CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belediye başkanları toplantısında “İki yıl kaldı maksimum. İki yılda hiçbirinizi ne zaman aşımı kurtarır ne başka bir şey. Normal vatandaş; AK Parti’ye oy veren, MHP’ye oy veren hiç korkmasın. Ne devri sabık yaratırız, ne kin güderiz. Ama bu haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz” dedi.

Özel, FETÖ yargılamalarında; daha önce yapılan haksız tutuklama kararlarına imza atanların hepsinin kişiyi hürriyetinden mahrum etme suçundan ceza aldığını hatırlatarak “Bunların tamamının hesaplarının teker teker sorulacağı bir sürecin içinde olacağız.” diye konuştu.

Tabii, “İki yıl içinde neler olur, sürecin sonunda sağlıklı bir seçim yapılabilir mi?” gibi konuları da düşünmek ve ona göre hazırlık yapmak gerekir.

***

FETÖ yargılamalarının sonunda mahkûm edilen askerlerin bir kısmı görevlerine geri döndü ama yargılama sırasında tedavi edilmediği için ölen Kuddusi Okkır’ı geri getirmek mümkün olmadı! "Ergenekon'un kasası" denilerek tutuklanan ve cezaevindeyken yakalandığı akciğer kanseri sonucu hayatını kaybeden Kuddusi Okkır, sağlam girdiği cezaevinde ölüme terk edilmişti. Okkır'ın, iddia edilenin aksine maddi durumunun bozuk olduğu da anlaşıldı. Cenazesini belediye kaldırdı, borçlarını ödemek de eşi Sabriye Okkır’a kaldı.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan emekli Orgeneral Şener Eruygur, 17 Eylül 2008'de Kandıra Cezaevi'nde merdivenlerden düşerek beyin kanaması geçirdi. Hastaneye kaldırılan ve bir süre yoğun bakımda tedavi gören Eruygur'un kanaması durduruldu Tahliye edilen Eruygur, hafızasını kaybettiği için aklandığını anlayamadan 81 yaşında vefat etti.

Yarbay Ali Tatar, Poyrazköy davasıyla birleşen amirallere suikast davasında gizli tanık ifadesi ve ihbar mektubuyla tutuklandı. 10 gün sonra avukatının itirazıyla serbest kaldı, kaldıktan iki gün sonra savcılığın talebiyle hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Teslim almaya geldikleri günün sabahı intihar etti.

Büyük bir kahraman olan MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, Silivri cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Kozinoğlu, yaklaşık bir hafta sonra hâkim karşısına çıkacaktı.

Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp, Mamak Cezaevi’nde bir açık görüş esnasında 5 yaşındaki kızı Duru ile oynarken beyin kanaması geçirdi ve hayatını kaybetti. Ölümünden iki ay sonra Anayasa Mahkemesi, hakkında ağır hak ihlali kararı verdi.

Türkan Saylan, uzun yıllar cüzzam hastalarını tedavi etmek için uğraşmış, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği burslarıyla çok sayıda kız çocuğunu okutmuştu. Kanser tedavisi görmekteyken evi basıldı, bir ay sonra vefat etti.

İlhan Selçuk hastaydı, silahlı terör örgütünün üst düzey yöneticisi olma iddiasıyla gözaltına alındı. Tutuksuz yargılanıyordu. Kısa sürede o da vefat etti.

Mehmet Koral 2009 yılında tutuklandı. Cezaevindeyken beyin kanserine yakalandı. Tedavisi için tahliyesini istedi ama kaçma şüphesi nedeniyle tahliye edilmedi. Karar verildiğinde ise hastalığı ilerlemişti. 2 yıl sonra hayatını kaybetti.

***

Tutukluyken hastalanıp tahliye edildikten sonra ölen başka sanıklar da oldu.

Uydurma şemada adı geçip de tutuklanmayanlar da her an baskın endişesiyle yaşadı.

Öyle bir süreç ki her anı işkence ve insanlık dışı muameleyle geçti. Zamanın medyası da sürecin tetikçiliğini yaptı.

Kozmik Oda açıldı ve elde edilen gizli bilgiler yabancı istihbarat servislerine ulaştırıldı. Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, 2020 yılında yaptığı bir açıklamada, Kozmik Oda'dan çalınan veya deşifre edilen bilgiler nedeniyle devletin yurt dışında görevlendirdiği 813 ile 848 arasında istihbarat görevlisinin şehit edildiğini iddia etti. Bu iddiaya net bir cevap verilemedi!

***

Ergenekon, Balyoz Casusluk davaları, çok sayıda subayın ve aydının enerjisini tüketti. En verimli çağlarında görevlerini yapamaz duruma getirildiler.

Sürecin siyasi sorumluları, hiçbir hesap vermediği gibi 15 Temmuz kalkışması sonunda da tek adam sistemine geçildi. Böylece iktidarın ömrü bir süre daha uzatılmış oldu. Askerlerin ve aydınların milli direnci kırıldığı için ülke, dış etkilere ve sömürüye açık hale geldi Ülkenin bütün serveti satıldı şimdi sıra köprülere ve oto yollara geldi.

Bütün bunların hesabı sorulmadı, bakalım CHP’li belediye başkanlarına ve bürokratlara yapılan zulmün hesabı sorulabilecek mi?