ABD ve İsrail’in Orta Doğu’daki saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının aksaması, Hindistan’da ciddi bir enerji krizini tetikledi. Ülkenin ithal ettiği LPG’nin büyük bölümünün bu hat üzerinden gelmesi, tedarik zincirini felç etti.
Gaz arzındaki kesintiye panik alımları da eklenince ülke genelinde tüp kuyrukları oluştu. Akaryakıt istasyonlarında uzun sıralar görülürken, fiyatlar hızla yükseldi.
SANAYİ ÜRETİMİ DURDU
Hükümet, hanelerdeki gaz sıkıntısını azaltmak amacıyla sanayiye verilen LPG’yi kısıtladı. Bu kararın ardından Gujarat eyaletindeki Morbi kentinde yüzlerce fabrika faaliyetlerini askıya aldı. Seramik üretimi başta olmak üzere birçok sektörde üretim durma noktasına geldi.
RESTORANLAR KEPENK İNDİRDİ
Krizin en ağır hissedildiği alanlardan biri de hizmet sektörü oldu. Mumbai başta olmak üzere birçok şehirde restoran ve otellerin önemli bir bölümü kapandı ya da kapasitesini düşürdü. İşletmeler, uzun sürede pişen yemekleri menülerinden çıkarmak zorunda kaldı.
EKONOMİK BASKI ARTTI
Gaz kıtlığı, küçük işletmeler ve dar gelirli kesim üzerinde büyük baskı oluşturdu. Bazı bölgelerde tüplerin karaborsaya düştüğü, sokak yemeklerinin fiyatlarının hızla arttığı belirtildi.
Belgaum kentinde bir otel sahibinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle hayatına son verdiği bildirildi.
HÜKÜMET ALARMDA
Başbakan Narendra Modi, enerji tedarikinin sürdürülebilirliğini sağlamak için acil toplantılar yaptı. Hükümet, alternatif kaynaklara yönelirken ABD’den gelecek LNG sevkiyatının haftalar sürebileceği ifade edildi.
Bu süreçte Hindistan, yıllar sonra ilk kez İran’dan LPG satın alma kararı aldı.
BÖLGESEL RİSK BÜYÜYOR
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamanın yalnızca Hindistan’ı değil Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka gibi ülkeleri de etkilediğini belirtiyor. Kriz, bölgenin enerji bağımlılığını ve jeopolitik kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu.