Ünlü ekonomist Atilla Yeşilada, YENİÇAĞ'ın sorularını yanıtlayarak Merkez Bankası'nın faiz indirim kararı, tüketici güven endeksindeki tarihi düşüş ve fon krizine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Yeşilada, Merkez Bankası'nın güvercin mesajlarını eleştirirken, kamuoyunun gündeminden düşmeyen "fon skandalı"nın siyasete ve ekonomiye yönelik muhtemel yıkıcı etkilerine dikkat çekti.
"100 BAZ PUANLIK İNDİRİM DENGELERİ DEĞİŞTİRMEZ"
Merkez Bankası'nın piyasa beklentileri dahilinde aldığı 100 baz puan faiz indirim kararını değerlendiren Yeşilada, "Faizin 37 olduğu bir ülkede 100 baz puan indirim ya da artırım dengeleri değiştirmez. Ne krediler ucuzlar, ne de insanlar tasarruf tercihlerini değiştirirler" ifadelerini kullandı. Asıl sorunun Merkez Bankası'nın karar metninde verdiği güvercin mesajlar olduğunu belirten Yeşilada, Türkiye'nin iç dinamiklerinde 4. çeyrekte talebin yavaşlayacağı öngörülse de küresel risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kararın açıklandığı saatlerde petrolün varil fiyatının 114 dolara ulaştığını hatırlatan Yeşilada, "Merkez Bankası'nın enflasyon raporundaki hedefi ya da tahmini 87 ya da 89 dolar. Şimdi bu tabii enflasyonist bir etki getirecek" dedi. Ayrıca Ukrayna Savaşı, Karadeniz'de duran tanker trafiği ve El Nino etkisiyle tahıl, gübre ile navlun fiyatlarının çok daha hızlı artacağını belirterek, "Bu şartlar altında Aralık'ta faiz arttırımını anımsatacak bir mesaj vermemesi gerekirdi" şeklinde konuştu.

"MERKEZ BANKASI BİR KERE DAHA FAİZ İNDİRİRSE DOLARİZASYON GÖRÜYORUZ"
Bloomberg'de yer alan "Fatih Karahan devalüasyonu hızlandıracak" iddialarına da değinen Yeşilada, Merkez Bankası'nın bu haberi yalanlamamasını ve güçlü TL vurgusu yapmamasını eleştirdi. Yeşilada, "Bu çok tehlikeli, hani çünkü ne kadar hızlandıracaksınız kimse bilmiyor. Bu carry trade'i Türkiye'den caydırır" uyarısında bulundu.
Türk halkının geçmiş krizler nedeniyle TL'de kalmak için döviz getirisi üzerine 600-700 baz puanlık bir risk primi talep ettiğini belirten Yeşilada, "Aradaki makas, dolar getirisiyle TL getirisi arasında 600 baz puanın altına düştüğünde dolarizasyon görüyoruz. Merkez Bankası bir kere daha faiz indirirse o zaman bence birçok insanın TL'de kalmak için kendine çizdiği kritik sınırın altına inilmiş olur" ifadelerini kullandı. Yeşilada ayrıca, küresel kötü senaryoların gerçekleşmesi durumunda sene sonunda enflasyonun yüzde 30'un altına inmeyeceğini, aksine 2-3 puan daha yukarı çıkabileceğini ifade etti.

TÜKETİCİ GÜVENİNDEKİ TARİHİ DÜŞÜŞÜN SEBEBİ: ‘FON SKANDALI’
Tüketici Güven Endeksi'nde yaşanan, 2008 krizinde bile görülmeyen 7 puanlık sert düşüşü de yorumlayan Yeşilada, "Ekonomik verilere baktığımızda bunun tek sebebinin fon skandalı olduğunu düşünüyorum" dedi. Endeksteki bu düşüşün perakende ve hizmet sektörlerinde satışların zayıflayacağı anlamına geldiğini söyleyen Yeşilada, konunun siyasi boyutuna dikkat çekerek "Tüketici güven endeksi 80'in üstüne çıktığında Adalet ve Kalkınma Partisi hep seçim kazanmıştır" ifadelerini kullandı.
Halkın adalete ve hükümete olan güvenini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu savunan Yeşilada, "Eğer adalet tesis edilecekse sen o mağdurlara haklarını iade edeceksin. Nasıl yapacaksın bunu? Şüphelilerin ve suçluların bütün mal varlıklarına el koyarsın, hemen bugün mağdurlara ödeme yaparsın ki mağduriyet kapansın" dedi. SPK'nın kural değiştirmesinin sorunu çözmediğini belirten Yeşilada, gerekirse bütçe fonlarının kullanılarak mağdurların zararının ödenmesi gerektiğini ve ardından suçluların mal varlıklarının satılarak bu paranın bütçeye iade edilebileceğini kaydetti.

"AK PARTİ BU İŞİN ALTINDAN KALKAMAZSA OY ALAMAZ"
Fon skandalının iktidar için ciddi bir seçim riski barındırdığını ifade eden Yeşilada, "Adalet ve Kalkınma Partisi bu işin altından kalkamazsa bu borsada zarar edenler oy vermezler. Bunların hiçbiri AK Parti'ye oy falan vermez" dedi.
Borsada yatırım yapan 7 milyon kişinin aileleriyle birlikte 14-15 milyonluk devasa bir seçmen kitlesi oluşturduğunu hatırlatan Yeşilada, "Benim korktuğum gibi bu konu gündemin tepesinde 1-2 ay daha kalırsa o zaman kesin bir güven krizi yaşarız. Bunun bankacılıkla filan alakası yok, psikolojik olur, insanlar harcamak istemezler çünkü ne olacağı belli değil. Yarın bana mı gelecek, kim parasını geri alabilecek korkusu yaşanır" diyerek yaklaşan tehlikenin altını çizdi.
Merkez Bankası 9 ay sonra faizi düşürdü: Yüzde 36'ya indiEkonomi
Fon krizi ekonomiye güveni vurdu: Tüketici Güven Endeksi eylülde yüzde 7,7 düştüEkonomi