İktisatçı ve yazar Mahfi Eğilmez, köşe yazısında çocukluğunun Türkiye’sine dair izlenimlerini paylaştı.
Eğilmez, geçmişteki disiplinli aile yapısı, sokak oyunları ve çocukların kendi oyuncaklarını üretme biçimlerini hatırlatarak bugünkü kuşaklarla karşılaştırmalar yaptı.
DİSİPLİNLİ VE UMUTLU BİR KUŞAK
Eğilmez, “Bizim çocukluğumuzda ana babalar ne bizler gibiydi ne de bugünküler gibi. İkinci Dünya Savaşı’nın etkilerini yaşamış, sert ama aynı zamanda cumhuriyetin büyük atılımlarını görmüş insanlardı. Bazen işler kötü gitse bile Atatürk’ün yarattığı o büyük atılımı hatırlar ve umutlarını asla yitirmezlerdi” dedi.
SOKAĞIN KEYFİ VE OYUNCAKLAR
Yazar, o dönemde çocukların okuldan gelir gelmez sokağa çıktığını, kızlı erkekli oyunlar oynadığını aktardı.
“Bugünkü gibi devasa apartmanlar yoktu, evler iki katlıydı. Oyuncaklarımız yoktu; sopayı ata, tahtayı arabaya çevirirdik. Bez bebekler ve kendimiz yaptığımız tornetler en büyük eğlencemizdi” diye ekledi.
HER ŞEYİN SINIRLI OLDUĞU DÖNEM
Eğilmez, elektrik ve su kesintilerinin sık yaşandığı, televizyon ve telefonun nadir bulunduğu bir dönemi anlattı.
“Buna rağmen çok daha ileri, temiz ve ahlâklı bir toplumduk. Mahallenin çocukları yürüyerek okula gider, herkes eşit şekilde davranırdı” ifadelerini kullandı.
ATATÜRK DEVRİMLERİ VE GELECEĞE UMUT
Yazar, çocuklukta geleceğe umutla bakmalarını sağlayan etkenin Atatürk devrimleri olduğunu belirtti.
Eğilmez, “Atatürk devrimleri iyi kötü uygulanırken geleceğe umutla bakmamak için bir neden yoktu. İnsan bazı şeyleri yitirmeden değerini tam anlayamıyor” yorumunu yaptı.