Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan işçilerin, ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylem, Ankara'da Kurtuluş Parkı'na sıkıştırıldı. Devletin kolluk kuvvetleri, Anayasa’yı ve çalışma yasalarını ihlal eden şirkete yönlendirilmek yerine, haklarını arayan işçilerin üzerine sürülüyor. Öyle ki eylemin başında Enerji Bakanlığı’na yürüyen işçiler 14 saat süreyle gözaltında tutuldu.

***

ANKA’nın haberine göre, Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, durumu açıklayabilmek için “Kıdemlerimizi, ihbarlarımızı, özlük haklarımızı bugünkü faiz oranlarıyla versinler, biz hemen çekip gideriz. Herkes sıkıntıda. Yeni anayasa yapılacak diyorlar. Tamam, fırsat bilin, bütün toplumu köle ilan edin! Çalışma Bakanı da kölebaşı olsun! Bizim karnımızı doyurun, ısınmamızı sağlayın, biz çalışalım size...” demek zorunda kaldı.

Aksu, “Holdingler ülkenin dört bir yanında işçileri, emekçileri, köylüleri soyuyorlar; emeklerinin karşılığında düşük ücret veriyor ya da bu örnekte gördüğümüz gibi o düşük ücreti bile ödemiyorlar” diye konuştu.

Başaran Aksu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın madencilerle görüşmediğini ve “madencileri gözaltına aldırdığını” ileri sürerek, “Dolayısıyla Alparslan Bayraktar'ın sorumluluğu da buradan başladı, sicili de böyle başladı” dedi.

Aksu, Meclis'te 9 gün önce AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay ile yapılan görüşmede Oktay'ın şirketi eleştirerek işçilerin yürüyüşüne destek verdiğini ancak “bizim adımızı anmayın” dediğini, ardından AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın da şirketi eleştirip işçileri haklı bulmasına rağmen aynı yönde talepte bulunduğunu iddia etti.

***

Peki madencilik ne durumda? Anadolu Ajansı’nın haberine göre maden ihracatı yılın ilk çeyreğinde 1,5 milyar doları aştı.
Geçen yılın ocak-mart dönemine göre yüzde 14'lük ihracat artışı kaydeden sektör en fazla geliri metalik cevherden elde etti.
Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, “Bütün dünyada, hele ki bizim bulunduğumuz coğrafyada, ateş çemberi içerisinde olduğumuz, kıyametlerin koptuğu bu noktada bizim ilk çeyrekte böyle bir rakamı bulmuş olmamız büyük bir başarı” dedi.

Madenciler Derneği Başkanı, Doruk Madencilik’teki krizle ilgili açıklama yapmadı...

***
Kimileri “Madem yılda iki ay ücret verilenler var. İşçiler neden bu kadar uzun süre ücret almadan çalıştı?” diye soruyor. Bu soru doğru bir soru değil. Çünkü işçilerin bir kısmı zaten haklı sebeple istifa etti ama aylıklarının yanında tazminatlarını da alamadı!

İşveren, Bakanlığın devreye girmesinden sonra işçilerin hesabına 70’er bin lira yatırdı. İşçiler, “1,5 milyon alacağım var, 70 bin TL yatırıyor, ‘işçilerin maaşını ödedim’ diyor. Evim kira, bakkala, kasaba her yere borcum var; hesabıma sadece bir maaş yattı.” diye gerçeği anlatıyor.

İşçiler, şirketin diğer ocaklarında da aynı krizlerin yaşandığını bildiriyor. Buna rağmen Enerji Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı şirkete müdahale etmedi, etmiyor.

***

Peki ne yapılabilir?

Gazeteci Dilek Zaptçıoğlu, “Madenciler maaş alamıyor ve devlet hâlâ bir şey yapmıyor mu? Neden? Şirkete kayyum atayın ve maaşları ödetin...” diyor.

Öyle ya, Tele1’e el koyan devlet, henüz bir yargı kararı yokken, bu kanalı satmaya çalışıyor da işçilere ücret ve tazminat ödemeyen maden şirketine neden el koymuyor?

Devletin şiddet kullanma yetkisi, neden köleliği hortlatan şirketlere karşı değil de haklarını arayan işçilere karşı kullanılıyor?