YENİÇAĞ - Ahmet TAKAN / Sıcak Analiz

Bebek katili Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki sayfiye ikametgâhında keyif süreceği günler için geri sayım başlarken hazır fırsat da doğdu!..

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ı Mandela'ya benzeterek; "Silah bıraktıran, çözüme götüren, demokratikleşmeyi savunan ve sadece kendisinin muktedir olduğu bir işte nasıl tutsak olabilir. Bu meselenin yürütülmesi gerekiyor. Bu bir anda olup bitecek bir mesele değil. Tarihsel bir haksızlık ve adaletsizlikten bahsediyoruz. Mandela en çok benzer konumda olan liderlerden biri. O da sonra cumhurbaşkanı oldu. Özgürlüğüne kavuştu ve Nobel Barış Ödülü aldı" dedi.

Bebek katili Abdullah Öcalan ilk defa Mandela’ya benzetilmiyor. 2013’den bu yana kılık değiştiren tüm “çözüm süreçleri”nin evrelerinde bu sakız çiğnendi. Baksanıza, başarılı da olundu. Gazi Meclis’in çatısı altında dün ihanet paçavrası gururla kamuoyuna sunuldu. Geçim sıkıntısı içinde inim inim inleyen geniş yığınlar tepkisizliği devam ediyor.

Daha önce de böyle olmuştu.

Saray iktidarı terörist başına Hapisten Mandela’ya mektup göndermesine izin vermişti,

2010 yılı… Gündeme şu haber bomba gibi düşmüştü;

“Abdullah Öcalan, Güney Afrika'da yıllar süren mücadele ile ırkçı rejime son veren efsanevi lider Nelson Mandela’ya mektup gönderdi. Öcalan mektubunda, Mandela’nın oluşturduğu demokrasi modelinin Kürt halkının esin kaynağı olduğunu belirtti.

Mandela’ya ve Güney Afrika halkına, sevgi ve dostluk beslediğini ifade eden Öcalan’ın mektubu şöyle:

‘Güney Afrika’da önderliğini yaptığınız mücadele sonucunda, çatışmalara yol açan apartheid rejimi ve zihniyeti ortadan kalkmış, özgürlük, eşitlik ve demokrasi anlayışı temelinde barış içinde birarada yaşamayı başaran örnek bir demokrasi modeli yaratılmıştır. Bu demokrasi modeli, tüm halkların olduğu gibi Kürt halkının da esin kaynağıdır...

Benim Afrika yolculuğum, Güney Afrika’ya ulaşmak ve sizinle görüşmek, yüksek değer biçtiğim mücadele deneyimlerinizi paylaşmak amaçlıydı. Ancak Kenya oyunuyla bu imkanı elimizden aldılar. Güney Afrika yolculuğum, sizlerle bir araya gelme isteğim ve çabam yarım kalmış olsa da size ve Güney Afrika halkına karşı saygı, sevgi ve dostluğumu sürdürüyorum. Sizlerin de demokratik çözüm ve barış mücadelemizi yakından takip ettiğinize ve Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümüne katkı sunacağınıza olan inancım tamdır.’

*

İngiliz Guardian gazetesi, 2013 yılında başyazısında uzun yıllarını hapishanede geçiren Nelson Mandela ile, kendisi gibi yıllarca demir parmaklılar arkasında yaşayan Hindistan'ın bağımsızlık mücadelesi öncülerinden Cevahirlal Nehru, Birmanya'nın muhalif lideri Aung Sang Suu Kyi ve Abdullah Öcalan arasındaki benzerliklere dikkat çekmişti. O zamanki başyazıda bebek katiline ayrılan bölümde şu ifadeler yer alıyordu;

“Uzaktan bir benzerlik de, kendi ada hapishanesinden de destekçileri üzerindeki olağanüstü bağını koruyan ve hatta şimdi Türkiye hükümetiyle bir anlamda eşit şartlar için müzakereler yürüten Kürt lider Abdullah Öcalan’la kurulabilir.

Fakat, Öcalan’ı kült benzeri takip eden yandaşları Mandela’nın şablonuna uymuyor. Öcalan korkulan ve tapılan biri; Mandela ise saygı duyulan, sevilen biriydi. Mandela’nın liderliğindeki sır, karakteri ve onu uzun bir dönem sahnelerden uzak tutan hayatının, bilgelik ve masumiyetin oluşturduğu özgün karışımda gizli.”

*

Gazeteci kılıklı saray aparatlarından Rasim Ozan Kütahyalı, Öcalan’ın ev hapsine alınacağını belirterek “Nelson Mandela’nın Robben Adası’ndan önce Pollsmoor’a ve sonra Victor Verster Konutu’na geçiş sürecinin bir benzerini, 8.5 milyon yurttaşımızın en çok sevdiği adam Öcalan ve ikinci en çok sevdiği adam Demirtaş da yaşayacak” demişti.

*

Geçen yıl da Mandela’nın avukatlarından Mahmoud Patel, terör örgütü elebaşı Öcalan’a gönderdiği mesajda “Düşünceleriniz tüm bölgeye yayıldı ve insanlara ilham vermeye devam edeceksiniz” dedi.

Patel, tüm dünyaya duyurduğu mesajında şu ifadeleri kullanıyordu;

“Dayanışma içindeki ortaklarınız sizinle kararlı ve bağlı kalmaya devam ediyor, çünkü düşündüğünüzden daha yakın bir zamanda özgür olacaksınız. Ve Gramsci’nin söylediği gibi, halkınızı ve uluslararası dayanışma içindeki destekçilerinizi harekete geçiren, dünyanın iyimserliğidir, zekânın kötümserliği değil. Madiba ile birlikte olanlar, Yargıç Esa Moussa gibi büyük dostlarınız, Madiba’nın size gönderdiği mesajlar… Lütfen halkınız için temel ilkeler üzerinde kararlı ve inançlı durmaya devam edin; hem Türk devleti hem de bölge için, hem de halkının özgürlüğü için kararlı duran büyük bir lider olarak mirasınız için teşekkürler. Siz yalnızca Batı Asya’da, Türkiye’de ve Suriye’de değil, tüm dünyada milyonlara ilham verdiniz ve vermeye devam ediyorsunuz. Türk devleti sizi ve fikirlerinizi hapsetmeye çalıştı. Ama olan şu: Fikirleriniz ve demokrasiye olan bağlılığınız yayıldı. Düşünceleriniz tüm bölgeye yayıldı. Ve insanlara ilham vermeye devam edeceksiniz; acilen serbest bırakılmanızı sabırsızlıkla bekliyoruz.”

*

2014 Kasım ayında YENİÇAĞ Gazetesinde ‘Adsız’ da kaleme aldığım köşe yazısını hatırladım bugün. O yazıdaki bazı satırlar şöyleydi;

“Bitap düştü MİT Müsteşarı ve heyeti İmralı’ya gidip gelmekten. Hükümet heyeti her gün güncellenen bir metin ile Öcalan’ın huzuruna(!) çıkıyor. Bebek katili cık-vık ediyor, nazlanıyor da nazlanıyor.. ‘Orası öyle olmaz. Burası da olmamış’ diyor. Her görüşmede yeni talep(ler) diretiyor, Hükümet heyeti ardına baka baka Çankaya Köşkü’nün yolunu tutuyor. Recep Erdoğan’ın sinirleri bozuluyor da bozuluyor.

Peki, 10 Kasım 2014 saat 15.00 itibarıyla pazarlıkta gelinen son nokta ne?..

Cumhurun başı olarak seçtiğiniz Recep Erdoğan ile iktidarı AKP, tam manasıyla tuş olmuş durumda.

Bebek katiline ‘Yeter artık çözüm noktasına gelelim. Örgüt üstünde tam hakimiyetini kur. PKK’nın silahsızlanmasından vaz geçtik. PKK silahları ile Kandil’e çekilsin ve orada silahlarıyla kalsın’ teklifi götürüldü. Ayrıca, terörist başına ‘Seni Orta Doğu’nun Mandela’sı yapacağız. Ev hapsi için istediğin yeri sen belirle’ denildi.”

*

Aradan biraz zaman geçti ama işlem tamamlandı!.. DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, hiçbir sakınca görmeden, Abdullah Öcalan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını bugün ilan etti.

Şimdi sıra Cumhurbaşkanın kim olacağında!..