KPMG’nin çarşamba günü kamuoyuyla paylaştığı çalışma, otomobil endüstrisinde şirketleri rakiplerinden ayıran ölçütlerin gelecek on yıllık dönemde farklılaşacağını ortaya koydu. Araç tasarımı ve geleneksel mühendislik uygulamalarının yanı sıra yazılım geliştirme ve dijital altyapı, sektörün rekabet dinamiklerinde daha fazla önem kazanacak.

OTOMOBİL ENDÜSTRİSİNDE TEKNOLOJİ YARIŞI HIZ KAZANIYOR
Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 51’i, 2035 itibarıyla dijital çözümler ile yazılım kabiliyetlerinin şirketlere üstünlük sağlayan başlıca unsur olacağını belirtiyor. Çalışmada, yapay zekâ uygulamaları, batarya alanındaki yenilikler ve dijital alandaki gelişmelerin otomotiv endüstrisinin yönünü belirleyeceği değerlendirmesine yer veriliyor.
KÜRESEL OTOMOTİV SIRALAMASINDA ÇİN ETKİSİ BÜYÜYEBİLİR
Ankete katılanların yüzde 48’i, 2035 yılına gelindiğinde dünya genelinde en büyük üretim hacmine sahip 10 otomobil şirketinin 6’sının Çin merkezli olacağı görüşünde.
Bu tahmin, sektördeki güç dağılımının yalnızca araç imalatına bağlı kalmayacağına; yazılım çözümleri, enerji depolama sistemleri ve yapay zekâ alanlarındaki yetkinliklerin de belirleyici olacağına işaret ediyor.

YENİ TEKNOLOJİLERİN DEVREYE ALINMASI YILLAR SÜREBİLİYOR
Araştırmada, otomotiv firmalarının yeni teknolojileri işletme genelinde kullanıma geçirmekte karşılaştığı zaman gereksinimi de ele alındı. Katılımcı şirketlerin yüzde 92’si, yeni bir yapay zekâ uygulamasını, yazılımı ya da dijital çözümü kurum çapında devreye sokabilmek için en az bir yıllık süreye ihtiyaç duyduğunu bildirdi.
Firmaların üçte birinden fazlasında uygulama sürecinin iki yılı geride bıraktığı belirtildi. Yöneticilerin yarıdan fazlası ise teknolojideki ilerlemeler, uluslararası siyasi gerilimler ve ekonomik koşullardaki dalgalanmalar nedeniyle devamlı yenilenmenin sektörün olağan çalışma biçimi haline geldiğini ifade etti.
Yapay zekâ uygulamaları ve gelişmekte olan teknolojilere kaynak ayırma konusunda Asya-Pasifik, araştırmada ilk sırada yer aldı. Bu bölgede ankete katılan yöneticilerin yüzde 57’si, söz konusu alanlara kayda değer yatırımlar gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Yatırım yaptığını belirtenlerin oranı Avrupa’da yüzde 52’ye, Amerika kıtasında ise yüzde 48’e ulaştı.
ÜRETİCİLER GELİR KAYNAKLARINI ÇEŞİTLENDİRİYOR
KPMG’nin çalışması, otomotiv firmalarının gelir ve değer oluşturma yaklaşımlarında da değişim yaşandığını gösteriyor. Şirketler, kazanç kaynaklarını yalnızca otomobil pazarındaki satışlarla sınırlamak yerine farklı iş kollarındaki olanaklara yöneliyor.
Enerjinin depolanması, savunma sanayisi ve finansal hizmetler, firmaların faaliyet kapsamını genişletmek amacıyla değerlendirdiği alanlar arasında bulunuyor.