Gazeteci Müyesser Yıldız, bugün kaleme aldığı yazısında Bahçeli ve teröristbaşının SDG konusundaki tutarsız açıklamalarına değindi.
"ÖCALAN VE BAHÇELİ FARKLI TELDEN ÇALIYOR"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Öcalan gelsin TBMM'de konuşsun diyerek başlattığı sözde Terörsüz Türkiye sürecinde Öcalan'a tanınan propaganda hakkı, teröristbaşı ve Bahçeli arasında krize sebep oldu. Teröristbaşının yaptığı sözde çağrıda SDG'ye yönelik bir mesaj olmamasına rağmen ısrarla "Öcalan'ın çağrısı tüm birimleri kapsıyor" diyen Bahçeli'ye bugüne kadar hiç itiraz edilmemesine değinen Yıldız, DEM eşbaşkanı Tuncer Bakırhan'ın, silah bıraktığını öne süren teröristlerin kamplarına geri döndüğünü itiraf ettiğini yazdı.
Müyesser yıldızın yazısından ilgili kısım şöyle:
İMRALI’DAKİ TERÖRİSTBAŞI NE DİYECEK?
Halep operasyonu ve sonrasında KCK ile DEM’lilerin hezeyanları malûm; Hakan Fidan ve Yaşar Güler’i hedef aldılar.
DEM eşbaşkanı Tuncer Bakırhan da Fidan ve Güler hakkında KCK ağzıyla konuşurken; İmralı’daki teröristbaşının çağrısının SDG’yi kapsamadığını, İmralı’dan yapılan açıklamanın dünyadaki tüm Kürtleri ilgilendirmediğini, SDG’nin Suriye’nin meselesi olduğunu ve buna Suriye devletinin karar vermesi gerektiğini söyledi. Bu arada silah bıraktığı öne sürülen teröristlerin kamplarına geri döndüğünü itiraf etti.
Bakırhan, tüm bunların İmralı’ya gidilerek teröristbaşına sorulmasını da istedi.
İyi de 1 yıldır, “Kurucu önderin çağrısı PKK’nın tüm bileşenlerini kapsıyor” diyen Bahçeli’yi niye hiç itiraz etmediler?..
Doğru, teröristbaşının 27 Şubat çağrısında SDG falan yok. Bahçeli’nin ısrarlı taleplerine rağmen SDG’ye çağrı yapmadığı gibi, sırf bu yüzden ayağına gönderilen milletvekillerine de bir şey söylemedi veya ne söylediyse açıklanamadı. Ancak, “Suriye’de yaşanan gelişmelerin sadece Suriye halklarını değil, Türkiye’yi ve tüm bölgeyi yakından ilgilendirdiğini” vurgulayıp Selahaddin Eyyubi’den teröristbaşına uzanan bir mücadeleden söz eden bizzat Tuncer Bakırhan değil miydi?..
Keza teröristbaşı; PKK’nın Mayıs’taki sözde fesih kongresi için yazdığı perspektifte; “Irak, İran ve Suriye için de benzer süreçler devreye girecek” demedi mi?..
Teröristbaşının açıklaması dünyadaki tüm Kürtleri ilgilendirmiyor idiyse; PKK elebaşları Duran Kalkan ve Helin Ümit’in, “Öcalan 60 milyon Kürt’ün temsilcisi” iddiasını nereye koyacağız?..
Sadede gelirsek;
Suriye’deki taraflarla “diplomatik temasını” yoğunlaştıran ABD’nin bölge valisi Tom Barrack’ın yarın teröristbaşı Mazlum Kobani ile Barzanilerin Erbil’inde bir araya geleceği bildirilirken, bir başka sürpriz gelişme yaşandı.
Halep operasyonu sürecinde ve sonrasında Bahçeli’nin ifadesiyle “SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetine” girip, “sorunlu dil” kullanan DEM’e dün İmralı vizesi çıktı.
Sorumuz şu: bu ziyarette teröristbaşı, “Mazlum’u getirin bana!..” derse, ne olacak?!