Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulundaki katliamının perde arkasına dair YENİÇAĞ’ın ulaştığı bilgiler, yalnızca bir güvenlik zafiyetini değil, aynı zamanda madalyonun diğer yüzünü ortaya koyuyor.
Edinilen bilgilere göre; okulun önceki yönetimi döneminde uygulanan ve sabahçı öğrencilerin öğleden sonra, öğlenci öğrencilerin ise sabah saatlerinde okula girişini engelleyen kural, yeni idare tarafından kaldırıldı. Bu değişiklikle birlikte okul içindeki kontrol mekanizmasının zayıfladığı ve öğrenci giriş-çıkışlarının denetimsiz hale geldiği öne sürüldü.
ÖNCE KIZLAR TUVALETİNE GİRDİ
Saldırıyı gerçekleştiren ve öğlenci olduğu belirtilen İsa Aras Mersinli’nin olay günü sabah saatlerinde okula gelerek kızlar tuvaletine girdiği öğrenildi. Tuvalette bulunan öğrencilerin “Burada ne yapıyorsun?” sorusunu, "İşim var" diyerek geçiştiren saldırganın “sorunlu” olarak bilindiği için kızlar tuvaletinde bulunmasının öğrenciler ciddiye alınmadığı belirtildi.
Aktarılana göre, sabah saatlerinde okuldan ayrılan saldırgan, öğleden sonra yeniden okula geldi ve herhangi bir üst aramasından geçmeden içeri girdi. Okul içinde erkekler tuvaletine yönelen saldırganın, çantasındaki silahları burada hazırladığı ve bir süre sonra duyduğu ses üzerine koridora çıktığı ifade edildi. Saldırganın ilk olarak koridorda karşılaştığı iki kız öğrenciye ateş ederek öldürdüğü, ardından koridordaki iki ayrı sınıfa girerek katliamını sürdürdüğü kaydedildi. Girdiği üçüncü sınıfın ise beden eğitimi dersi nedeniyle boş olduğu öğrenildi.
KAMERALAR DEVRE DIŞI BIRAKILDI
Olay sırasında duyulan silah seslerinin, okul yönetimi tarafından kısa süre önce bölgede yaşanan trafo patlamasına benzetildiği ve bu nedenle elektrik şalterlerinin indirildiği öne sürüldü. Bu müdahale sonucunda okulun güvenlik kameralarının devre dışı kaldığı ve saldırı anına ilişkin kayıt alınamadığı aktarıldı.
Öte yandan, okul yönetiminin daha önce güvenlik kameralarının kesintisiz çalışabilmesi için jeneratör temini amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduğu, ancak yaklaşık 275 bin TL’lik maliyet nedeniyle bu talebin karşılanmadığı iddia edildi.
ÇANTASINI ARAMADAN OKULA ALMIYORDU
Saldırıya giden süreçte okul yönetiminde kısa süre önce yaşanan ve perde arkası dikkat çeken değişikliğin de etkili olduğu aktarıldı. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulunda yıllardır görev yapan, kurumun işleyişine ve öğrencilerin durumuna hâkim olan yönetici kadronun ani ve tartışmalı şekilde görevden alınması, okul içindeki dengeyi derinden sarstı. İsa Aras Mersinli’nin çantasını aramadan okula sokmayan müdür yardımcısı Alparslan Yıldırım’ın da aralarında olduğu idarecilerin yerlerine yapılan atamaların yarattığı belirsizlik zincirleme ihmallerin önünü açtı.
Edinilen bilgilere göre süreç, “norm fazlası” olduğu gerekçesiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başka bir okula gönderilmesi planlanan bir öğretmenin şikâyetiyle başladı. Söz konusu öğretmenin, okul yönetimini öğrencilerin notlarının değiştirildiği iddiasıyla savcılığa bildirdiği öğrenildi.
Kaynaklar, karne basım sürecinden önce öğretmenlerin son değerlendirmeleri yaptığı ve özellikle takdir ve teşekkür sınırında bulunan öğrencilerin motivasyonunu artırmak amacıyla not düzenlemelerine imkân tanındığını, ancak bu uygulama nedeniyle okul yönetimi hakkında soruşturma açıldığını aktardı.
Bakanlık tarafından soruşturma izni verilmesinin hemen ertesi günü İl Milli Eğitim müfettişlerinin okula gelerek aynı gün içerisinde rapor hazırladığı belirtildi. Hazırlanan rapordan bir gün sonra ise okul müdürü ve müdür yardımcılarının görev yerlerinin değiştirildiği ve tenzili rütbe ile başka okullara tayin edildiği ifade edildi.
UYUŞTURUCU SATICILARI İLE MÜCADELE EDİYORLARDI
Kaynaklar soruşturma, müfettiş raporunun hazırlanması ve görevden almaların görülmemiş bir hızla gerçekleştiğini aktarırken, önceki yönetimin öğrencilerle birebir ilgilendiğini, okul çevresinde disiplinin sağlanmasına özel önem verdiğini ve özellikle okul çevresinde uyuşturucu satıcılarına karşı sıkı tedbirler aldığını belirtti. Yeni yönetimle birlikte bu denetim mekanizmasının zayıfladığı da iddialar arasında yer aldı.
Tüm bu gelişmelerin, okulda güvenlik ve disiplin açısından oluşan boşlukları derinleştirdiği; öğrenci hareketliliğinin yeterince denetlenememesi, riskli davranışların göz ardı edilmesi ve idari koordinasyon eksikliğinin saldırıya giden süreci kolaylaştırdığı değerlendiriliyor.