Son zamanlarda ortalıkta pek görünmeyen 11’nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, hiç üşenmemiş kalkmış İstanbul’dan Yunanistan’a gitmiş. Memleketi Kayseri’ye bile binbir rica ile giden Abdullah Gül’ün bu seyahati hayra alamet mi?.. İddia ediyorum; birileri “Abdullah bey, Yunanistan’a gidin ve forum da konuşun” rica formatlı talimatı vermese Abdullah Gül hayatta yerinden kıpırdamaz.
“Rica” da bulunan kim/ler mi?..
Londra’dakilerden başkası olamaz!..
Bu iddiamı sadece Abdullah Gül’ü çok iyi tanımış olmama dayandırmıyorum. Açık kaynaktan verilen ipucunu da az sonra dikkatlerinize sunacağım.
Ülkemizde, derinden açığa çıkan “yeni eksen” kapışması tüm şiddetiyle devam ediyor. MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin “TRÇ İttifakı” hamlesini biliyorsunuz. Tekrarlamaya gerek yok; son günlerde saray iktidarı ile AB temsilcileri arasında süregiden kapışmaları ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi kılıklı Orta Doğu valisi Tom Barrack’ın Orta Doğu diktatoryası ve Tayyip Erdoğan övgülerini de izliyorsunuz…
“Türkiye’nin ekseni” tartışmaları bugüne kadar ana 2 hat üzerinden yapılıyordu. Birincisi; ABD kontrolünde sarayın yürüttüğü, Türkiye, Pakistan Mısır, Suudi Arabistan ekseni. Buna, Tom Barrack’da Türkiye için yeni bir rejim modeli çizerek sürekli destek atıyor. İkincisi; Devlet Bahçeli’nin ortaya atığı, Türkiye, Rusya, Çin (TRÇ) ittifakı ekseni.
Ve, “Türkiye’nin ekseni” tartışmalarının üçüncü ana başlığı da Londra’dan açıldı. Abdullah Gül, önceki gün (Çarşamba) Yunanistan’da Delphi Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada ilan etti. Bu aynı zamanda AB içindeki “gelecek” tartışmaları için de yeni bir eksen…
***
Delphi Ekonomi Formu hakkında kısaca bilgi verelim;
-(Vikipedi) “Delphi Ekonomik Forumu, özellikle Doğu Akdeniz ve Güney Avrupa bölgelerinde finans, politika, bilim ve küresel ilişkiler gibi konularda yıllık uluslararası konferansını düzenlemesi ve ev sahipliği yapmasıyla bilinen, kâr amacı gütmeyen bir Yunan kuruluşudur .
Merkezi Atina'da bulunan kuruluşun yıllık konferansı, antik Yunanistan'ın en önemli yerlerinden biri olan ve antik Yunanlılar tarafından tarihsel olarak dünyanın merkezi olarak kabul edilen aynı isimli arkeolojik alanın yakınındaki Delphi'de gerçekleşmektedir”
***
Abdullah Gül’ün kendi resmi internet sitesinden yer alan ilgili habere bakalım;
-11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yunanistan'da katıldığı 11. Delphi Ekonomi Forumu'nda küresel düzene ve Orta Doğu'daki çatışmalara dair uyarılarda bulundu. ABD'nin İran'a yönelik doğrudan müdahalesini "uluslararası kurallara indirilmiş bir darbe" olarak nitelendiren Gül, Avrupa'nın ABD'ye güvenmeyi bırakıp İngiltere'den Türkiye'ye uzanan stratejik bir güvenlik projesi başlatması gerektiğini vurguladı.
Küresel krizlerin ve jeopolitik kırılmaların gölgesinde Yunanistan'da düzenlenen 11. Delphi Ekonomi Forumu'na katılan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, konuşmasında kurallara dayalı uluslararası düzenin bizzat en güçlü devletler tarafından tahrip edildiğine dikkat çekti ve Gazze, Lübnan ve İran'daki son gelişmeleri mercek altına aldı.
Gazze'deki durumun uzmanlar ve BM raporlarına göre bir "soykırım" boyutuna ulaştığını belirten Gül, ABD'nin İran'a yönelik doğrudan askeri müdahalesini bir dönüm noktası olarak tanımladı. Washington'ın bu operasyon için hiçbir hukuki zemin aramadığını ve uluslararası onay almaya çalışmadığını ifade eden Gül, şu sert eleştirileri yöneltti:
"İsrail ve lobileri, Amerikan Başkanı'nı İran'a saldırmaya itmeyi başardı. En büyük askeri gücün güç kullanma kararı alma süreci gün yüzüne çıktı ve bu şok edici. ABD'nin 'bütün bir medeniyeti yok etme' retoriği, onun demokratik dünyanın lideri imajını zedeledi. Dünyanın gözünde yok olan İran medeniyeti değil, Amerikan imajı oldu."
ABD'nin eylemlerinin Körfez ülkelerinde de derin bir güven kaybına yol açtığını belirten 11. Cumhurbaşkanı, Washington'ın İsrail'i desteklemek uğruna tüm bölgeyi riske atan "öngörülemez bir ortak" haline geldiğini söyledi. Bu güç boşluğunun Çin tarafından doldurulduğuna dikkat çeken Gül, Pekin'in artık Washington'dan daha öngörülebilir bir stratejik ortak olarak görüldüğünün ve ekonomik üstünlüğünün yanına stratejik bir zafer ekleyebileceğinin altını çizdi.
***
Şimdi bundan sonrasına pür dikkat kesilin;
-Konuşmasının son bölümünde Avrupa'nın geleceğine dair stratejik bir vizyon çizen Gül, ABD'nin artık Avrupa için de güvenilmez bir aktör haline geldiğini ve kıtanın güvenlik sağlayıcısı olmaktan vazgeçtiğinin sinyallerini verdiğini belirtti. Avrupa'nın stratejik özerkliğe ulaşması gerektiğini savunan Gül, Yunanistan'ın başkentinden Avrupa başkentlerine şu mesajı gönderdi:
"Avrupa'nın sadece AB ile sınırlı kalmayan, İngiltere'den Türkiye'ye uzanan büyük bir vizyona dayalı bir projeye ihtiyacı var. Ankara, bugün Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu askeri kapasiteye ve stratejik erişime sahiptir. Karadeniz Tahıl Koridoru, Filistin ve İran'daki diplomatik çabalar bunun son örnekleridir. Türk-Yunan sorunları ve Kıbrıs meselesi, Avrupa'nın bu yeni güvenlik projesinin önünde bir engel haline gelmemelidir."
***
Hayırlara vesile olsun!.. Abdullah Gül’ün Yunanistan’dan Ankara’ya duyurduğu “yeni eksen” başlığımız; “İngiltere’den Türkiye’ye uzanan vizyon”..
Saraydakiler, Devlet Bahçeli ne düşünür bilemem… Ben, “talimat Londra’dan gelmiştir” demekte haksız mıyım?..