Özdil, kendi YouTube kanalında yayımladığı videoda İzmir siyasetine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak muhalif medyada yer alan bazı gazetecilere sert suçlamalar yöneltti.
“Parti kasasından maaşa bağlanan ve şu anda sözde muhalif medyada boy gösteren” ifadeleriyle hedef aldığı kişileri “kiralık gazeteciler” diye nitelendiren Özdil, bu gazetecilerin İzmir’deki siyasi süreçte sorumluluğu bulunduğunu savundu.
“ÖDÜLLER ALDILAR, KONFERANSLAR VERDİLER”
Bazı gazetecilerin belediyelerden ödül aldığını ve konferanslara katıldığını ifade eden Özdil, şu ifadeleri kullandı:
“Ödüller aldılar. Konferanslar verdiler. Paraları götürdüler, döndüler, İzmir’i AKP’ye sattılar.”
Özdil, gazetecileri CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “aparatları” olarak tanımladı.
“İZMİR’İ KENDİ ELLERİYLE AKP’YE HEDİYE ETTİ”
Eleştirilerini CHP’nin 2024 yerel seçimlerindeki aday tercihlerine de yönelten Özdil, Cemil Tugay’ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmesine seçim öncesinde karşı çıktığını hatırlattı:
“Beni takip edenler biliyor. 2024 seçim öncesinde bangır bangır uyardım, kendimi yırttım. Cemil Tugay’ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı yapılmasına Cemil Tugay bile hayret etmiştir kardeşim.”
Özgür Özel’in İstanbul ve Ankara’daki siyasi dengelere müdahale edemediğini ileri süren Özdil, İzmir’deki aday belirleme sürecini şu sözlerle eleştirdi:
“Ankara’da Mansur Yavaş’a diş geçiremedi. Geldi İzmir’e, İzmir’i biçti. İzmir’den intikam aldı.”
CHP yönetiminin tercihlerinin AK Parti’ye alan açtığını savunan Özdil, “AKP İzmir’i asla alamıyordu. Özgür Özel’in bu tercihleriyle İzmir’i kendi elleriyle AKP’ye hediye etti” dedi.
“İZMİR ASLINDA CHP’Lİ DEĞİLDİR”
İzmir’in siyasi kimliğine geniş yer ayıran Özdil, kentin tek bir partiyle tanımlanamayacağını söyledi. Geçmişte farklı siyasi partilerin İzmir’de seçim kazandığını hatırlatarak şöyle konuştu:
“Bakın, İzmir aslında CHP’li değildir, biliyor musunuz? Sağcı da değildir İzmir, solcu da değildir. O şehirde Demokrat Parti de seçim kazandı, Adalet Partisi de kazandı. Elbette CHP de kazandı, DSP de kazandı.”
Kentin temel hassasiyetinin çağdaş yaşam biçimi olduğunu belirten Özdil, “Ama İzmir kelimenin tam manasıyla çağdaş yaşam biçiminin kalesidir” ifadelerini kullandı.
Farklı kökenlerden ve inançlardan insanların İzmir’de bir arada yaşadığına dikkat çeken Özdil, Atatürk’e bağlılığın bu birlikteliğin temel unsurlarından biri olduğunu savundu:
“Hepsini birbirine yapıştıran Atatürk çimentosudur. İzmir Mustafa Kemal’in askeridir. Atatürk’ün fotoğrafını göster, bizim kadınlarımız ağlar.”
Kentteki kültürel ve dini çeşitliliğe de değinen Özdil, “Cami, sinagog, kilise huzur içinde yan yanadır. Bizatihi Cumhuriyettir İzmir” dedi.
“ZİHNİYET HEMŞERİLİĞİNİ ÖNEMSERİZ”
Özdil, İzmirliliğin doğum yerinden çok hayata bakışla ilgili olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“İzmir’de doğmayı, İzmir’de yaşamayı değil, hayata İzmirli gibi bakmayı, zihniyet hemşeriliğini önemseriz biz.”
Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen insanların da bu yaşam anlayışını paylaşabileceğini söyleyen Özdil, İzmir’in AK Parti’ye karşı siyasi tutumunu bu hassasiyetle ilişkilendirdi:
“Mozaik değildir İzmir, ebrudur. Zarar görmesini, bozulmasını asla istemeyiz. İşte bu yüzden AKP ile İzmir arasındaki maç 2002 yılından beri devam ediyor.”
ATATÜRK STADI’NDAKİ PROTESTOYU HATIRLATTI
Özdil, Abdullah Gül ve hükümet üyelerinin İzmir Atatürk Stadı’nda izlediği bir milli maçta karşılaştığı protestoyu da anlattı. Kendi anlatımına göre tribünlerde yaklaşık 50 bin kişinin bulunduğunu belirten Özdil, hükümet üyelerinin dakikalarca protesto edildiğini söyledi:
“Tek başına iktidar olmuşsun, 50 bin kişi seni yuhalıyor. Dakikalarca yuhalandılar, ıslıklandılar, çok ağır sloganlar atıldı.”
Özdil, bu olayı AK Parti ile İzmir arasındaki siyasi ilişkinin dönüm noktalarından biri olarak değerlendirerek, “AKP-İzmir maçının miladıydı bu olay” dedi.
“KUKLALARI TRANSFER EDERSİN AMA HALKI TRANSFER EDEMEZSİN”
Konuşmasını İzmir halkının siyasi iradesine vurgu yaparak tamamlayan Özdil, siyasi transferlerin seçmenin tutumunu değiştiremeyeceğini ifade etti:
“Ama bir İzmirli olarak şunu da söylemeden edemeyeceğim: AKP seviniyor şu anda. Ama İzmir’de henüz maç bitmedi. Biz varız. Kuklaları transfer edersin ama halkı transfer edemezsin. İzmir’de maç henüz bitmedi.”
Gazeteci Yılmaz Özdil'in yorumu şu şekilde;
''Aslının liderimizi temsilen. Başbakan Abdullah Gül, 10 kadar bakan hükümetin bakanı AKP’nin İzmir milletvekilliğiyle birlikte adeta gövde gösterisi yaparcasına böyle İzmir’e bu özel milli maça geldiler herhalde.
Ve Cumhuriyet tarihinde o güne kadar spor müsabakalarında örneği görülmemiş bir protesto yaşandı. Sonradan çok yaşandı bu Türk parasıyla ama bu ilkti. İlk.
İzmir Atatürk Stadı’nın tribünlerini dolduran 50.000 kişi tarafından yuvalandılar artık.
Maçı izlemek üzere İzmir’e gelen AKP hükümeti, şeref türbünün de şoke olmuştu abi. Tek başına iktidar olmuşun, 50.000 kişi seni yuva alıyor. Dakikalarca üye alındılar. Islıklandılar, çok ağır sloganlar atıldı.
AKP’nin tek başına iktidara gelmesinden sonra yaşanan Türkiye’deki ilk büyük kitlesel tepkiydi İzmir. AKP İzmir maçını miladıydı bu olay. Milat.
Bakın, İzmir aslında CHP’li değildir, biliyor musunuz? Sağcı da değildir İzmir, solcu da değildir. O şehirde bakın Demokrat Parti de seçim kazandı, Adalet Partisi de kazandı. Elbette CHP de kazandı, DSP de kazandı, CHP de kazandı, HDP de kazandı, ANAP’ta kazandı.
Ama İzmir kelimenin tam manasıyla çağdaş yaşam biçiminin kalesidir bakın. Kırmızı çizgisi midir? Denizi kız kızı, deniz sokakları, hem kız hem deniz kokan şehir deriz. 85 şehrimizden insan İzmir’de. Hepsini birbirine yapıştıran Atatürk çimentosuna. İzmir Mustafa Kemal’in askeridir. Atatürk’ün fotoğrafını göster, bizim ağlar kadınlarımız.
Kadife Kale’den avro sokak’a, tilkilikten karantinaya, Karşıyaka’dan Güzelyalı. Susuz Dede’den Hocazade Camisi’ne, tenekeli mahalleden Agora. Afrolarımızdan kritikozlarımıza, Levantenlerimize, cami, sinagog, havra. Cami, sinagog, kilise huzur içinde yan yanadır.
Bizatihi Cumhuriyettir İzmir. Caddelerin isimleriyle, meydanların isimleriyle huwai milliye müzesidir, Milli Mücadele müzesidir İzmir.
İzmir’i de doğmayı, İzmir’de yaşamayı değil, hayata İzmirli gibi bakmayı, zihniyet hemşeriliğini önemseniz biz. Hayata İzmirli gibi bakan Ardahanlı da İzmir’e de, Trabzonlu da da İzmir’de, Hakkari’de İzmir’idir. Antalyalı da İzmir’dir, Çorumlı da İzmir’de, Yozgatlı da İzmir’idir.
Zihniyet hemşeriliğini önemsedi. Çağdaş yaşam biçimini önemsedi. İzmir’in anti AKP olmasının sebebi aslında işte budur.
Mozaik değildir İzmir, ebrudur. Zarar görmesini, bozulmasını asla istemeyiz. İşte bu yüzden AKP ile İzmir arasındaki maç T 2002 yılından beri devam ediyor.
2005 yılıydı, hiç unutmuyorum. Tayyip Erdoğan, AKP il başkanları il toplantısının başkanları toplantısı mı? Öyle bir yerde söylemişti. İzmir’e inşallah ilk seçimde üzerindeki bazı yakıştırmaları cilip atacak demişti.
Böyle bakıyor. Gavur İzmir demek istemiş diye. Sonra o lafı düzeltmek için 50 defa açıklama yapmıştır. İzmir bunu asla unutmuyor.
Aslına bakarsanız gavur İzmir sıfatı hakaret değildir, biliyor musunuz? Yağmur İzmir sıfatını veren de aslında bizati İzmir’le. Bunlar İzmirliler, gavur İzmir diyorlar. Halbuki gavur İzmir lafını takan bizzat İzmir’le.
Çünkü bugünkü Alsancak, Osmanlı döneminde sadece gayrimüslimlerin yaşadığı semtti. Gayrimüslimler içinde de herkes vardı. Belçikalısı, İtalya’nın, Fransızı hepsi oradaydı. O günkü adı Punta’ydı.
İki Çeşmelik veya Bayraklı bölgesinde yaşayan Türkler Punta’ya gidecekleri zaman gavur İzmir’e gidiyoruz derlermiş. Yani gavurdan kasada aslında din değildi. Coğrafi bir tarifti, adres tarifiydi ya. AKP 25 yıldır bunu bile kavrayamadım.
AKP’nin 25 yıldır İzmir’de yapamadığını Özgür Özel Türk diye yaptı. Evet, şimdi tekrar etmeyeyim. Beni takip edenler biliyor. 2024 seçim öncesinde bangır bangır uydumu da kendimi yırttım.
Cemil Tugay İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı yapılmasına Cemil Tugay bile hayret etmiştir kardeşim.
Özgür Özel zaten Ekrem İmamoğlu’nun emrinde ol dediğin İstanbul’a karışamadı. Ankara’da Mansur Yavaş’a diş geçiremedi. Geldi İzmir’e, İzmir’i biçti. İzmir’den intikam aldı Özgür’e.
Fuhuşçuları, rüşvetçileri, tık diye AKP’ye geçen tipleri bunları kolay kullanırım zannetti. Hepsini İzmir’de belediye başkanı yaptı.
AKP İzmir’i asla alamıyordu. Özgür Ezel’in bu tercihleriyle İzmir’i kendileriyle AKP’ye hediye etti.
Parti kasasından maaşa bağlanan ve şu anda sözde muhalif medyada boy gösteren haysiyetsiz, ******** kiralık gazeteciler. İzmir’i AKP sattı?
Sattılar İzmir’i.
Geldiler bu Cemil Tugayların bilmem ne elinden hepsinden bu şimdiki ödüller aldılar. Konferanslar verdiler. Paraları götürdüler, döndüler, İzmir’i AKP sattılar. Özgür Özel’in aparatlı.
Ama bir İzmirli olarak şunu da söylemeden edemeyeceğim, AKP seviniyor şu anda. Ama İzmir deniz maç bitmedi, biz varız. Kuklaları transfer edersin ama halkı transfer edemezsin.
İzmir’de maç henüz bitmedi.''