2019 sonbaharında kızıyla yürüyüş yaptığı sırada aniden başlayan şiddetli baş ağrısı, yalnızca fiziksel bir rahatsızlık değildi. O günden sonra Jenny için yabancı yüzler artık gerçekten “yabancı” olmaktan çıktı.
Migren sonrası hayatı değişti: Gördüğü herkesi arkadaşı sanıyor… Bilim insanları da şaşkın
İngiltere’de yaşayan 54 yaşındaki Jenny Parry’nin hayatı, yıllar önce geçirdiği sıra dışı bir migren atağının ardından tamamen değişti.
Jenny, bugün hiç tanımadığı insanları yıllardır hayatındaymış gibi hissettiğini söylüyor. Beyni, karşılaştığı her yeni yüz için geçmişe ait detaylı anılar üretmeye başlıyor. Üstelik bu anılar ona son derece gerçek geliyor.
Tıp literatüründe “Yüzlere Karşı Aşırı Aşinalık Sendromu” (HFF) olarak bilinen bu nadir nörolojik durum, kişinin yabancıları eski dostu, akrabası ya da geçmişten tanıdığı biri sanmasına neden oluyor. İngiltere’de bu rahatsızlığı yaşayan sayılı kişilerden biri olan Jenny, beyninin sürekli sahte bağlantılar kurduğunu ifade ediyor.
Bir gün sokakta gördüğü bir kadını eski iş hayatından tanıdığına tamamen inandığını anlatan Jenny, yaşadığı şaşkınlığı şöyle dile getiriyor:
“Kadını yıllarca birlikte çalıştığım biri sanıyordum. Onunla ortak anılarımız olduğuna emindim. Yanına gidip konuşmaya çalıştım ama bana yabancı biri gibi baktı. O an büyük bir utanç hissettim.”
Bu olaydan sonra sosyal hayatı giderek zorlaşan Jenny, insanların yüzlerine bakmaktan çekinmeye başladığını söylüyor. Kalabalık ortamlarda herkes ona tanıdık geliyor ancak gerçekte kimseyi tanımadığını bilmek psikolojik olarak yıpratıcı bir hâl alıyor.
Rahatsızlığı iş hayatını da etkiledi. Turistik bir tesiste resepsiyon görevlisi olarak çalışırken müşterileri daha önce gelmiş kişiler sandığı için ücretsiz giriş yapmalarına izin verdiğini anlatıyor. Yaşadığı karışıklıklar nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kaldı.
Jenny’nin durumu, ABD’deki Dartmouth Üniversitesi ile İngiltere’deki York Üniversitesi’nden bilim insanlarının da dikkatini çekti. Araştırmacılar, daha önce hiç izlemediği “Game of Thrones” dizisini Jenny’ye izlettikten sonra beyin aktivitelerini inceledi.
Sonuçlar oldukça dikkat çekiciydi. Jenny karakterleri ilk kez görmesine rağmen beynindeki hafıza merkezi, onları uzun zamandır tanıyormuş gibi tepki veriyordu. Uzmanlara göre Jenny’nin görme sistemi ve hafızası normal çalışıyor ancak iki sistem arasındaki iletişim olağanüstü derecede aktif. Beyin, en ufak bir yüz gördüğünde bile sürekli “Bu kişiyi tanıyorsun” sinyali üretiyor.
Yaşadığı zorluklarla başa çıkabilmek için Jenny zamanla kendine farklı yöntemler geliştirdi. Yakın arkadaşlarından parlak kıyafetler giymelerini veya uzaktan el sallamalarını istiyor. İnsanları yüzlerinden çok saç renkleri, takıları ya da yanlarındaki evcil hayvanlar sayesinde ayırt etmeye çalışıyor.
Şu anda bir hayvanat bahçesinde çalışan Jenny, iş arkadaşlarının desteği sayesinde durumunu kabullenmeye başladığını söylüyor. Hatta artık bunu bir çeşit avantaj olarak gördüğünü ifade ediyor.
Topluluk önünde konuşurken karşısındaki insanları eski dostları gibi hissettiği için hiç heyecan yaşamadığını anlatan Jenny, yaşadıklarını esprili bir dille şöyle özetliyor:
“Bu hissi şişeleyebilseydik, belki de dünyadaki sosyal kaygının çözümü olurdu.”