Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde yaklaşık 400 damızlık keçisiyle doğanın zorluklarına meydan okuyan Erkan Taştan, yem fiyatlarındaki sürekli zamlara karşı süt fiyatlarının sabit kalmasından yakınıyor. Devlet desteğinin ipotek şartlarıyla çelişen politikalarını eleştiren üretici, oğlak bakımındaki sırlarını da paylaşıyor ve yeni doğan yavruları adeta çocukları gibi özenle büyüttüğünü vurguluyor.

ZAM DALGASI SÜT FİYATLARINI YERİNDE DONDURUYOR

Erkan Taştan, küçükbaş damızlık işinin hayvancılıkta en zor alanlardan biri olduğunu belirterek ekonomik dengesizliğe dikkat çekti. Süt fiyatlarının bir yıldır aynı seviyede kaldığını, buna karşılık yem fiyatlarının ise her ay arttığını ifade etti. “Bizim sütlerimizin fiyatı aynı. Her ay yeme zam geliyor. Yem fiyatları çok yüksek, bizim sütümüze hiç zam geldiği yok” dedi. Taştan, bu durumun üreticileri giderek daha fazla zorladığını, damızlık işinin sabır ve akıl gerektirdiğini vurguladı. İkiz doğumlarda annenin yavruyu unutmaması için sürekli takip gerektiğini, yeni doğan oğlaklara hastalık veya kırgınlık anında hemen müdahale edilmezse ölümlerin artabileceğini anlattı.

ÖZENLİ BAKIM OĞLAK ÖLÜMLERİNİ ÖNLEDİ

Taştan, çocukluğundan beri damızlık keçi yetiştiriciliği yaptığını ve bu yıl doğum sezonunun 15-20 gündür devam ettiğini belirtti. Yaklaşık 400 anaç keçisinden doğan oğlaklarda ölümlerin yok denecek kadar az olduğunu kaydetti. Her sene çok fazla ölüm yaşandığını ancak bu sene özenli bakım sayesinde sorunsuz bir dönem geçirdiklerini dile getirdi. Hayvanların altını kuru ve temiz tutmanın, hastaları ve keyifsiz olanları iyi gözlemlemenin önemine işaret etti. Özellikle otların yeşermesi ve evde besleme nedeniyle hayvanların daha fazla su içtiğini, zeminin ıslandığını söyledi.

ZEMİN KURU KALSIN DİYE KİREÇ VE SAMAN

Üretici, hijyen için uyguladığı yöntemi detaylarıyla paylaştı. Zemine az miktarda kireç döktüğünü, kirecin suyu emerek zemini kuru tuttuğunu belirtti. Üstüne saman balyası ve talaş serdiğini, böylece mikropları kırdığını, biti ve pireyi engellediğini anlattı. “Kireci az dökeceksin, çok abartmayacak şekilde kireç dökülmesini tavsiye ederim üreticilere. Mikrobu kırıyor, ishali kırıyor” dedi. Bu yöntemin yaklaşık bir hafta ila on gün boyunca zemini kuru ve temiz tuttuğunu, zararı olmadığını vurguladı.

KÖYDE OTUR DİYORLAR AMA İPOTEĞİ ŞEHİRDEN BEKLİYORLAR

Taştan, devlet desteklerinin gerçek işi yapan üreticilere yönelik olması gerektiğini savundu. Damızlık işinin herkesin yapamayacağı bir alan olduğunu, bir oğlağın anaçtan daha pahalıya satıldığını belirtti. Teşvik programlarında 5-6 milyon lira ipotek istendiğini, ayrıca 40 yaş sınırı bulunduğunu kaydetti. “Devletimiz bana köyde otur diyor ama benden ipotek olarak köydeki evimi değil de şehirden, ilçelerden ipotek istiyor. Burada bir çelişki var” dedi. Başvuru yapamayacağını, çünkü böyle bir ipoteği karşılayamadığını ifade etti.

BU İŞ HERKESE GÖRE DEĞİL: SABIR VE İMKAN ŞART

Erkan Taştan, damızlık işinin çok zahmetli olduğunu, erkek oğlakların bile ekstra özen gerektirmediğini ancak genel olarak büyük emek istediğini söyledi. “Bu iş, verdikleri hayvanlar biz üreticilere gelecek. Çünkü bu işi yapamayacaklar, yapamazlar” diye konuştu. Tek başına yaşayanların veya yeterli imkanı olmayanların damızlık işine bulaşmamasını tavsiye etti. “Bu iş öyle değneği eline alıp davara gitme ile olmuyor. Adamı olana, evinde horantası çok olana, yeri imkanı olana yapın derim” ifadelerini kullandı. Küçük bir hastalıkta dahi takip etmezseniz hayvan ölümlerinin çok olacağını hatırlattı.

Taştan’ın açıklamaları, Yozgat kırsalında damızlık keçi yetiştiriciliğinin hem ekonomik hem de idari zorluklarını bir kez daha gündeme taşıdı. Üreticiler, yem maliyetlerindeki artışın karşısında süt fiyatlarının sabit tutulmasının sürdürülebilir olmadığını savunurken, devlet destek mekanizmalarının daha gerçekçi ve erişilebilir hale getirilmesini bekliyor.