CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa'da gençlik merkezi, kent lokantası ve halk hizmet noktalarının açılışları öncesinde açıklamalarda bulundu. Özel yine 'erken seçim' çağrısı yaparak, geçtiğimiz günlerde 28 bin 75 TL olarak açıklanan asgari ücrete sert çıktı.
Asgari ücretin tarihte ilk kez açlık sınırının altında açıklandığını hatırlatan Özel'in açıklaması şöyle:
"Erken seçim 2026'da olsun. Bir sene daha beklemenin anlamı yok. Tarihte ilk kez asgari ücret açlık sınırının altında açıklandı. Alındığında daha da altında olacaktır. Geçim yok seçim olsun..."
BİLAL ERDOĞAN'IN GAZZE MİTİNGİ ELEŞTİRİSİ
Özel, CHP’nin Gazze ile ilgili yapmak istediği basın açıklamasına yetkililer tarafından izin verilmezken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Galata Köprüsü'nde yaptığı Gazze organizasyonuna izin verilmesini eleştirdi.
'Her isteyene bu izinler verilmeli' diyen Özel "Objektif bakacak olursak dün verilen izin doğru, önceki verilmeyen izinler büyük yanlışlıktı. 'Bize vermediniz onlara da vermeyin' diyecek halimiz yok. Kim Gazze için, Filistin için yürüyorsa, kim ses çıkarmak istiyorsa ona izin versinler. Ama diğer yandan bu ikili uygulamalar doğru değil, vicdanları yaralıyor. Birine helal olan öbürüne haram olsun, birine serbest olan öbürüne yasak olsun demokrasilerde bu olmaz. İzni isteyen CHP olursa köprünün üstü yasak, izni isteyen Sayın Cumhurbaşkanı'nın oğlu olduğunda o izin verilecek; bu doğru bir yaklaşım değildir. İznin verilmesi doğrudur, her isteyene bu izinler verilmelidir." dedi.
SURİYE
Özel, Suriye ve 10 Mart Mutabakatı’na ilişkin değerlendirmesinde mutabakatı önemsediğini dile getirerek uygulanması gerektiğini ifade etti.
Özel açıklamasına şöyle devam etti:
"O zaman da söylemiştik; çerçevesi geniş, muğlak ifadeler var ve nasıl hayata geçirileceği konusu netleştirilmeli diye. 31 Aralık'a kadar süre vardı, bu süre doldu ve bir mutabakat sağlanamadı. Buradan diplomasiye alan açılması gerektiğini düşünüyoruz. Suriye'deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok. Suriye'de herkesin temsil edildiği bir anayasal çerçeveye ihtiyaç var. Türkiye'den çıkan seslerin bu noktada yapıcı olması lazım. Açıkça söylüyoruz; buradan bize de orada bir görev düşerse biz katkı yapmaya açığaız. Yeter ki Suriye'de barış olsun. Suriye barış içinde olursa Türkiye'deki sığınmacı sorunu da tamamen hallolur."
10 MART MUTABAKATI NEDİR?
Colani (Ahmed eş-Şera) ve SDG komutanı Mazlum Abdi tarafından 10 Mart’ta Şam’da imzaladığı “mutabakat” 8 maddeden oluşuyor.
Mutabakatta SDG’nin ve kontrolündeki bölgelerin Şam’a bağlanması buna karşılık Kürtler ve azınlıkların haklarının gözetileceği ve Kürtlere anayasal haklar verileceği ifade ediliyor.
Sana’da da yayınlanan anlaşmanın sekiz maddesi şöyle:
1- Tüm Suriyelilerin siyasi süreçte temsil edilme ve devlet kurumlarına katılım hakkı, dini ve etnik kökenlerinden bağımsız olarak liyakat esasına göre güvence altına alınacaktır.
2- Kürt toplumu, Suriye devletinin asli bir unsuru olarak kabul edilecek ve vatandaşlık hakları ile anayasal hakları güvence altına alınacaktır.
3- Suriye topraklarının tamamında ateşkes sağlanacaktır.
4- Kuzeydoğu Suriye’deki (Rojava) tüm sivil ve askeri kurumlar, Suriye devleti yönetimi çerçevesinde entegre edilecek; sınır kapıları, havaalanları ve petrol ile gaz sahaları devlet kontrolüne alınacaktır.
5- Tüm Suriyeli mültecilerin kendi şehir ve köylerine geri dönüşü güvence altına alınacak ve korunmaları Suriye devleti tarafından sağlanacaktır.
6- Suriye devleti, Esad rejiminin kalıntılarıyla ve ülkenin güvenliği ile birliğini tehdit eden unsurlarla mücadelede desteklenecektir.
7- Bölünmeye yönelik çağrılar, nefret söylemi ve toplumdaki ayrışmayı körükleyen girişimler reddedilecektir.
8- Uygulama komisyonları, anlaşmanın yılsonuna kadar tamamen hayata geçirilmesi için çalışmalar yürütecektir.