İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun annesi Hava İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu'na İstanbul'da bayram ziyaretinde bulundu.
Ziyaret sonrası konuşan Dervişoğlu, “Bayramın son gününde Ekrem İmamoğlu’nun ailesini ziyaret ettim. Tutuklanmasının akabinde, ilk Ramazan Bayramı’nda da yine haneyi ziyaret etmiş ve Hasan amcanın hayır duasını almıştım. Böyle günlerde insanların evlatlarından ayrı bayram geçirmesinin ne kadar yürek yakıcı olduğunun bilinmesini istiyorum. Burada bulunmamın sebebi de İmamoğlu ailesinin yalnız olmadığını göstermekten ibarettir. İnşallah önümüzdeki bayram hep birlikte oluruz. Bu bayram ise yüreklerin ferahlatılması için burada bulunmam gerekiyordu. O insani vazifeyi yerine getirmiş olmanın mutluluğu içindeyim. İmamoğlu ailesine de misafirperverlikleri ve kadirşinaslıkları için teşekkür ediyorum” dedi.
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreçte yasal düzenlemelere geçileceği yönündeki iddialar ile DEM Partili Pervin Buldan’ın, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın yasa tasarısını inceleyeceği yönündeki açıklaması sorulan Dervişoğlu, şöyle konuştu:
"TBMM'YE İMRALI'DAKİ CANİYİ KAYYUM ATAMAK ANLAMINA GELİR"
“Birtakım yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğuna dair tartışmalar uzunca bir zamandır devam ediyor. Bu tartışmaların merkezine de odağına da İmralı’daki cani başı Abdullah Öcalan’ın dahil edildiğine şahitlik ediyoruz. Şimdi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç varmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili, İmralı ulaklarından Pervin Buldan da düzenlenmesi ihtiyacı olan yasaların taslak halinde Abdullah Öcalan'a götürülmesi gerektiğini ve onun onayının alınmasının gerekliliğine işaret etmiş. Bu son derece absürt bir durum ve kabul edilebilecek bir şey değil. Bir terör hükümlüsüne şayet yasa taslağı onaylatma ihtiyacı hissediyorsanız ve bunu aleni bir biçimde telaffuz edebiliyorsanız; Türkiye’de sistem çökmüştür demektir.
Düşünebiliyor musunuz? Taslağın hazırlandığı yer neresi? Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hazırlanacaksa, onay makamı Abdullah Öcalan’mış gibi gösterilmesi; nasıl demokrasiye kayyum atandıysa Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de İmralı'daki cani başının kayyum atanması anlamına gelir. Bu edepsizliğin, demokrasi yoksunluğunun ve haysiyetsizliğin bir göstergesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sanki İmralı’daki caniyi kayyum atamaya kalkışmaları halinin kabul edilebilir bir yanı yoktur. Bunu yapanlar kendilerini gözden geçirsinler.
Geçmişte benzer uyarılar aldılar. Uyarılardan hiçbir ders çıkarmadılar. Bu uyarıların sonucunda ders çıkarmayanların akıbetlerinin ne olduğunu da millet gördü. Ben bu girişimi; siyasi partilere, belediyelere kayyum atanan bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kayyum atama girişimi olarak değerlendiriyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi bir cani başının vesayeti altına sokulacak bir kurum değildir. Akıllarını başlarına almalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca bu talepleri gündeme getirecek kişi de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili olamaz. Dolayısıyla onun konumunun ve statüsünün de gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bir Meclis Başkanvekili, Meclisi vesayet altına alabilecek kelamı sarf etmemeli. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi şerefini, haysiyetini, onurunu her şartta ve zeminde koruyabilmeye muvaffak olabilecek yüce bir kurumdur. Bunu da kimse unutmasın”