Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilen soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 57 kişi bu sabah gözaltına alındı.

Bozbey'in gözaltına alınmasına Bursalı seçmen ile CHP büyük tepki gösterdi. Bozbey'in gözaltına alınmasına tepki göstermek için Bursalılar, akşam saat 19.00'da Bursa Büyükşehir Belediye binası önünde toplandı.

CHP ve demokrasiden yana seçmenin akın ettiği alanda, "direne direne kazanacağız", "Mustafa Bozbey yalnız değildir" ve "Birleşe birleşe kazanacağız" sloganları atıldı.

ÖZGÜR ÇELİK'TEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, şunları söyledi:

"Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin önündeyiz şu anda. Mustafa Bozbey'in yanındayız ve şu anda burada Bursalı yurttaşlarımız var. Bursalı yurttaşlar, 'Biz seçtiğimiz belediye başkanımıza sahip çıkıyoruz' demeye geldiler. 'Mustafa Bozbey'e sahip çıkmaya geldiler ve kendi irademize sahip çıkmaya geldik' dediler.

Bugün önemli bir tarih. Bugün 31 Mart. 2 yıl önce 31 Mart'ta Cumhuriyet Halk Partisi, yapılan yerel yönetimler seçiminde Türkiye'nin birinci partisi oldu. Yurdun dört bir yanında CHP tarihi bir başarı elde etti ve tam 47 yıl sonra ilk defa Bursa'yı da kazanmış oldu.

'MİLLETİN İRADESİNE VURULAN BİR DARBEYE UYANIYORUZ'

Ne yapmaya çalışıyorlar? Bakın, 2 yıl önce bugün Ankara'da tükenmiş bir iktidar bir karar verdi. Bir daha asla Cumhuriyet Halk Partisi'ni sandıkta yenemeyeceklerini anladılar. Bir daha sandık yoluyla asla iktidara gelemeyeceklerini anladılar ve bir süreç başlattılar. Önce bir bakan yardımcısını İstanbul'a başsavcı yaptılar. Sonra aynı başsavcıyı İstanbul'da, Esenyurt'ta başlayan belediye operasyonlarına, 19 Mart darbe girişimi, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve sonra aynı başsavcıyı bakan yaptılar. Ve bu operasyonları şimdi Anadolu'ya yaydılar. Millet iradesine darbe vuruyorlar. Her yeni gün bir şafak operasyonuna uyanıyoruz. Millet iradesine vurulan bir darbeye uyanıyoruz.

'BU BİR ÇÖKME OPERASYONU'

Burası Bursa, Türkiye'nin en büyük kentlerinden bir tanesi. Buranın şöyle bir durumu var: Burada meclis çoğunluğu Cumhur İttifakı'nda. Bu bir çökme operasyonu. Bu bir çökme operasyonu! Biz bu manzarayı çok iyi biliyoruz ve tanıyoruz. Nereden biliyoruz? İstanbul'dan biliyoruz.

Bakın, İstanbul'da Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe'yi hiçbir delil olmadan, yalanla, iftirayla gözaltına aldılar, tutukladılar. Aylardır iddianamesini yazmıyorlar. Neden tutukladılar? Çünkü Gaziosmanpaşa'da meclis çoğunluğu AK Parti'deydi. Sırf Gaziosmanpaşa halkının iradesine çökmek, belediyeye çökmek için Hakan Bahçetepe'yi tutuklayanlar, bugün aynı senaryoyu Bursa'da devreye sokmuş durumdalar.

Sadece Gaziosmanpaşa'da mı? Meclis çoğunluğunun olduğu yerlerde bu tür bir çökme girişimi yapıyorlar. Meclis çoğunluğu eğer birbirine yakınsa, biraz geridelerse oralarda başka işler devreye sokuyorlar. Meclis üyelerine teklifle, tehditle, şantajla, onlara makam, mevki, para, pul birtakım tekliflerle ne yapıyorlar? Transfer ediyorlar ve işte Bayrampaşa'da olduğu gibi çöküyorlar.

Başka ne yapıyorlar? Belediye başkanlarını, seçilen başkan vekillerini tehdit ederek Beykoz'da olduğu gibi, Aydın'da olduğu gibi... Yani sandıkta kaybettiklerini siyasallaştırdıkları yargı eliyle, araçsallaştırdıkları yargı eliyle çökmeye çalışıyorlar.

'MİLLET GERÇEKLERİ BİLİYOR'

Sadece bununla da yetinmiyorlar. İşte Esenyurt'ta, Şişli'de kayyum var. Ahmet Özer tahliye edilmiş, şu anda görevinin başına dönmesi lazım, dönmüyor. Çünkü Esenyurt'un rantını yönetmek istiyorlar. Emrah Şahan'ın hiçbir suçu yok, sadece Şişli'nin rantına el koymak için cezaevinde. Sırf Şişli'nin rantını yönetmek için orada da aynı uygulamaya devam ediyorlar. Bu bir çökme girişimidir.

Ama millet gerçekleri biliyor. Millet gerçekleri görüyor. Millet bu işin hesabını soracak. İşte Bursa halkı burada. Türkiye'nin dört bir yanında insanlar sokaklarda ve meydanlarda. Gün gelecek, sandık gelecek, millet sandıkta bu işin yanıtını verecek mutlaka.

Aydın'da gördük, Beykoz'da gördük, başka yerlerde gördük. Buna benzer bir manzarayı biz İstanbul Bayrampaşa'da da gördük. Bayrampaşa'da Hasan Mutlu'ya dediler ki, 'Ya AK Parti'ye katıl ya da seni tutuklayacağız'. O da dedi ki, 'Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Ben asırlık bir çınarın geleneğinden geliyorum. Ben onurumu, haysiyetimi, şerefimi satmam. Ben özgürlüğümden olurum, onurumdan, haysiyetimden olmam.' Hasan Mutlu şu anda cezaevinde, katılmadığı için.

Burada tehditler, şantajlar, sosyal medyada algı yönetimleri, yerel medyada algı yönetimleri... Ve Mustafa Bozbey'i tehdit ettiler. 'Ya transfer ol ya da gözaltına alınırsın.' İşte bu tehditlere ve bu şantajlara boyun eğmediği için şu anda Mustafa Bey gözaltında.

Bir şey için daha gözaltında. Burada konuşmalar başlamadan önce videolar yayınlandı, izleme şansınız oldu mu bilmiyorum. Mustafa Bozbey'in iki senede Bursa'da gerçekleştirdiği hizmetler burada tam yarım saattir, 40 dakikadır bir video olarak gösteriliyor. O kadar fazla hizmet var ki Mustafa Bozbey döneminde, yarım saat 40 dakika boyunca ekranda döndü. Ne yapmaya çalışıyorlar? Tehditle, baskıyla, şantajla... Bize katılırsa katılsın, katılmazsa operasyon yaparız. İşte burada da meclis çoğunluğunu kullanarak buraya AK Partili birini getiririz. CHP'li belediyelerle yurttaş arasındaki hizmet yoluyla oluşan bağı keseriz. 31 Mart'tan beri yaptıkları şey bu. İki şeyi hedefliyorlar:

Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yerel yönetimler eliyle toplumla kurmaya başladığı o gönül bağını; kreşler, kent lokantaları, yurtlar, burslar, yeşil alanlar, altyapı yatırımlarıyla oluşan gönül bağını ortadan kaldırmak.

'TOPLUM BU GERÇEKLERİ GÖRÜYOR'

Yargı eliyle siyaseti dizayn etmek ve CHP'yi 360 derece kuşatma altına almak.

Neyi konuşuyor bugün Ankara? Efendim işte 'kimse dokunulmaz değildir' vesaire... Cumhuriyet Halk Partisi'ne, toplumsal muhalefete kuşatma. 'Sandığı sembolik hale getirelim', muhalefetsiz bir Türkiye hayaliyle bu tür operasyonları gerçekleştiriyorlar.

Toplum bu gerçekleri görüyor, seziyor. Bu millet, bu toplum demokrasiden vazgeçmez. Çünkü toplum şunu biliyor: Demokrasi yoksa, adalet yoksa ekmek yok. Demokrasi ve adalet yoksa toplumsal huzur olmaz, barış olmaz. Bu toplum millet iradesinden, sandıktan vazgeçmez. Bunlar bu topluma sökmez. İstedikleri kadar zalimleşebilirler. Bizim arkamızda millet var. Onların elinde de siyasallaştırdıkları yargı var. Günün sonunda millet kazanacak."