Piyasalarda ECB’nin nisan ayında politika faizlerini sabit bırakacağı öngörülürken, yıl sonuna kadar yaklaşık 50 baz puanlık artış beklentisi fiyatlanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin enerji arzı üzerinde oluşturduğu riskler, bu beklentilerin temel nedenleri arasında yer alıyor.

ENERJİ MALİYETLERİ ENFLASYON RİSKİNİ ARTIRIYOR
Analistlere göre petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi, Avro Bölgesi’nde dezenflasyon sürecini yavaşlatabilir. Bu durum, ECB’nin para politikası patikasında yeniden sıkılaşmaya yönelmesine neden olabilir.
Son veriler de bu riski destekliyor. Nisan ayı PMI anketine göre büyümede yavaşlama sinyalleri görülürken, üretici fiyatları enflasyonu son 37 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
UZMANLAR: FAİZ ARTIŞI İHTİMALİ GÜÇLENİYOR
Ekonomistler, mevcut görünümde ECB’nin kısa vadede harekete geçmeyeceği konusunda hemfikir. Ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin sürmesi halinde yılın ikinci yarısında faiz artışlarının yeniden gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Bazı tahminlere göre, haziran ve temmuz toplantılarında 25 baz puanlık artışlar gündeme gelebilir ve mevduat faizi yüzde 2,50 seviyesine yükselebilir.
HÜRMÜZ BOĞAZI SENARYOSU BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kriz durumunun enerji fiyatlarında sert bir sıçramaya yol açabileceğini vurguluyor. Böyle bir maliyet şokunun, ECB’nin mevcut temel senaryosunu geçersiz kılabileceği ve daha agresif bir faiz politikasını zorunlu hale getirebileceği belirtiliyor.
LAGARDE’IN MESAJLARI YAKINDAN İZLENECEK
ECB’nin önümüzdeki süreçte enerji fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri ve finansal koşullardaki sıkılaşmayı yakından takip etmesi bekleniyor. Bu süreçte ECB Başkanı Christine Lagarde’ın vereceği mesajlar, piyasalar açısından kritik önem taşıyor.
Uzmanlara göre Lagarde’ın enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmaya yönelik daha “şahin” bir iletişim dili benimsemesi olası.
İKİNCİ TUR ETKİLER FAİZ KARARINDA BELİRLEYİCİ OLACAK
Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki artışın ücretler ve genel fiyatlar üzerinde ikinci tur etkiler yaratması halinde faiz artışı ihtimalinin güçleneceğini vurguluyor. Bu nedenle özellikle haziran toplantısı, ECB’nin politika yönü açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
Küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler ve jeopolitik riskler, Avrupa ekonomisinin seyrini doğrudan etkilemeye devam ederken, ECB’nin faiz kararları da bu dinamiklere bağlı olarak şekillenmeyi sürdürecek.
Piyasaların gözü kulağı bu haftaya odaklandı: Yol haritası yeniden çizlecekEkonomi