Törene katılan Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, İl Jandarma Komutanı Albay Osman Saygılı, İl Emniyet Müdürü Mehmet Turhan, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan ve diğer kamu görevlileri yaşananlara tepki göstermedi.

700 yıllık Kadim Türk şehri Karaman’da böyle bir olayın yaşanmasının kabul edilemez olduğunu kaydeden Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Hüsnü Bozkurt, konu ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Bozkurt, milli kelimesinin anlamını yitirmemesi gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Milli kelimesi, millete ait olan demektir. İstiklal Marşı Türk milletine aittir, bağımsızlığın, özgürlüğün sembolüdür. Ayrıca 700 yıllık kadim Türk şehri Karaman’da bunun yapılması da ayrıca kabul edilemez. Karamanoğlu Mehmet Bey aldığı kararla dergahlar başta olmak üzere her yerde Türkçe konuşulmasını uygulamaya geçirmiştir. Böyle bir şehirde olması da ayrıca kabul edilmemesi gereken bir durumdur. Kaldı ki Türk milli marşının Arapça okunması anayasanın 3, 174’üncü maddelerine açıkça aykırı olduğu gibi, Milli Eğitim Temel Yasası’na da aykırılık teşkil eder. Yargının bu konulara duyarsız kalmaması gerekir. Ancak iktidardaki anlayış ortadayken temel değerlerimiz göz ardı ediliyor. Bu konulardaki hassasiyetimizi ortaya koyacağız. Bu nedenle suç duyurusunda bulunduk.”

Hüsnü Bozkurt ayrıca “Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ile Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu İdareci ve Öğretmenleri hakkında ‘Anayasayı ihlal, ‘Görevi kötüye kullanma’ ve ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçları işledikleri gerekçesiyle yaptığımız kamu davası açılması talepli suç duyurumuzu yargıya ilettik” dedi.

***

Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, İstiklal marşı kutlamaları sırasında Türk milli marşının Arapça okunmasının anlaşılabilir bir uygulama olmadığını ifade ederek, “İktidarın bu uygulamaları kabul edilemez ancak bir türlü de bu uygulamalardan vazgeçmeye niyetli olmadıkları da ortada. Arapçayı kutsal sanıyorlar ama böyle bir kutsallık yok. İktidar Araplardan yediği sillelere rağmen bir türlü bu konuda gerçekleri göremiyor. Karamanoğlu Mehmet Bey’in. ‘Dergahta da, seyranda da Türkçe konuşulacak’ dediği bir şehirde bu uygulamaya izin veriyorlar. Böyle bir uygulamanın kabul edilebilir bir tarafı yok” diye konuştu.

Son günlerde çeşitli kesimler tarafından Sünni-Şii ayrımcılığı gündeme getirildiğine de dikkat çeken Halaçoğlu, amacın Türkiye’yi savaşın içine çekmek olduğunu belirterek, şöyle konnuştu;

“Aslında hedefleri Türkiye’yi İran’la savaşa sokmak. Öyle ki, neymiş? Şiiler İslâm dışıymış, geçmişte büyük katliamlar yapmışlarmış. Peki Peygamberimizin vefatından 150 sene sonra ortaya çıkan şu mezhep tartışmasını bir kenara bırakalım, dün Filistin’de çoluk-çocuk demeden binlerce sivile soykırım yapan, yüz binlercesini de yaralayan, aç bırakan İsrail ve ABD’den daha mı kötüler? Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba bağlı olan İran bunlardan daha mı vahşi? Tarihte Sünni Sünni’yi katletmedi mi? Türkiye’ye MOSSAD tarafından atılan füzelerle Türkiye’yi savaşa sokamayanlar, Sünni-Şii ayırımcılığıyla savaş gündemi oluşturmaya çalışıyorlar. Belli ki, Türkiye İsrail ile savaşa girse, bunlar İsrail adına casusluk yapacaklar”