Avrupa Birliği uyum yasalarıyla birlikte Türkiye’de sürücü belgesi sınıflarının 9’dan 18’e yükselmesi, trafikteki "ehliyet" algısını da kökten değiştirdi. Bahar aylarının gelişiyle yollara çıkan elektrikli bisiklet sürücüleri, bugünlerde hiç beklemedikleri bir sürprizle; "ehliyetsiz araç kullanma" cezalarıyla karşı karşıya kalıyor. Peki, her elektrikli bisiklet gerçekten "bisiklet" mi?
TEKNİK SINIRI AŞAN "MOPED" SAYILIYOR
Mevzuat, bir aracın ehliyetsiz kullanılabilmesi için oldukça keskin sınırlar çiziyor. Bir aracın hukuken "bisiklet" sayılabilmesi için şu üç şartı aynı anda taşıması şart. Motor gücü en fazla 250 Watt, azami hız 25 km/saat istiyor. Motorun sadece pedal çevrildiğinde devreye girmesi gerekiyor.
Bu sınırların aşılması durumunda araç, kağıt üzerinde "bisiklet" olsa da hukuk önünde Moped (Motorlu Bisiklet) sınıfına dahil ediliyor. Piyasada 2000 Watt güce ulaşan ve hızı 90 km/saati bulan modellerin "elektrikli bisiklet" adı altında satılması, kullanıcıları yanıltan en büyük tuzak olarak öne çıkıyor.
HANGİ ARAÇTA NE EHLİYET GEREKİYOR?
Ayakta kullanılan scooter’lar için ehliyet zorunluluğu olmasa da kaldırımda kullanım yasaklanırken, öncelikli kullanım alanı bisiklet yolları olarak belirtiliyor. 50 cc’ye kadar olan motosikletler için M sınıfı ehliyet gerekirken, B sınıfı sürücü belgesi sahipleri de bu araçları sürebiliyor. 125 cc motosikletlerde ise A1 ehliyeti ya da belirli şartlar altında B sınıfı ehliyete ek eğitim zorunluluğu var. Uzmanlar, sahadaki en büyük sorunun kullanıcıların araçlarının teknik sınıfını bilmemesinden kaynaklandığını belirtiyor.
