Tek adam sistemi üzerinden kurulan yeni Amerikan vesayetini “devlet aklı” kavramıyla örtmek ve gizlemek isteyenler var. Buna karşı, İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Milli Güvenlik Politikaları Başdanışmanı E. Tümgeneral Rafet Kılıç, “Devlet aklı, iktidarın dokunulmazlık zırhı değildir! Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir! Bir devletin derini olmaz, hukuku olur! Devlet aklı karanlıkta değil, kanunlardadır! Siyaseti mahkemeler değil, sandık belirlemelidir! Devlet aklı, iktidarın dokunulmazlık zırhı Değildir! Devlet aklı diye pazarlanan hiçbir şey hukukun yerine geçemez! Devlet aklı, karanlık adalarda değil, hukukta, kurumlarda ve milletin İradesinde yaşar! Cumhuriyeti el birliğiyle savunalım!" dedi.

***

Yine Zafer Partisi Ankara İl Başkan Yardımcısı ve Milli Düşünce Merkezi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Onur Karadayı, Youtube programında bakın neler söyledi:

-Cansu Çamlıbel’in Bülent Kuşoğlu ile röportajında öne çıkan iki temel argüman var. İlki “siyasetçi zayıf olduğu için devlet aklı ön planda” tespiti. İkincisi de “CHP dönüşmeden Türkiye dönüşemez” şeklindeki kesin yargısı. Kuşoğlu'nun bu sözleri aslında bir durum tespitinden ziyade Türkiye'ye giydirilmek istenen yeni bir siyasi mimarinin itirafıdır.

-Kuşoğlu'nun bahsettiği bu devlet aklı sahiden bizim binlerce yıllık tarihi süzgeçten geçmiş milli aklımız mıdır yoksa küresel projelerin yerel ortaklarına takılmış bir maske midir?

-Arslan Bulut'un, “Barrack'ın devlet aklı” eksenindeki eleştirisi doğrusu sarsıcı bir gerçeğe parmak basar. Bulut, bugün kamuoyuna derin devletin üstün aklı olarak pazarlanan stratejilerin aslında büyük Ortadoğu Projesi’nin veya küresel Amerikan İsrail emperyalizminin ve tabii metaforik olarak da Barrack'ın aklı olduğunu söylüyor.

-Karar alıcılar kendi özgür iradeleriyle milli bir strateji uyguladıklarını sanırken aslında dışarıda dizayn edilmiş bir algoritmanın dişlileri gibi hareket etmektedir. İşte bu sebeple görüyoruz ki Kuşoğlu'nun yücelttiği ve “siyasetin yerini aldı” dediği aklın, Kültigin’in veya Halil İnalcık’ın tarif ettiği milli akıl değil, demografik yapıyı sığınmacılarla bozan, ulus devlet refleksini törpüleyen Barrack'ın aklı olma ihtimali Türk devlet geleneği açısından en büyük varoluş tehdididir.

- Bülent Kuşoğlu, neden ısrarla “CHP dönüşmeden Türkiye dönüşemez” demektedir? Neden asıl operasyon, asıl dönüşüm baskısı doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden yoğunlaşmaktadır? Cevap aslında çok net bir şekilde Türk devlet geleneğinde gizlidir. CHP sadece bir siyasi parti değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesinin, antiemperyalist milli mücadelenin ve üniter milli devlet felsefesinin kurumsal taşıyıcısıdır.

-Küresel aklın son dönemde bunun ete kemiğe bürünmüş hali Barrack aklına göre Türkiye'yi kendi projelerine tam entegre edebilmesi için bu kurucu felsefenin tasfiye edilmesi şarttır. Bir kaleyi ele geçirmek istiyorsanız kalenin temellerine saldırmalısınız. CHP'nin Atatürkçü, altı oklu, bağımsızlıkçı çizgisi, küreselciler, etnik ayrılıkçılar ve sığınmacı mühendisliği yapanlar için bir fren sistemidir.

-CHP'ye uzun zamandır yapılan müdahaleler işte bunun içindir. Bu yüzden çizgisinden uzaklaştırıldı ve parti içindeki milli ulusalcı kanat tasfiye edildi. Sıra artık son darbeyi vurmakta...

***

Mehmet Onur Karadayı, konuyu şöyle bağladı:

-Toparlamak gerekirse Bülent Kuşoğlu'nun röportajında dışa vuran ve Arslan Bulut'un yazılarında deşifre edilen bu tablo basit bir parti içi iktidar kavgası değildir. Bugün yaşanan kavga, Türkiye'nin yönünün ne olacağı kavgasıdır.

-Bir yanda Kültigin'in “Çin'in ipeğine aldanmayan” şüpheciliği, Bahattin Ögel'in milleti merkeze alan töre felsefesi ve Halil İnalcık'ın tam bağımsız merkeziyetçiliğinden beslenen hakiki Türk devlet haklı durmaktadır.

-Diğer yanda ise dönüşüm, yeni dünyaya entegrasyon ve yumuşak siyaset ambalajlarıyla sunulan, içerideki karar alıcıları refleksif kontrol altına almış Barrack'ın küresel aklı bulunmaktadır.

-Kuşoğlu'nun bahsettiği dönüşüm gerçekleşirse Türkiye, Kültigin’in uyardığı o yumuşak ipeğe sarılarak boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

-Türk devlet geleneği, kriz anlarında daima küllerinden doğmayı başarmış bir ferasete sahiptir. Geleceği anlamak ve inşa etmek için ihtiyacımız olan şey, bize dışarıdan dikte edilen sahte devlet akıllarına biat etmek değil kodları Orhun'da yazılmış, Ankara'da Cumhuriyet ile taçlanmış, asil, milli ve bağımsız kurucu iradeye sıkı sıkıya sarılmaktır.