"Hacı hacıyı Mekke'de, derviş dervişi tekkede bulur" diye bir ata sözümüz var. Halk arasında "Deli deliyi dakkada bulur" diye de söylenir. Peki Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın birbirini Mekke’de bulması ne anlama geliyor? Yeni bir 11 Eylül tezgâhı mı planlanıyor?
BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, Trump’ın “Suudi Arabistan olmasaydı orada büyük bir üssümüz olmazdı! Suudi Arabistan olmadan İsrail'in başı büyük belada olurdu!” şeklindeki sözlerini hatırlattıktan sonra “Demek ki neymiş? ‘Suudi Arabistan'a asker göndermeliyiz’ diyenler kime hizmet ediyormuş?” diye soruyor.
***
Saadet Partisi Ankara İl Başkan Yardımcısı Şemseddin Kaya da 8 Ağustos 2026 mesajında, “Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın adı neden Mekke konuldu? Allah muhafaza şayet bu üç ülke yani Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ABD ve İsrail tarafından İran ile karşı karşıya getirilse ve İran Suudi Arabistan'ı vururken birileri Müslümanların kutsalı Mekke'de bulunan Kâbe'ye saldırı düzenlese sonucu ne olur? İşte bunun için bu anlaşmanın Mekke konulması aklıma 11 Eylül saldırılarını getiriyor.” diye yazmıştı.
Kaya, ayrıca Trump’ın “Gerçek şu ki Suudi Arabistan, Orta Doğu’da bize çok büyük destek sağlıyor. Suudi Arabistan olmasaydı büyük bir üssümüz olmazdı ve muhtemelen burada işimiz de olmazdı. İsrail de büyük sıkıntı yaşardı. Suudi Arabistan gibi çok güçlü bir müttefikimiz var.” sözlerini hatırlatarak “Birileri hala Mekke Anlaşmasının aslında Abraham Anlaşmasının gizli ikiz kardeşi olduğuna ve ABD ve İsrail tarafından kurdurulduğuna ne zaman ikna olacak?” diye sordu.
Nitekim, 16 Eylül’de Suudi Arabistan, Husilere ait bir İHA'nın, Mekke'nin güneyinde düşürüldüğünü duyurdu. Mekke'nin hedef alındığı iddiasına Türkiye ve Pakistan sert tepki gösterdi ama Husiler, Mekke’ye saldırmalarının söz konusu olmadığını açıkladı da sahneye konulan oyun şimdilik tutmadı...
***
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Suudi Arabistan'ın özellikle teknik konularda askeri ihtiyaçları olabileceğini belirterek, "Bunu karşılama yönünde bir sıkıntımız olmaz" dedi.
NTV yayınına katılan Fidan, “Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve altyapısına çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim anlaşmamıza baktığımız zaman ülkelerin birbirlerine karşı bir müttefiklik sorumluluğu var. Devlet olarak imza attığımız bir konu var. Bu konuda dayanışma içerisindeyiz.” dedi.
Bilindiği gibi Mekke Anlaşması, TBMM’de onaylanmadığı için yürürlüğe girmiş değildir ama sanki onaylanmış gibi hareket ediliyor...
***
Gazeteci Mehmet Ali Güller ise mesajında “İsrail’e köpüren ama “ABD’ye saygılı İslam dünyası!” başlığını kullanarak şöyle dedi:
“İslam ülkeleri liderlerinin BM Genel Kurulu kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan toplantıda gösterdikleri ‘saygı’ iç ve dış sosyal medyada tartışılıyor. Liderlerin Trump gelince topluca ayağa kalkması konuşuluyor. Asıl konuşulması gereken ise şudur: İsrail, Gazze soykırımını tek başına mı yaptı, Filistinlileri tek başına mı katlediyor? Eğer öyleyse, İslam ülkelerinin tamamına bile gerek yok, sadece Arap devletleri bile İsrail’i durdurabilir. Peki neden durduramıyor? Çünkü İsrail’in arkasında, yanında, sağında, solunda, hatta bazen önünde ABD emperyalizmi var. İsrail ABD sayesinde Gazze’de soykırım yaptı, İsrail ABD sayesinde Filistinlileri katlediyor. Dolayısıyla İslam ülkeleri liderlerinin İsrail’e karşı yüksek perdeden konuşması ama ABD Başkanı Trump’a saygılarını sunması, her yönüyle sorunludur. En fazla ABD’ye, ‘İsrail’in durması için nüfuzunu kullan’ diyebiliyorlar. Ama bu da aslında ABD’nin İsrail’i bir ‘ileri karakol’ olarak Ortadoğu’da kullandığı gerçeğini atlıyor. ABD neden İsrail’i durdursun? İsrail sopası ile Ortadoğu’yu dizayn ediyor. ABD İsrail’i bir şekilde durdurur: Eğer Arap devletleri ve İslam ülkeleri birlikte harekete geçer ve ABD’nin üslerini kapatmaya başlarsa, Washington Netanyahu’yu hemen gemler!”
***
ABD’nin bölgedeki ileri karakolunun sadece İsrail olmadığı, Suudi Arabistan’ın ve birkaç Körfez ülkesinin de bu rolü üstlendiği biliniyor. Mekke Anlaşması da ABD’nin İran’a karşı oyunlarında Türk ordusunu kullanmak için alt yapı hazırlanması anlamına geliyor.