Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan tepki mesajında yer alan cümleler ise gündeme damga vurdu.
İmamoğlu mesajında "Pusulada milletin adayı da, destek vereceği parti de olacak" ifadesi, kulislerde bir süredir konuşulan "Ekim Partisi" iddialarını ve CHP içindeki hukuki krizleri yeniden alevlendirdi.
"MİLLETİN DESTEKLEYECEĞİ PARTİ" VURGUSU NE ANLAMA GELİYOR?
İmamoğlu’nun açıklamasında kurumsal bir dil olan "CHP" ismini kullanmak yerine, "milletin destek vereceği parti" tanımını tercih etmesi, siyasi analistler tarafından bilinçli bir kopuş veya hazırlık mesajı olarak yorumlandı. Ataşehir operasyonunu "millet iradesine darbe" olarak nitelendiren İmamoğlu’nun bu çıkışı, sadece mevcut iktidara değil, parti içindeki belirsizliğe de bir "hodri meydan" mesajı taşıyor. Özellikle Silivri’den gelen bu vurgu, İmamoğlu’nun siyasi geleceğini mutlak butlan kararı gölgesindeki CHP ve tek bir tabelaya hapsetmeyeceğinin en somut işareti olarak değerlendiriliyor.
EKİM PARTİSİ VE MUTLAK BUTLAN DENKLEMİ
Siyasi kulislerde "Ekim Partisi" ismi, Ekrem İmamoğlu’nun ilk hecelerinden (EK-İM) türetilen bir "B Planı" olarak aylardır tartışılıyor. Bu hazırlığın arkasındaki temel hukuki gerekçe ise CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik açılan "mutlak butlan" davası. Eğer mahkeme, kurultay sürecindeki usulsüzlük iddialarını kabul ederek kurultayın hukuken "yok hükmünde" olduğuna karar verirse, mevcut parti yönetimi meşruiyetini kaybedebilir. İmamoğlu’nun "destek verilecek parti orada olacak" demesi, CHP’nin bir hukuk kaosuna sürüklenmesi durumunda alternatif bir yapının çoktan hazırlandığı iddialarını güçlendiriyor.
PARTİ ROTASI YENİDEN Mİ ÇİZİLİYOR?
Ataşehir’deki operasyon ve İmamoğlu’nun bu operasyona verdiği yanıt, 11 Mayıs 2026’daki kritik siyasi yasak davası öncesinde bir dönüm noktası niteliğinde. İmamoğlu, hem "milletin adayı" diyerek toplumsal meşruiyetini perçinliyor hem de "desteklenecek parti" diyerek olası bir hukuki engelleme veya parti içi tıkanıklık durumunda yeni bir yol haritasının masada olduğunu ilan ediyor. Bu hamle, Türk siyasetinde önümüzdeki günlerin çok daha hareketli geçeceğinin habercisi olarak görülüyor.
‘MİLLETİN İRADESİYLE KAVGA EDİYORSUNUZ’
Aynı zamanda CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Ataşehir Belediyesi'ne yönelik operasyona tepki gösterdiği açıklaması şu şekilde;
"Bugün bir kez daha görüyoruz ki, iktidar siyaset yapmayı, halka hizmet etmeyi, milletin iradesine sahip çıkmayı adeta suç saymaktadır. Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve çalışma arkadaşlarının gece yarısı operasyonuyla gözaltına alınması bunun göstergesidir.
Bilinmelidir ki; bu baskılar, bu gözdağları, bizi bir milim bile geri attırmaz. Çünkü siz aslında birkaç siyasetçiyle, birkaç belediye başkanıyla değil; doğrudan milletin iradesiyle kavga ediyorsunuz. Ve o irade, günü geldiğinde sandıkta mutlaka hükmünü verecektir. Ne yaparsanız yapın, sonunda o sandık kurulacak, pusulada milletin adayı da, milletin destek vereceği parti de olacak. Hodri meydan’’