Dünyanın en kurak ve zorlu coğrafyalarından biri olan Sahra Çölü, doğanın kendi mucizesiyle sıra dışı bir dönüşüme sahne oluyor. Sahra ile Sahel kuşağının kesiştiği kurak topraklarda yürütülen benzersiz bir ekolojik deney, çölleşmeye karşı mücadelede ezber bozan sonuçlar ortaya koydu. Bölgeye bırakılan yaklaşık 500 Afrika mahmuzlu kaplumbağası, 5 yıl gibi kısa bir sürede adeta birer "doğal iş makinesi" gibi çalışarak çöl toprağını canlandırmayı başardı.

Cem Özel’in derlediği bilgilere göre, projenin ardından uydudan çekilen görüntüler, tamamen kumla kaplı arazilerde yeşil bitki kümelerinin filizlendiğini gözler önüne serdi.

ÇÖLLEŞME KRİZİNE KARŞI "SÜRÜNGEN" GÜCÜ

Deneyin gerçekleştirildiği Sahel hattı (Burkina Faso, Çad ve Nijer çevresi), son yarım asırda yüz binlerce kilometrekarelik verimli toprağını kaybederek büyük bir tarım ve yaşam krizinin merkez üssü haline gelmişti. İklim krizinin pençesindeki bu bölgeye salınan Afrika mahmuzlu kaplumbağaları ise dayanıklılıkları ve ekosisteme olan katkılarıyla tüm dengeleri değiştirdi.

Dünyanın en büyük kara kaplumbağalarından olan bu dev canlılar, bölgenin makus talihini yerin altından değiştirmeye başladı.

Çöle bırakılan 500 kaplumbağa 5 yılda mucizeyi başardı - Resim : 1

METRELERCE DERİNLİKTE "YAŞAM TÜNELLERİ"

Uzmanlar, kaplumbağaların sert çöl toprağında boyu 10 metreyi aşan derin tüneller kazdığını belirtiyor. Bu tüneller çöl ekosisteminde şu hayati zinciri başlattı:

"Derin tüneller sayesinde toprağın altında nem hapsedildi ve kavurucu yüzey sıcaklığı düşürüldü. Rüzgarın savurduğu bitki tohumları bu korunaklı tünellere sığınarak filizlenme imkanı buldu.
Kaplumbağalar, beslendikleri bitkilerin tohumlarını dışkıları yoluyla geniş alanlara yayarak doğal bitki döngüsünü ivmelendirdi."

'BÜYÜK YEŞİL DUVAR' PROJESİNE CAN SUYU

Afrika Birliği, çölün ilerleyişini durdurmak amacıyla milyonlarca ağacın dikildiği milyar dolarlık "Büyük Yeşil Duvar" projesini yürütüyor. Ancak şiddetli kuraklık, amansız kum fırtınaları ve yüksek maliyetler nedeniyle ağaçlandırma çalışmaları istenen hıza ulaşamamıştı.

Bilim insanları, sadece insan eliyle ağaç dikmenin yetersiz kaldığını görerek rotayı ekosistemi kökten canlandıracak biyolojik aktörlere çevirdi. Dev kaplumbağaların başarısı, bu yeni nesil çevreci yaklaşımın en somut kanıtı oldu.

Daha önce Galapagos Adaları’nda benzer başarılar gösteren bu yöntem, şimdi Afrika’nın kurak topraklarında insanlığın çölleşmeye karşı açtığı savaşta doğanın en güçlü müttefiki olmaya aday.