Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerde Hatay'da 76 kişinin yaşamını yitiren Tartıcı Apartmanı davasında yeni bir gelişme yaşandı. Aparmanda bulunan 'Merkez Market'in kolon kestiğine yönelik raporlar Pamukkale Üniversitesi'nden gelen bilirkişi heyeti tarafından yok sayıldı.

Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, T24'te yayımlanan yazısında aynı bilirkişi heyetinin, Kahramanmaraş’ta 35 kişinin yaşamını yitirdiği Manolya Apartması’nın yıkılması davasında MADO’nun sahiplerini sorumluluktan kurtaran raporu da hazırladığını yazdı.

Tahincioğlu'nun yazısından ilgili bölüm şöyle:

"Altında Merkez Market’in yer aldığı, yıkılan binalardan biri Tartıcı Apartmanı… Tam 76 kişi bu apartmanın yıkılması sonucu can verdi.

Binanın neden yıkılmış olabileceği konusunda, Türkiye’nin önde gelen deprem uzmanları mahkemeye bilimsel görüşlerini sundu.

Binada oturanlar, Merkez Market’in kolonlarının kesildiğini, bunu gördüklerini anlattı.

Vergi dairesinden alınan, vergi dairesinin görevlileri tarafından çekilen fotoğraflar üzerine yapılan analizlerde, bulunması gereken yerlerde kolon olmadığı tespit edildi.

Yerdeki karolar sayılarak, eksik kolonların tam yeri bile gösterildi.

Ancak bilirkişi olarak görevlendirilen Pamukkale Üniversitesi’ndeki bilirkişi heyetinin raporuyla tüm bu kanıtlar yargı için görünmez hale geldi.

Merkez Market’in sahiplerinin sorumlu olmadığı sonucuna ulaşıldı. Sadece iki satır, “Sorumlulukları yoktur” diye yazıldı.

Garip yanı, bilirkişi heyeti tanıdıktı!

Kahramanmaraş Onikişubat ilçesinde bulunan iki bloklu Manolya Sitesi de depremde yıkıldı ve 35 kişiye mezar oldu. Açılan davada, iki blokun yıkımından altı sanık sorumlu tutuldu ve yargı süreci başladı.

İlk bilirkişi raporu, sitenin A Blok'unun altında bulunan Tarhanacı Kafe'nin bağımsız duvarlarını kaldırarak ilave kat eklemesi yaptığını ve bu durumun binanın yıkımında etkili olduğunu ortaya koydu. Hem Tarhanacı Kafe'nin hem de MADO'nun sahipleri olan Mehmet Sait Kanbur ile Atila Kanbur, 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçlamasıyla 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyordu.

İki kardeş mahkemenin hazırladığı ilk bilirkişi raporunda 'asli kusurlu' ilan edildi. Sanıkların itirazları üzerine Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden yedi akademisyenin hazırladığı ikinci bilirkişi raporu da ilk raporla benzer sonuçlar içerdi ve yine Atila Kanbur ile Mehmet Sait Kanbur'u asli kusurlu buldu. Ancak sanıklar bu rapora da itiraz edince, dosya Pamukkale Üniversitesi'ne gönderildi.

Pamukkale Üniversitesi'nden gelen Prof. Dr. Fatih Çetişli, Prof. Dr. Hüseyin Ceylan, Prof. Dr. Ali Haydar Kayhan, Dr. Öğr. Üyesi Özge Ersu Çakır, Dr. Öğr. Üyesi Engin Nacaroğlu, Dr. Öğr. Üyesi Halit Coza ile Dr. Arş. Gör. Gökhan İmançlı imzalı bilirkişi raporunda MADO'nun sahipleri Mehmet Sait Kanbur ile Atila Kanbur'a herhangi bir kusur atfedilmedi. Bunun yerine, müteahhidin, statik proje müellifinin, belediye proje kontrol birimi sorumlularının ve fenni mesulün asli kusurlu olduğu belirtildi.

Bu raporun ardından mahkeme, Mehmet Sait Kanbur ve Atila Kanbur'un yurtdışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrolünü kaldırdı ve bundan sonra duruşmalara katılma zorunluluklarının da olmadığını bildirdi. Önceki iki rapor ile sanıkların bile kabul ettiği tadilatların yeni raporda sadece üç cümleyle geçiştirildiği anlaşıldı.

Bu kadar tesadüf ilginç değil mi?"