Terör örgütü PKK'nın çatı yapılanması KCK’nın sözde yöneticisi Bese Hozat, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada silahların devlete teslim edilmesinin gerekmediğini savunarak “Biz artık silahı Türkiye açısından tehdit olmaktan çıkarmış bulunmaktayız” demişti. Hozat, Türkiye sınırları içinde ve sınırlara yakın bölgelerde örgüt mensubu bulunmadığını iddia etti. Süreç açısından kritik dönemeç ise MGK raporuyla birlikte şekillenecek.
AK PARTİ KURMAYLARI "SÜRECİ TEHLİKEYE SOKAR" DİYOR
Cumhuriyet'in haberine göre AK Parti kaynakları, kullanılan ifadelerin kamuoyunda tepkiye yol açabileceği ve sürece yönelik tartışmaları artırabileceği görüşünü dile getiriyor. Özellikle silahların teslimine ilişkin açıklamaların, yasada öngörülen koşullar bakımından sorun oluşturabileceği belirtiliyor.
‘MGK RAPORU BELİRLEYİCİ OLACAK’
Parti kaynakları, Çerçeve Yasa’nın yürürlüğe girmesi ile uygulama aşamasına geçilmesinin ayrı aşamalar olduğuna dikkat çekiyor. Yasanın uygulanmasının belirli koşullara bağlandığını anımsatan kaynaklar, MİT’in değerlendirmeleri ile MGK raporunun bu açıdan önem taşıdığını ifade ediyor.
AKP kulislerinde, güvenlik birimlerinin örgütün silah bırakma ve faaliyetlerine son verme koşullarını yerine getirip getirmediğine ilişkin tespitlerinin bekleneceği aktarılıyor. Bu kapsamda, raporun olumsuz olması durumunda uygulama aşamasına geçilemeyebileceği ve sürecin durabileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Kaynakların aktardığına göre parti içinde, yasanın çıkarılmış olmasının bundan sonraki adımların her koşulda atılacağı anlamına gelmediği görüşü öne çıkıyor. Sürecin ilerleyişinin, sahadaki durumun güvenlik birimlerince nasıl değerlendirileceğine bağlı olduğu belirtiliyor.
"AK PARTİ ÖCALAN'A UMUT HAKKINA MESAFELİ"
Öcalan’ın serbest bırakılmasına yönelik açıklamaların da AKP’de karşılık bulmadığı ifade ediliyor. Görüşlerine başvurulan parti kaynakları, böyle bir adımın mümkün görülmediğini aktarırken Hozat’ın açıklamalarının kamuoyunda sürece ilişkin soru işaretlerini artırabileceğini savunuyor.
Parti içinde, sürecin “devletin geri adım attığı” ya da “talepleri kabul etmek zorunda kaldığı” biçiminde yorumlanmasına yol açabilecek söylemlerden rahatsızlık duyulduğu belirtiliyor. Kaynaklar, “Devlet teslim oldu gibi bir algıya izin vermeyiz” yaklaşımının parti değerlendirmelerinde öne çıktığını aktarıyor.
"ERDOĞAN SÜREÇTEN RAHATSIZ"
AK Parti kulislerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sürecin gidişatına ilişkin bazı rahatsızlıkları bulunduğu öne sürülüyor. DEM Parti’nin kimi taleplerinin parti içinde “kabul edilmesi mümkün olmayan talepler” olarak değerlendirildiği, örgüt yöneticilerinden gelen açıklamaların da rahatsızlık yarattığı ifade ediliyor. Sürecin geleceği açısından DEM Parti ile terör örgütünün bundan sonraki tutumunun önem taşıdığı görüşü dile getiriliyor. Parti kaynakları, olası bir tıkanıklıkta bu kesimlerden gelen açıklamaların ve taleplerin etkili olabileceğini savunuyor. Kulislerde, sürecin kesintiye uğraması halinde sorumluluğun karşı tarafın tutumunda aranacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
SİLAHLARIN TESLİMİNE YÖNELİK ÇERÇEVE YASA NE DİYOR?
Çerçeve Yasa’nın 3. maddesinde ise yasa kapsamındaki hukuki düzenlemelerin başlaması için “Örgütün fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla...” ifadesi yer alıyor. Bu kapsamda, örgütün bıraktığı silahların güvenlik kurumlarınca teslim alınması gerekiyor.
"YASA 2027'DE UYGULANMALI"
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, önceki gün Çankaya Köşkü’nde yaptığı basın toplantısında, MGK kararının yıl bitmeden açıklanmasının ve yasanın 2027’nin ilk yarısında uygulamaya geçmesinin olası olduğunu belirtmişti.

