Milliyetçi çevrelerde, Ramazan ve Kurban bayramları kutlanırken, “Bayramın milletimize, Türk-İslâm âlemine ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini dilerim” denilirdi.

Tabii bu geleneği devam ettirenler var ama Türkiye’de siyasi iktidar ne zamanki Arap baharını İstanbul’da tezgâhladı ki 2005 yılıdır; o tarihten beri, İslam dünyası büyük bir yıkıma uğradı. Libya ve Suriye iç savaşa sürüklendi.

Yeni Suriye, şimdi saldırıya uğrayan İran’ın değil, saldıran İsrail’in yanındadır. İran dışındaki Körfez ülkelerinin liderleri, “petrolünüzü ve kurduğunuz düzeni koruyacağız” vaadi veren ABD’nin üsleriyle ayakta duruyordu. Şimdi o üsler, İran halkını bombalamak için kullanılıyor. Zaten Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan, İsrail ile “Abraham anlaşmaları” temelinde işbirliği yapmaktadır. Türkiye’ye dayatılan “Milleti İbrahim” anlayışının ülkeyi götüreceği yer de aynıdır. Kaldı ki Türkiye toprakları da İncirlik ve Kürecik’te İsrail’i korumak için kullanılmaktadır. Patriotlar da bu koruma görevi için bu iki noktaya getirilmiştir.

***

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bayram mesajında “Gönül coğrafyamızın dört bir yanında açılan yaralar maalesef kanamaya devam ediyor. Gazze'deki kardeşlerimiz, ateşkes kurallarını ihlâl eden ve insani yardım girişlerini engelleyen İsrail'in saldırıları altında Ramazan Bayramı'nı idrak etmeye çalışıyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere Filistin'in farklı bölgelerinde ve Lübnan'ın güneyinde işgal ve yıkım politikası tüm şiddetiyle sürüyor.

28 Şubat'ta İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan saldırılar ve İran'ın üçüncü ülkelere yönelik füze ve dron misillemeleri bölgemizdeki gerilimi daha da tırmandırdı. Bu tedirgin edici manzara karşısında 86 milyonun mesuliyetini taşıdığımızın bilinciyle temkini ve tedbiri elden asla bırakmıyoruz. Hava sahamızı ihlâl eden eylemler karşısında çok kararlı bir tutum alırken, milletimizin huzur ve güvenliğini tahkim edecek adımları da atmaya devam ediyoruz” dedi.

Bu mesajda, “28 Şubat'ta İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan saldırılar” cümlesindeki özne yok... Bütün suç sadece İsrail’in mi?

Hava sahası ihlalleri konusu da hâlâ aydınlatılmış değildir.

Ayrıca bayramdan bir gün önce Türkiye, İran’ı bölge ülkelerine saldırıda bulundu diye kınamakla meşguldü... Oysa İran’a yönelik saldırılar bu ülkelerdeki üslerden de yapılıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı 2014 yılı bayram hutbesinde "Bu bayram, yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin, salaha ve felaha erenlerin bayramıdır." denilmişti.

Hutbede, "Unutmayalım ki, yalancı lobilerine yaslanan muktedirler, algı operasyonlarıyla masumları suçlu ilan eden insafsızlar, bir gün yenilmiş ekinler gibi savrulacak, izzetleri ayaklar altında kalacaktır" ifadesi kullanılmıştı. Sonuçta Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi soruşturmaları yapanlar, kaçacak delik aradı. Hala kaçanlar var.

***

Her ne kadar Fars devletiyse de fiilen koca bir Türk-İslam ülkesi olan İran ise bayrama bomba yağmuru altında girdi.

ABD'nin en büyük Müslüman sivil toplum kuruluşlarından Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi’nin New Jersey şubesi ise saldırılardan etkilenen Orta Doğu'da aile ve akrabaları bulunan New Jerseylilerle basın toplantısı düzenleyerek, eyaletin Kongre temsilcilerine "İran'a karşı savaşa son verilmesi" çağrısı yaptı.

Türkiye’de ise İran’ın Şiiliğinden bahsedenler var!

***

2014 yılında Deniz Baykal, Ramazan Bayramı’nda “Aslında sadece nefsimizi ve açlığımızı kontrol ederek değil, duygularımızı, nefret duygularımızı, düşmanlık duygularımızı, kin duygularımızı da bir büyük oruca tabi tutmaya ihtiyaç var..." demişti.

Emekli Büyükelçi Onur Öymen ise “Bayramlar barışma zamanıdır. Ben de sorumluluk taşıyan siyasetçilerin Cumhuriyetimizin değerleriyle barışmalarını diliyorum.” mesajı vermişti.

Bugün sorumluluk taşıyan siyasiler, tıpkı Ergenekon ve Balyoz sürecinde askerlere saldırdıkları gibi CHP’ye kin ve nefretle saldırıyor.

Sorumluluk taşıyan siyasiler, aradan geçen yıllar içinde, cumhuriyetin bütün değerlerini aşındırdı, sıra İstiklal Marşı’nı Arapça söylemeye geldi!

***

Emekli general Nejat Eslen’in bu bayram için mesajı ise şöyle:

“Trump'sız, savaşsız dünya; emeklilerin huzurla yaşadığı, çocukların et yiyebildiği ülke dileği ile mutlu bayramlar dilerim.”

Yaa bir de bayrama açlığa mahkûm edilmiş olarak giren milyonlarca emekli var değil mi? Ölümden beter...