Bakan Memişoğlu, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) toplantısında milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bakanlıkta, acil gebelik durumlarında avantaj sağlayabilecek her türlü sağlık aracının bulunduğunu vurgulayan Memişoğlu, özellikle kırsal bölgelerde riskli gebelikleri olan kişilerin hastanelerde misafir edildiğini belirtti.

"SENEDE YAKLAŞIK 1 MİLYAR İNSANA DOKUNUYORUZ"

Türkiye’nin sağlık sisteminin birçok ülke tarafından örnek alındığını aktaran Memişoğlu, “Türkiye bugün sağlık hizmetleri anlamında dünyanın en iyi, en ulaşılabilir, en sosyal ve ücretsiz hizmetini sunuyor. Senede yaklaşık 1 milyar insana dokunuyoruz” dedi.

Sağlıklı Hayat Merkezlerinde çok sayıda sağlık çalışanının görev yaptığını ve çeşitli hizmetlerin verildiğini kaydeden Memişoğlu, toplumun hâlâ bu merkezlerden yeterince haberdar olmadığını söyledi.

1100 aile sağlığı merkezi için planlama yaptıklarını aktaran Memişoğlu, “400’ünün inşaatını bitiriyoruz, 380 küsur tanesinin de inşaat ihalesine başlıyoruz. Birinci basamağı güçlendirmediğimiz sürece sağlıklı toplumu oluşturma şansımız yok” ifadelerini kullandı.

"1 MİLYONA YAKIN DOĞUM GERÇEKLEŞTİ"

18 yaş altı doğurganlık verilerine ilişkin konuşan Memişoğlu, “1 milyona yakın doğum gerçekleşti. 18 yaş altı doğum sayısı 3 bin 896. Türkiye, Avrupa’ya kıyasla çocuk veya genç yaşta doğumlarda daha düşük sayılara sahip. Bu açıdan iyi bir noktadayız” dedi.

Sezaryenin bir doğum şekli olmadığını belirten Memişoğlu, “Bir cerrah olarak söylüyorum, sezaryen bir ameliyattır. Bunun sanki doğumun bir şekliymiş gibi algılanması yanlış. Doğal olan normal doğumdur ve müdahale olmadan gerçekleşebilir. Türkiye, sezaryen oranları açısından kötü bir örnek haline geldi. Bunu düzeltmemiz gerekiyor. Annenin ve çocuğun sağlığı için normal doğum çoğu zaman daha uygundur. Sezaryene karşı değilim, yeter ki tıbbi endikasyon olsun” dedi.

"ÖZELLİKLE SON 5 YILDA DOĞUDAKİ DOĞURGANLIK ORANLARIMIZ CİDDİ ŞEKİLDE DÜŞMEYE BAŞLADI"

Doğurganlık oranlarının düşüşüne dikkat çeken Memişoğlu, “Özellikle son 5 yılda doğudaki doğurganlık oranlarımız ciddi şekilde düşmeye başladı, bu tehlikeye işaret ediyor” dedi.

Kovid-19 salgını sonrası aşı karşıtlığının arttığını belirten Memişoğlu, “Bunun için bir eylem planı hazırlıyoruz. Türkiye önce kendi aşısını üretecek. Bazı kesimlerin aşının içeriğiyle ilgili şüpheleri var. 13 farklı aşıyı planladık ve yakın zamanda ihalesini yapacağız. Yerli aşılarımızı sadece Türkiye’ye değil, dost ülkelere de ulaştıracağız” değerlendirmesinde bulundu.

Memişoğlu, doğurganlık politikalarına ilişkin olarak da şunları söyledi: “Son 10 yılda Türkiye’de doğurganlık oranı hızla düşüyor. Özellikle son 5 yılda doğudaki oranlar ciddi şekilde azaldı. Bunu siyasi bir söylem olarak değil, gerçek bir risk olarak söylüyorum. Doğurganlığı teşvik edici politikalar uygulamak zorundayız; nüfus planlamasında azaltmaya değil, çoğaltmaya göre hareket etmeliyiz.”