alakasız ihale yapmış. Yine iki firma çağrılmış. İhale o günün parasıyla 13 milyon artı KDV üzerinde bir bedelle Enver Yakar isimli kişiye kalmış. Üstelik buradaki bazı dolgu işlerini belediye yaptığı halde ihale kapsamında gösterilmiş. Ayrıca zaten burada ihtiyaca cevap veren köprüler olduğu halde gereksiz bir harcama yapılarak kamuya zarar şirkete kazanç yaratılmış.
3. İş makinesi ve araç kiralama ihalesi: Yine aynı usulle çıkılan ihaleye tek katılımcı gelmiş. Kısacası tam anlamıyla adrese teslim iş yapılmış. 27 Aralık 2017’de onaylanan ihaleye o günün parasıyla 2 milyon 170 bin lira artı KDV verilmiş. Araçların cinsine ve vasıflarına bakıldığında satın alınmasının daha ekonomik olduğu görülmüş. Üstelik yakıtlarının belediye tarafından karşılandığı araçlar şoförsüz alınmış. Tam anlamıyla formalite olan ihaleyle kamunun parası birilerine verilmiş.
OYUNCAK BİLE ADRESE TESLİM
4. Park ihalesi: İsmet İnönü Parkı kiralaması önce 3 Ekim 2018’de encümen kararıyla usulüne uygun şekilde yapılmış. Dokuz firma talip olup açık artırmayla ihaleye katılmış. 15 bin 500 lirayla Yusuf Aygün kazanmış. Kayyım vali, hiçbir neden göstermeden bunu iptal etmiş. Aylık 9 bin 500 liraya ihalesiz bir şekilde başkasına vermiş.
5. Oyuncak alım ihalesi: Rapora göre oyuncak alımı bile usulüne uygun yapılmamış. Olması gereken şekilde, yani açık ihaleyle yapılmamış. Yereldeki esnaftan teklif alınmadığı gibi, ihaleye davet edilenlerce belirlenen fiyatlara göre il dışından şirketlerin Tunceli’ye oyuncak satması sağlanmış.
6. Üniversite öğrencilerine burs verilmesi: AYM kararı nedeniyle birçok muhalefet belediyesinin üniversite öğrencilerine burs vermesi yasaklanmıştı. Buna rağmen kayyım vali, 2017-2018’de seçtiği öğrencilere, o dönemin parasıyla yaklaşık bir milyonluk burs vermiş.
7. Sokak aydınlatma direği ve elektrik malzemesi alımı ihalesi: Rapora göre bu ihale de adrese teslim yapılmış. Maliyeti yüksek, şehir dokusuna uymayan, gereksiz enerji sarf eden bir seçim gerçekleşmiş. Bunun ötesinde şehrin girişinde tanesi o dönemin parasıyla dört yüzer bin liraya yaptırılan görseller de kamu zararı olarak tespit edilmiş. Raporun sonunda İçişleri Bakanlığı’ndan bir talepte de bulunulmuş. Şehre uzman gönderilmesi, daha derin bir çalışmanın yapılması istenmiş.
SOYLU İMZALI YANIT
Cevap mı?
İçişleri Bakanlığı, Süleyman Soylu imzasıyla 20 Kasım 2020’de o talebe şu yanıtı vermiş: “İddialarda bahsi geçen tüm iş ve işlemlerin kamu yararı gözetilerek şehrin ihtiyaçları doğrultusunda ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, gerekli tüm kararların alındığı ve tüm yazışmaların yapıldığı, piyasa araştırması yapılarak rayiç bedel üzerinden hazırlandığı (...) tüm işlemlerin kamu menfaatinin ön planda tutularak ve Tunceli halkının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yapıldığı, dolayısıyla iddiaların gerçeği yansıtmadığı...”
Kısacası İçişleri Bakanlığı’nın verdiği cevap adeta Vali Tuncay Sonel’e kefil olacak nitelikte.
Bununla kalmamış.
Tunceli Belediyesi önce bu karara itiraz etmiş. Sonuç alamayınca 4 Ocak 2021’de, Tuncay Sonel’in durumunu Danıştay 1. Dairesi’ne taşımış.
O dönem haberlere yansıdığı gibi, Danıştay, 2 Mart 2021’de, “Maçoğlu haklı, vali soruşturulmalı” demiş. Ancak “Ülkeye komünizm lazım olursa biz getiririz” diyenler, “Hukuk lazım değil” diyerek böyle bir soruşturmayı yapmamış.
TEK DOKUNAN KOMÜNİST
32 yıllık bürokrat memleketi canının istediği gibi yönetti. Ona 32 yıl boyunca ne yargı ne müfettişler dokunabildi. Tek dokunmaya çalışan komünist bir belediye başkanı oldu!
İşte bu yaşananlardan altı sene sonra gördük ki ülkenin “kamu çıkarını savunan muhalefete” gerçekten de ihtiyacı varmış. Böyle bir muhalefetin olduğu sokaklarda şımarık vali çocukları, “Devlet benim” diye belinde silahla dolaşamazmış. Milletin parasının pulunun doğru harcanmasının peşinde koşan muhalefet, aslında ülkenin çocuklarının da 21 yaşında ölmemesinin garantisiymiş.
Cehennemin duvarlarının üstümüze çökmesini onun düzenine karşı çıkmaya cesaret edenler engelleyecek.