İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 101. duruşması bugün görülüyor.

Silivri'de duruşma saat 11.00 sularında başladı. İzleyiciler, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla destek verdi. 2. celsenin 37. gününde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu savunmasını bugün tamamlayacak.

ERDOĞAN'A SESLENDİ: BU KALLEŞ DÜZENDEN SEN BİLE KENDİNİ KORU

Savunmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Ama bu da değil size anlatmak istediğim. Bunun yanı sıra anlatmak istediğim şu. Şimdi bir hayal edin. Muhalif bir belediye başkanına, muhalif bir belediyenin, yani ben Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanıyken bana operasyon yapıldı. Bugün muhalif, adı YENİ Parti olsun veya X olsun. Muhalif bir belediyede bir belediye başkan yardımcısına yönelik bir operasyon yapılacak. Bir para evi bulunacak, bir para kasası bulunacak. 7 milyon dolar şu bu falan filan neyse Allah bilir arkasında neler çıkacak ve bu 1 buçuk senede bu 1 buçuk senede o kayyum oraya ne kadar AK Parti'de görev yapmış, ne kadar AK Parti'de bürokrat varsa, kadın kollarından, gençlik kollarından ya da AK Partili bir belediyeden bir başkan yardımcısı vesaire vesaire dolduracak. Onlarla görev yapacak. Cumhuriyet Halk Partili veya YENİ Partili veya X muhalif partili birisi bu şekilde kendi partileri kurduğu kadronun içinden bir başkan yardımcısı bir evi parayla dolduracak, ziynet eşyasıyla dolduracak ve savcılık gidecek sadece başkan yardımcısını gözaltına alıp, 5-10 tane de ona işte iltisaklı iş adamı vesaireyi gözaltına alacak sonra da tutuklayacak.

"BURADAN UYARIYORUM, EY CUMHURBAŞKANI"

Buradan uyarıyorum, ey Cumhurbaşkanı. Bu düzenden kendini de koru. Seni uyarıyorum. Bu kalleş düzenden bu yürütülen iş ve işlemlerden akşamdan sabaha sabahtan akşama Türkiye’yi yöneten bir insanın bunlardan haber olmayacağını düşünerek, bu kalleşlikten sen bile kendini koru. Seni uyarıyorum."

Devleti yönetenlerin kanunların üzerinde olmaması gerektiğini vurgulayan Ekrem İmamoğlu, “Devlet bir parti devleti, bir hanedan devleti olamaz” dedi. İmamoğlu, ülkenin hiçbir döneminde adaletin bu kadar yerle bir olmadığını vurguladı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tekrar seslenerek, “Bunu yapanlar sana da yapar” diye konuştu.

Erdoğan'a seslenmeyi sürdüren İmamoğlu, savunmasına şu sözlerle devam etti:

"Ben 12 metrekareden sesimi yükseltiyorum, bazılarına saray 12 metrekareden küçük geliyor. Rakiplerini Edirne ve Silivri'de tutarak sen meşru olamazsın. Senin girdiğin seçim de meşru olamaz."

30 Ekim'de Esenyurt Belediyesi'ne kayyum atanmasından ve seçilmiş belediye başkanı Ahmet Özer'in gözaltına alınmasından bahseden İmamoğlu, şöyle konuştu:

"30 Ekim'de, sevgili Ahmet Özer başkanımıza yapılan operasyonla beraber en konan vurgun yapılan milli irade vurgunuyla birlikte Türkiye'nin en büyük ilçesi, 1 milyonu aşan belki fiili yaşayanlarının Esenyurt'a kayyum atandı. Ve bu kayyum atandıktan sonra, aslında devletin bir mülki amiri olmasına rağmen, bu kayyum, bayağı bildiğiniz AK Parti siyaseti yaptı. Çok net yakın bir coğrafya evimin, yaşamımın, hayatımın olduğu Beylikdüzü ile iç içe bir alan olduğu için de her yaptığı işlem ve eylemden haberdar oldum.

Hatta bu kişi kaymakamken bir anda vali yardımcısı yapılıyor operasyondan önce, sonra o pozisyondan bu operasyon yapıldıktan sonra ısmarlama kayyum olarak atanıyor. Yani düşünün ki Esenyurt'a operasyon yapılacağı belli, kimin atanacağı belli. Önceden konumlandırılıyor İçişleri Bakanlığı tarafından, sonra kayyum olarak atanıyor. Bu kadar, yani bu kadar tesadüfün iğne deliği meselesi yani. Bu milletin huzurunda, gözünün önünde yapılıyor bunlar.

'KİRALIK GİZLİ KASALAR NEDİR ÇOK İYİ BİLİYORLAR'

Dün akşam görüntüleri gördüğümde, bir kasa. Bu kelimeleri hatırlayacaksınız bu iddianameden. Bir “kasa evi” olduğunu gördük. “Gizli kasa”ların olduğu bir yeri gördük. Bu iddianamede, bu iftiraların atıldığı bu iftiranamede kasa evleri, kasa odaları, gizli kasalar, bankalardaki gizli kiralık kasalar gibi nice tarifleri gördük ve okuduk. Okumayı bırakın, yayladaki mini minnacık bir kasayı bile gizli kasa diye bu ülkenin bütün ahlak, bütün terbiye, iffet sınırlarını yerle bir eden TRT'nin ekranlarından izledik. Ve bu şekilde tariflenen ne varsa bu iftiranamede, hep diyorum ya, kişi kendinden bilir işi misali, bunu yazanlar ve yazdıranlar gizli kasa nedir çok iyi biliyorlar. Bunu yazanlar ve yazdıranlar kasa evleri nedir çok iyi biliyorlar. Bunu yazanlar ve yazdıranlar, 1 değil 5-10 tane bankada kiralık gizli kasalar nedir çok iyi biliyorlar. Vallahi biliyorlar billahi biliyorlar. Bakın bunu iddia etmiyorum iddiayı aştı artık o benim damarlarıma yerleşti. Tekrar ediyorum vallahi biliyorlar billahi biliyorlar.

Bunların yazdıklarında muhtemelen para var. Yazanların ve yazdıranların muhtemelen tarlalarında gömü var. Muhtemelen kuyuların dibinde altın var. Muhtemelen bunlar benim burada öğrendiğim Hawala diye bir sistemi kullanıyorlar. Muhtemelen buradaki insanlar döviz bürolarıyla ortak çalışıyorlar. Bunu yazanlar. Bunu yazanlar ve yazdıranlar. Muhtemelen bunu yazanlar ve yazdıranlar, yurt dışında İsviçre'de, Lüksemburg'da orda burda hesapları var. Muhtemelen bunu yazanların ve yazdıranların, o zihniyetin offshore'da hesapları var. Benim yok. Arkadaşlarımın yok. Ne gizli kasa var, ne para kuleleri var, ne başka bir şey var.

"MİLLETE YAPILAN ZULÜM VAR"

Millete yapılan zulüm var. Bu milletin cebinden çalınan paralar var. 570 milyar doları, 5 tane aksiyonla burada size yansıttım. Çok üzüldüm. Ama esas konu ne biliyor musunuz sayın başkan, sayın heyet burayı size anlatıyorum. Esas konu şu: Bir evin görüntülerini izledik sayın başkan. 7 milyon dolar, bilmem ne kadar Euro, sayısız saatler, sayısız mücevherler vesaire vesaire dökülmüş. Soruşturma böyle yürütülür biliyor musunuz? Delille olur, ispatla olur, tespitle olur."

BULUNDUĞUNUZ KÜRSÜDE AHTAPOTUN KOLLARI VAR

“Vurgunlar milletin huzurunda, gözünün önünde yapılıyor” diyen Ekrem İmamoğlu, eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner’in ifadesiyle dün İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in ikinci kez savcılığa çıkarıldığını ve tutuklandığını ifade etti. İmamoğlu, “O müptezelin ifadesiyle alıyorsun, tutuklama veriyorsun” dedi ve mahkeme başkanına seslenerek “Bulunduğunuz kürsüde ahtapotun kolları var” diye konuştu.

İMAMOĞLU BUGÜN SAVUNMAMIN 4. VERSİYONU

Ekrem İmamoğlu, savunmasının son günündeki konuşmasına, 600 gün sonra savunma yapacağı bir yargı düzeninin olmaması temennisinde bulunarak başladı.

İlk başta talep ettiği savunmasının başka bir formda olduğunu söyleyen İmamoğlu, bugün gelinen noktada bunun 4. versiyonu olduğunu belirtti. İmamoğlu, "Bu savunmamın daha farklı formata dönüştüğü Türkiye'de 3 ay öncesi ile bugün arasında nasıl bir tribülansın yaşandığını ve bunun tüm oluşumlarının bizim burada duruşumuzla alakalı olduğunu size sunmam akışında oluştu" dedi.

DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Ekrem İmamoğlu’nun annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu da duruşmayı takip edenler arasında. İzleyiciler, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla destek verdi.

AYRINTILAR GELİYOR...