Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Fidan, özellikle ABD ile İran arasındaki görüşmeler, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve bölgesel gerilimlere dair dikkat çeken mesajlar verdi.
'MÜZAKERELERDE TARAFLAR BAŞLANGIÇ POZİSYONLARINI ORTAYA KOYDU'
Fidan, sürecin doğası gereği tarafların ilk etapta maksimalist taleplerle masaya oturduğunu ifade ederek, “Uzun zamandır müzakerelerin içerisinde bulunmanın getirdiği ders çıkarmayla, taraflar başlangıç pozisyonlarını ortaya koydular. Bu her zaman maksimalist olur” dedi.
Tarafların ateşkes konusunda istekli olduğunu vurgulayan Fidan, “Benim gördüğüm her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında” ifadelerini kullandı. Süreçte İsrail’in etkisine de dikkat çekerek, bu faktörün hesaba katılması gerektiğini belirtti.
'NÜKLEER KONUDA YA HEP YA HİÇ RİSKİ VAR'
Müzakerelerin kısa sürede sonuçlanmasının zor olduğuna işaret eden Fidan, teknik sürecin zaman alabileceğini söyledi. Nükleer başlığın en kritik konu olduğunu vurgulayan Fidan, “Nükleer konuda olay ya hep ya hiç’e dönerse orada bir engelle karşılaşabiliriz” uyarısında bulundu.
Tarafların ilerleme sağlaması halinde ateşkesin uzatılabileceğini dile getiren Fidan, arabulucuların desteğiyle çözüm arayışlarının sürdüğünü kaydetti.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN 'KÜRESEL ETKİ' VURGUSU
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Fidan, buradaki durumun dünya ekonomisini doğrudan etkilediğini belirtti. “Dünya doğalgaz ve petrol ihtiyacının yüzde 20-25 oranında yapıldığı bir yer” diyen Fidan, bölgedeki aksamanın küresel tedarik zincirini etkilediğini söyledi.
Boğazın açık kalmasının uluslararası toplumun ortak beklentisi olduğunu ifade eden Fidan, “Herkesin istediği uluslararası geçişlere para ödemeden açık olması” dedi.
Ateşkesle birlikte geçişlerin yeniden sağlanmasının temel prensip olarak öne çıktığını aktardı.
ULUSLARARASI GÜÇ TARTIŞMASINA MESAFELİ YAKLAŞIM
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz için uluslararası güç önerisine ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, bu fikre Avrupa’nın temkinli yaklaştığını belirtti. “Boğaz’ı açık tutmaya çalışmakla İran’a karşı savaşın bir parçası olmak arasında bir fark var” diyen Fidan, hiçbir ülkenin doğrudan çatışmanın parçası olmak istemediğini ifade etti.
Türkiye’nin yaklaşımına da değinen Fidan, ”Bizim durduğumuz yer barış yoluyla açılması. Uluslararası bir silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın çok fazla zorlukları var“ dedi.
LÜBNAN VE BÖLGESEL RİSKLER
İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetlerine dikkat çeken Fidan, Lübnan’da yaşananların daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu söyledi. “İsrail Lübnan’da belli bir nüfusun yaşadığı yeri sürekli bomba altına alıyor” ifadelerini kullanan Fidan, büyük çaplı yerinden edilmelerin yaşandığını belirtti.
Hizbullah’ın silahsızlandırılması tartışmalarına ilişkin ise “Hizbullah, Lübnan ordusundan daha büyük. Lübnan hükümetinin gücü tek başına buna yetmez” değerlendirmesinde bulundu.
SURİYE İÇİN 'HAZIRLIKLI OLMALIYIZ' MESAJI
Suriye ile yoğun diplomatik temasların sürdüğünü aktaran Fidan, bölgenin Türkiye açısından hayati önemde olduğunu vurguladı. Olası risklere dikkat çeken Fidan, “Bizim için hayati bir çıkar ve güvenlik alanı. Burada her türlü senaryoya hazırlık olmamız gerekiyor” dedi.
İran Meclis Başkanı Galibaf’dan ABD’ye abluka tepkisi: Şu anki benzin fiyatlarının tadını çıkarınGündem